Rita Hunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rita Hunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2014 Perşembe

2013 ÜKG Kitap Ödülleri Sonuçları


Acısıyla, tatlısıyla; alfasıyla ve öküzüyle geçirdiğimiz bir kitap yılımız da böylece sona erdi.
Sonuçları merak ettiğinizi biliyoruz. Birazcık geciktirdik ama affedin bu seferlik.
Zamanını ayırarak anketlere katılan herkese çok teşekkür ederiz.
 

31 Temmuz 2013 Çarşamba

XIV. ÜKG Blog Tur | Ruhun Ateşi - Rita Hunter



On döndürcüsüyle karşınızda olduğumuz ÜKG blog turumuza hoş geldiniz!

Bu sefer iki yenilikle karşınızdayız. Hem ilk defa Tarihi Aşk Romanı bir kitabı sizler için inceleyeceğiz hem de ilk defa Türk bir yazara - Rita Hunter adı bir mahlastır - blog tur yapma şansını yakaladık. Bakalım sizler için neler hazırlamışız;






28.07 - Kitap Esintisi: Yorum

28.07 - Yorumbaz: Yorum + Alıntı

29.07 - Kitap Hayvanı'nın Günlüğü: Yorum
29.07 - Sevgili Kitap: Yorum
30.07 - Kağıt Kız: Ön Okuma
30.07 - Kitab-ı Sevda: Yorum + Okuyucu Testi
31.07 - Romancekolik: Yorum
31.07 - Zimlicious: Yazarla Röportaj


Kitap Adı: Ruhun Ateşi
Yazar Adı: Rita Hunter
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency
Yayınevi: Epsilon
Seri Adı: Ateş
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 496
Çıkış Tarihi: 2013

Kitabı açıp elime aldığımdaki ilk düşüncelerim sanırım bu türü ne kadar zamandır okumadığımı fark etmem ve çok özlemiş olmamdı. Bundan dört yıl öncesine bakarsak benim için cidden bir tutku haline gelmişti Tarihi Aşk Romanları. Uğruna İngilizce kitap okumayı bile becermiştim yani ötesi var mı?! Lordlar, leydiler, düşesler, dükler, kontlar, kontesler, baronlar, baronesler, vikontlar, vikontesler, klan reisleri, balolar, suareler, savaşlar derken bu dünyaya girince çıkabilene aşk olsun. Cidden sizi içine çekip bir süre kendine bağımlı bırakıyor.


Kitabımıza gelirsek sözlerime "Odun geldin odun gideceksin be Brendan." diyerek başlamak istiyorum. Şimdiden uyarısını yapayım erkek karakterimize bolca serzenişte bulunan bir yazı olacaktır.

Öncelikle hikaye tam bir Regency - 1790 ile 1820ler arasındaki dönem - temasında. Kızımız pekte varlığı olmayan bir baronun tek kızı. Kendince orta halli bir güzellikte ve canını çıkaran bir vicdan anlayışı var ki sağolsun okura cinnet geçirtiyor. Bu kızımız daha küçücükken kuzeninin ailesi vefat edipte bunlarla yaşamaya başlayınca üç vakitlik hayatının büyük bir kısmına limon sıkılmış oluyor zavallının. Şirret, kibirli, kendini beğenmiş, kasıntı, yelloz mu yelloz çıngıraklı yılan yani kuzen yıllarca kıza psikolojik bir zulümde bulunmuş ki kızımız bu saldırlar karşısında gık bile diyemiyor.



Öyle bir gün geliyor ki kızımızında seviyesi arşu alayı geçen sabır melekesi taşı çatlayı veriyor ve cümbüşü seyreyleyelim demek isterdim ama daha çok uzun soluklu bir işkence seansı kızımızı bekliyor desem yeri. Öncelikle kızımız kalkıp kuzenine yarım ağızla talip gibi görünen kontu baştan çıkarmak
için göbek çatlata dursun adam dili çift çatallı mübarek yılandan farksız kıza habire laf sokuşturmakta. Bana kitap boyunca cidden afakanlar bastırdı. Biri bunu zaten olduğu, kütük sanıp bundan odun, çıra filan yapaydı pek bir sevinecektim ama kısmet değilmiş. Bu Regency lordlarına genellikle rahat batıyor sayın okur. Evlilik konusunda bir aslanın uyanık kalmaya direnci kadar üşengeçler. Oğlumuzda bu konuda istisna değil maalesef.

Gerçi annesinin evlilik nutuklarıyla gözü azıcık açılsa da kızımızın da olayda kontrolü olmadığı bir skandala kurban gidiyor çiftimiz ve kendilerini evli buluyor. Postu yerlere halı yapılasıca ayı Brendan ise bütün suçu bizim melaike Sophie'ye atıyor ya kızımız ne yapsa gözüne batmakta. Kitap boyunca Allah böyle kazuletiyle beni karşılaştırmasın diye dua ettim durdum. Hayır, işin ilginci adam da habire kızı neden aşağıladığını, kötülediğini bilmiyor. Gel gelelim sevgilerini kafalarına dank edince anlayan lordlarımıza Brendanda istisna olmayarak kızı neredeyse kaybettiğini sandığı bir olayda aşkını anlıyor. İşin komik tarafı birde süper zeka diye geçinirler...

Genel olarak bakılırsa kitap hoşuma gitti. Yazarımızın daha önce ilk yayınlanan kitabını okumuştum ve o zamandan bu zamana ciddi bir yer kat ettiğini söyleyebilirim. Belki tür değişikliğinden belki de baya zamandır okumadığım için unuttuğumdan olsa gerek biraz daha olay bekledim kitaptan. Entrika vardı ama sizi sayfaları hızla çevirip olay nasıl sonuçlanacak acaba diye merak ettiren bir unsur olsaydı bence çok daha güzel olurdu. Dikkatimi çeken bir diğer olayda kitapta ki tokatların haddi hesabının olmaması. Nedendir bilinmez benim çok gözüme takıldılar. Hatta bende diğer bu türde okuduklarımla karşılaştırıp acaba böylesini daha önce okudum mu diye düşünmeye itti. Cadaloz kuzen ölseydi de kurtulsaydık. Şahsen kırk köye helva dağıtmaya razıydım. Kızın bu kadar saf olması kitapta bazen beni cidden çileden çıkardı. Tarihi Aşk Romanlarında kadın karakterlerimi fazla güçlü sevmesem de bu kadar pasifi de antipati yapıyor. Evlilikleri anlatan kitapları sevmem benim gözümde bu kitabın bir artılarından da biriydi. Son olarak "Brendan sen o kızı hak etmiyordun ama neyse..."


Değerlendirme;

3.5/5



| Dönemlere Göre Skandal Evlilikler |

İrdelemeye orta çağdan başlarsak bu konuda evlenme oranı en az olan dönem olduğunu söyleyebilirim. Bir kere alt kademedenseniz kimse ne yaptığınızla ilgilenmiyordur. Biriniz metresi olduğunuz veya uygunsuz durumda yakalandığınız için evlenmeniz beklenmez. Ama eğer güçlü bir lordun kızı, kardeşi bilumum akrabası veyahut kraliyetten biriyseniz iş orada değişiyor işte. Gerçi kraliyet olaylarında o kadar entrikalar dönüyor ki, işi gizli halledersen, kimsenin ruhu duymazsa veyahut cidden birilerini susturacak kadar güçlü konumdaysan birileri değil ağzını açmak, yan  gözle bile bakamıyor size. Hiyerarşinin gözü kör olmasın işte...

Sonraki durağımız Tudors döneminde işler tamamen çığırından çıkmış durumda. Birilerinin diline düşmeye görün bazen evlilik bile fayda getirmemekte skandalın dinmesine. Öte yandan kısmen aşıkare de olsa bir çok skandal ilişkinin yaşandığı dönem olmasına rağmen bu sebeple evlenenler orta çağa göre biraz daha fazla oranda.

Son olarak Regency'e bakarsak bu olayların nirvanasının yaşandığı dönem desek yanlış olmaz. Yapabilseler kızıma baktın deyip yaka paça mihraba adam sürükleyecek kız ana, babaları. Havadan mı yediklerinden midir sebebi belli değil bayan ve erkeklerin etrafa yaydığı salgılar hat safhada. Durum böyle olunca ellerini kendine saklayamamalar, balolarda kızları tenhalara sıkıştırmalar, para hırsı bürümüş anaların yönettiği kızların elemanları tuzağa düşürmeleri, masum kızları odalarda baştan çıkarmalar, tek suçlar aynı odada tek başlarına olmak olan skandal bir evlilikler geçidi ortaya çıkıyor. Tabii yüzyıllar boyunca süre gelmiş hiyerarşi burada başını göstermekte. Eğer iki taraftan biri soylu değilse kimse sizden evlenmenizi beklemiyor. Aksine bu tür bir hareket şiddetle kınanmaktadır. Ama arkanızdan kötü lakaplar takılmaktan da geri kalınmıyor. Maalesef ki.


 ÇEKİLİŞ

Dikkat buyurunuz;
  • Tüm bloglardaki Rafflecopter uygulaması aynıdır. Tek bir blogtan giriş yapmanız yeterlidir.
  • Sadece Türkiye için geçerlidir.
  • Çekiliş sonuçlandıktan sonra kargoda kaybolan kitaplar konusunda bloggerlar hiçbir mesuliyet altında bırakılamaz, kitapları yayınevi temin etmektedir.
  • Çekiliş 4 Ağustos Pazar günü son bulacaktır.
  • Katılan herkese iyi şanslar!


Katkılarından dolayı Epsilon Yayınlarına teşekkür ederiz!




11 Temmuz 2013 Perşembe

ÜKG Kapak Tanıtımı | Ruhun Ateşi - Rita Hunter

Öncelikle söylemem gerekli ki bir Romancekolik olarak hem blog turunda hem de blogumda Tarihi Aşk Romanı yayınlayan bir yazarı ağırlamak beni mutlu etti! :)

ÜKG'nin ikinci Kapak Tanıtımına hoş geldiniz! Bu sefer çok sevilen, herkesin "abla" diye hitap ettiği bir Türk yazarla karşınızdayız! Ateş Dizisi'nin yazarı, Rita Hunter takma adıyla yazan Zeynep Avcı Ataş.

ÜKG olarak bize bu önceliği verdiği için kendisine teşekkür ediyor, sizleri serinin ikinci kitabının kapağı ve tanıtım metniyle baş başa bırakıyoruz.


Ateş Dizisi 2. kitabının tanıtımı ve kapağı ile karşınızdayız!



Kitap Tanıtımı
Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti…

Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie’nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Liliana’ydı.
Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil, ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı çünkü o, babasına Liliana’ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti.
Ne var ki sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie’nin aklındaki tek şey, kuzeninin meydan okuyuşuydu.
“Âşık olacağım o erkeği bulduğumda sen de onu baştan çıkarmayı dene… Tabi eğer becerebilirsen…” demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu…

Leighton Kontu Brendan Blackmore… Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soylu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore’u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü.
Sophie’ye göre Brendan’a dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie ciddi anlamda yanmak istiyordu.

 İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan yola soktuğunda Sophie ya pes edecek, ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti.
Rita Hunter'ın şu an üç kitabı bulunuyor.


Rita Hunter
08.08.80’de Zonguldak’ta doğdu. 
İlkokul, ortaokul ve liseyi Zonguldak’ta okudu. Özellikle lise dönemimde, üniversiteyi kazanmaktan daha mühim gördüğü zengin bir Barbara Cartland koleksiyonuna sahip oldu. 
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdiğinde de çok sayıda kitap okumuş olmasına rağmen, yine de bir şeyler yazabilmek için eline kalem aldığı söylenemezdi.
Üniversitedeyken stajyer olarak başladığı şirkette öncelikle İnsan Kaynakları Sorumlusu olarak 2 sene çalıştıktan sonra 7 sene boyunca görevine aynı firmada yönetici asistanı olarak devam etti.
 Amatör yazarların hikâyelerini yayınladıkları bir sitede, ilk denemesini yayınladığında çok iyi tepkiler aldı ve bu işi benimsedi. İlk kitabı Kalbimi Çaldın da öncelikle internet hikayesi olarak yayınlandıktan sonra okurlarıyla buluştu. Diğer kitapları Tatlı tuzak ve Ateş Serisi’nin ilk kitabı Aşkın Ateşi olmakla birlikte yazmayı asla bırakmayacağı için okurlarını yeni kitaplarıyla buluşturması yakındır.

Facebook Sayfası

30 Mart 2012 Cuma

Kalbimi Çaldın - Rita Hunter






Kitap İsmi: Kalbimi Çaldın
Yazar Adı: Rita Hunter
Yayınevi: Sepya
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 420
Çıkış Tarihi: 2010






Bu kitaba çok uzun zaman öncesinden okuyacağım diye göz koymuştum bugüne kısmetmiş. Konusu ve karakterlerini güzeldi. Judith McNaught karakterleri dışında yazarın kitaplarıyla örtüşecek başka bir detay ben göremedim. Yazar kendinden bir çok şey katmış hikayeye ama en sinir olduğum nokta açıkçası kızın başına bir iş gelip bölümü orda kesince oğlana dönüşte şimdiki zamandan değilde oğlanın gününü anlatıp günümüze gelmesiydi :) Ben o heyecanla noldu bunlara dicekken o kısımları göz atarak okumak zorunda kaldım :)

Hikayemiz bir bahçıvanın torunu olan Cordelia'nın büyükbabasının çalıştığı evde gizlice yaşaması ama hareketleri ve hataların bu gizliliğe son vermesiyle başlıyor. Wayne Dükü gece uykusu kaçıp mutfağa gittiğinde bir yaramaz yakalamıştır ama elinden kaçırıp sadece ona külkedisi misali ayakkabısı kalmıştır. Bu ikili ne kadar birbirlerinden nefret etselerde bir anlık parlayan kıvılcım onları güç durumda yakalanmalarına neden olur. Wayne dükü sorumluluk sahibi olduğu için kızla evlendiği yalanını kendi kendine söylesede içinden ona ihanet eden bir ses gerçeğin böyle olmadığını ortaya çıkarıyordur. Cordelia'nın saflığı, farkında olmadığı zarefeti ve güzelliği başına bir nevi bela açmış ona hayatının aşkını kazandırmıştır. Bizede bu mutlu çiftin hikayesini iç çekerek okumak düşer :)

Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...