BDSM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BDSM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2014 Pazar

Grace Street - Ella Dominguez




Kitap Adı: Grace Street
Yazar Adı: Ella Dominguez
Türü: Günümüz Aşk, Erotik, BDSM
Seri Adı: Chapter 8
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: ?
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 262
Çıkış Tarihi: Nisan 2014
Değerlendirme: 5 / 5




Okuyacak kitap bulamadığım ve bulduğuma da can havliyle sarıldığım bugünlerde Grace Street ile şans eseri karşılaştım. Aslında kitaba ilk okumaya başladığımda ilgimi çekmemiş ve okumayı bırakmıştım. Sanırım kitapsız kalınca değerini pekala bildim ve ortaya çok ilginç bir kitap çıktı.

Özgün kurgulara doğal olarak bayılıyorum. O kadar hızlı tüketmesem çok iyi olacak ama yeni bir şeyin verdiği heyecanın karşısında duramıyorum ne yapayım :(

Sözün özü bu kitapta FBI için suçlu tanımlaması yapan bir kahraman ile karşı karşıyasınız okurlar. İşin polisiye kısmı varla yok arasında ve bu benim için süüüüper bir ayrıntı.

Oğlumuzun insanların tavırlarını araştırma üzerine bir projesi var ve proje kapsamında belirli kurallarla insanların daha iyi biri olmasına yardım edebileceğini sandığı egotistik birde yapısı var. Şerefsizin önde gideni olduğunu söyleyeyim.

Bu insanları bölümler olarak görüp sayılandırıyor. Elsa ise 8. Bölüm. Ve her bir bölüme dair günlükler tutuyor. Beraber geçirdiği zamanlardaki ikisininde hissettikleri ve yaptıklarını kaydediyor.

Victor Elsa'yı şans eseri bir barda görüyor. Adamın adeta sorunlu insanlara karşı bir radara var. Kızımız daha yeni bir ilişkiden çıkmış ve yeni bir şeyler aramadığı halde Victor tarafından ayartılıyor.

Adam elinde bir sözleşmeyle kızın karşına geçiyor. Ondan ve yaşadıklarından kimseye bahsetmeyecek. Cinsel bir ilişkinin dışında bir şey aramayan Elsa bu teklifi salakça kabul eder. Dersin ağzıyla kuş tutsa erkek bulamayacak. Mevlam insanı böylesine çaresiz yapmasın.

Tabii, o zamanlar bizim saf olmayan Victor'un karşısında pirupak kalan Elsa başına geleceklerden bir haber.

Victor'un en önemli bir kaç şartı şunlar;

Kural 1: Benim evim, benim kurallarım
Kural 2: Her zaman Bay Black olarak hitap edilecek.
Kural 3: İç çamaşırı yasak.
Kural 4: Kişisel soru yasak.

Sağduyudan nasibini almamış kızımız daha bunları duyunca kaçmaya başlaması gerekirken oturup şovun getirilerini izlemeye karar veriyor.

Victor'un aynı zamanda çok sert bir cezalandırma anlayışı var. Bir çoğunun aksine bu acıdan değil de aşağılamadan geçiyor.

İlk cezasında kızı altına işetene kadar güldürtüyor. Lafın gelişi filan da değil. Kıza dair bütün bilgileri topladığından bir şekilde gıdıklanma fobisi gibi bir şey olduğunu biliyor.

İkinci cezalandırmasında ise kıza hala unutamadığı eski sevgilisinin bir kadınla sevişmesini izletiyor.

Üçüncüsü ise kızım harakiri yap kurtul dediğim bir cezalandırma. Buluştukları Grace Sokağındaki evin camında çıplak bir şekilde duracak ve kapıdan içeri kim girerse girsin yerinden ayrılmayacak. Tabii buralara kadar hikayede çok şey gelişiyor ve kızımız hala oğlanı "KURTARABİLECEĞİNİ" zannetmekte. Saf işte ablaları, abileri. Ha birde kör işte göremiyor bir türlü adamın gerçek ve çirkin yüzünü.

Kızımız dediğini yapıyor ve gelen geçen herkes kızı izlerken biri polise şikayet ediyor. Polis bunu alıp kodese atıyor ve dört saat kodeste kalan Elsa'yı Victor kurtarmıyor. Buralarda Victor'a küfürü bassamda ah be kızım vah be kızım demekten de kendimi alamıyorum. Okuduğum diskfonsiyonel çiftlerede bu şekilde bir yenisini eklemiş oldum. Kitapta daha anlatmadığım çok şey var emin olun. Ben hardcore yerlerini anlattım ki ona göre okuyun ve umarım benim kadar bu özgün kurgudan hoşlanırsınız!

13 Aralık 2013 Cuma

Quintessentially Q - Pepper Winters





Kitap Adı: Quintessentially Q
Yazar Adı: Pepper Winters
Türü: New Adult, Erotik, Gerilim, BDSM
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Monster in the Dark
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 376
Çıkış Tarihi: Aralık 2013
Değerlendirme: 4 / 5
Yorumu yazarken dinlediğim şarkı: Radioactive - Imagine Dragons 



Bu kitap Monster in the Dark serisinin devamı olduğu için önce Tears of Tess yorumumu okumanızı tavsiye ederim.

İlk kitabın sonunda Tess şaşırdığımız bir şekilde - ne kadar bu romance kitabı olsa da! - Quincy'e - Q ya da Maitre Q'da diyebiliriz - dönmüştü. Quintessentially Q'de - Yazımını ezberleyene kadar canımın çıktığını demezsem olmazdı! - Quincy büyük bir ikilemde kalmış olarak karşımızda. Sevmeye cesaret edemediği kadın artık tamamen kendi ellerinde ve ona ne isterse yapmasını istiyor. Sorun şu ki istekleri cidden aşırılara kaçmakta.

Tears of Tess'te Q'nun düşüncelerini çok okumak istiyordum ama bu kitapta merakıma bir kaç küfür etmişliğim vardır hani. Adamın düşünceleri bana göre hardcore denilebilecek bir halde. Spoiler olmasını istemezdim ama demem lazım; resmen kızın kanına susuyor adam! Lafın gelişi filan da değil...

Tam Quincy ben içimdeki canavara kendimi kaptırır, bu kızı canı çıkana kadar döver, kırbaçlarsam diye düşünmekten vazgeçer ve çiftimiz kendince mutlu bir moda girerken kötüler sahneye çıkmaya başlıyor.

Benim açımdan hiç beklemediğim bir anda ortaya çıktılar. Hem de Q'nun iş yerinde şahsi ofisinden kızı kaçırdılar!

Bundan sonrasını anlatmayacağım ama kızımızın başına gelenler, Q'nun çaresizliği, kızı eski haline döndürme çabaları, bu uğurda yaptıkları... akıl almaz ve yürek burkucuydu.

Gözümde bu kitap Tears of Tess'ten daha iyi değildi ama onun gerilim kısmında karşılayamadığını bu kitapta görmüş olduk. Q'yu tabii böyle çaresiz, aklı yerinden çıkacak şekilde görmeyi yadırgasamda güzel bir şekilde sonlandı gözümde.

Artık bir çok seride gördüğümüz üçleme durumu burada da geçerli olacak. Monster in the Dark serisi Twisted Together ile son bulacak. 2014'ün ilk aylarında çıkması bekleniyor ve ben kapağa bayıldım!





Bu yorumu yazdığım sıralarda ilk kitabın yazarımızdan imzalı kopyası elime geçti! Bir kez daha kendisine teşekkür etmek istiyorum. :)




11 Mart 2013 Pazartesi

Hot Ticket - Olivia Cunning



Kitap Adı: Hot Ticket
Yazar Adı: Olivia Cunning
Türü: Erotik, BDSM, Günümüz Aşk
Yayınevi: Sourcebook Casablanca
Seri Adı: Sinners on Tour
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 5
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 299
Çıkış Tarihi: 2013

1 Şubat 2013 Cuma

10 Nights - Michelle Hughes, Karl Jones



Kitap Adı: 10 Nights
Yazar Adı: Michelle Hughes, Karl Jones
Türü: Erotik, Günümüz Aşk Romanı, BDSM
Yayınevi: Tears of Crimson Books
Seri Adı: Forbidden Desires
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 200
Çıkış Tarihi: 2012


This images is my reaction toward the book, hero and heroine. Bu resimler kitaba, erkek ve kadın karakterin hareketlerine karşı tepkilerimi yansıtmaktadır.


10 Ekim 2012 Çarşamba

Backstage Pass - Olivia Cunning




Kitap Adı: Backstage Pass
Yazar Adı: Olivia Cunning
Türü: Erotik, Günümüz Aşk, BDSM
Yayınevi: Sourcebooks Casablanca
Seri Adı: Sinners on Tour
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 4 
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Çıkış Tarihi: 2010



"Bu kadar beğenen varsa bu işte bir şey vardır diyor ve şarkıcı karakterlere karşı olan ön yargımı bir kenara alıyorum."

Demişim ve iyi ki demişim!




Kitapta insanı moda sokan bir şey var. Açıkçası başlarken bunu beklemiyordum. Beni uzun süredir kitabı okumaktan uzak tutan faktör ise çoklu partner olayıydı. Onuda çok fazla göze batırıcı ve sık bir şekilde koymamış ortaya neyse ki.

En şaşırdığım olay ise bir şarkıcıyı hele ki bir rock starını baş karakter olarak düşünemezken, Brian'ı bu kadar benimsemem. Yani, çocuğu alıp içime soksam yeri. Çocuk dediğime bakmayın, kazık kadar olmuş. 28 yaşında ama gel görün ki, öyle çocuksu, iflah olmaz bir romantik tarafı var ki yerim onu ben yerimmmm. Kitabı okurken kendimi goodreadse durum updatelemek için zor attığım, içimde duygunun coştuğu sahneler vardır hani. Bu sözlerimden çok romantik bir kitap olduğunu sanmayın. Ama kendi dozunda bir ayarı vardı. Yatak sahneleri umduğumdan faaaaaaazlaca olsa da hayret boğmadı beni. Ayrıca grubun sahne almasıda çok güzeldi. Gözümde şöyle bir şey canlandı şahsen;






Buda arada kendimi bulduğum hallerden biri. Sed sağolsun topluluğu havaya sokmayı iyi biliyor.



Birde yazarın kitaptaki yazıları ve konusu sayesinde müzik aşığı olduğunu anlıyorsun. Alanında oldukça araştırma yapmış bir bayancağız. Sayesinde Rock'ın,



 olduğunu anladım. :)

Karakterin her biri sorunlu kitapta. Ama hepsini ayrı ayrı sevdim. En tırstığım Jace. Sessiz atın çiftesi pektir misali bu çocuğumuz sado-mazoşist. Bateristimiz olur kendileri. Sed ise vokalistimiz. Seks manyağı desek yeridir kendisine. Jessica adlı meçhul bir kızdan ayrılınca feci fucked-up bir hale girmiş, çıkamamış kuzum. Treyimiz ise diğer bass gitaristimiz, Brian'dan sonraki. Brian'ın çocukluk arkadaşı, kendisi sigarayı bıraktığından lolipopa sarmış, favorisi çilek ve azıcık biseksüel! Erik ise grupta beni en çok güldüren kafasının bir tarafı kazınmış, diğer tarafı uzun kalmış, seksüel olarak katılımcı olmaktan çok izlemeyi seven bir adam. :D Brian aslında aralarında en normali. Tabii, sevişirken kafasında notalar duyması, kıza dur şunları yazayım derken sırtına filan yazma gibi tuhaflığı yok değil. Adam aşık olmak istiyor. Kariyeri, görünüşü bir çoğuna aksini düşündürtse de bu açıdan kitap biraz ezber bozuyor.

Bir çok yerinde görünüşe göre insanın yargılanmaması gerektiğinin mesajları verilmekte. Yazarı bu konuda tebrik ediyorum. Ayrıca ilk defa sanırım kadın karakterin erkekten daha yaşlı olduğu bir kitap okuma şansını bana verdi. Şunu anladım ki, büyük olunca otomatik olarak son sözü söyleyen, asıl kararları veren kişi oluyorsun. Burada kızımız topuklarını yere vurup istediğini yaptırdı kuzuma birer birer. Ufacık bir seni seviyorumu bile esirgedi! Geçerli bir sebebi vardı gerçi. Neyse bu kuzumun her defasında boynu bükük gezdiği gerçeğini değiştirmiyor. Buda kalp yahu eriyor o hallerine. Hah birde goodreadste etiketlerin arasında BDSM gördüm. İşin çok fazla cıvığını çıkaran bir durum yok. Tek sahne var. Oda kızın hep bir şey denemek isteyen batasıca merakı yüzünden. Male-Female-Male sahne ise iki yerde var. Koskoca kitapta tek gözüme takılan hijyen sorunu. Hem de ne sorun. Titiz sayılmam ama yazar gözüme sokuyor zaar.

Kısaca konuyu anlatırsak kızımız Myrna seks psikologudur. Konferans için kaldığı otelde hayran olduğu grup olan Sinnersların üyelerini görünce sıkıcı olan gecesine biraz renk katmak ister. Bu olay ise Brian - yani grubun gitaristlerinden biri - ile arasında bir ilişkiye götürmüştür işi.

Brian "Sev beni, sev beni!" tabelasıyla dolaşırken Myrna yaşadığı zorlu evlilik ve boşanma sonrası ciddi bir şeyin köşesinden bile geçmeyi hayal etmemiştir. Ama iş budur ki Myrna'nın üniversitede ki fonu geri çekilir ve önümüzde ki yılda bölümünün sağ kalması, Sinnersları baz alınarak yapacağı araştırmaya bağlıdır. İşte bu sebeple bazen karakterler kadere fazla karşı gelmemeli. Sanırım Myrna bolca gelmeye çalıştı ama geri tepti hepsi.

Birde kitabı bitirdikten sonra  



demedim değil hani!

Seri bitince ki öngörülebilir halim de buyrun budur!



Değerlendirme;

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Fifty Shades Freed - E.L. James


Kitap Adı: Fifty Shades Freed
Yazar Adı: E.L. James
Türü: Günümüz Aşk, BDSM, Erotik
 Yayınevi: The Writer's Coffee Shop Publishing House
Seri Adı: Fifty Shades
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 579
Çıkış Tarihi: 2012




Yazara büyük bir isyanım var. Bu seri ya 2'de bitmeliydi ya da adam gibi bir üç yazmalıydı. Bu ne allah aşkına. Anladık erotic-romance de kitabın yarısından fazlasında tavşan misaliydiler. Tamam, bu bile bir süre ayrı kalsalar, olaylar olsa boğmazdı. Zira ilkte ve ikincide boğmadı. Ama yok. Christian kızı saniye gözünün önünden ayırmadı, bana olanlar oldu. Kitabı yüzdeye bölersek;

İlk %35'lik kısmı - Balayı eve dönüş vs - Sıkıntıdan patladım.
Sonraki %20'lik kısmı - Bizim kızın peşine düşülmesi, ailecek tatil vs vs - Tamam, aksiyon bir anda ayılttı beni. Aile ile tatil güzeldi ama daha da güzel olabilirdi. Gene bir olay yaşandı tabii.

Sonraki %35'lik kısmı - Buralarda neler olduğunu hatırlamak bile istemiyorum - Sıkıntıdan öldüm geberdim. Arada Christian'ın bebek haberi olayındaki tepkileribiraz gözümü açtı itiraf edeyim. Ha bide bizim kızın onu terk ettiğini sandığı yerler.

Sonraki %10'luk kısmı - Zaten sona yakın olan yer - Güzeldi. Klasik evli,mutlu,çocuklu bitti. Ama bittiğinde kendime ben kaç gündür buna neden zaman harcıyorum dedim.

Sonu hoş olsada kitap başlı başına yazarın ne yazacağını bilmezliğiyle doluydu. Christian, yavrum, kusura bakma ama 1 verecektim senin hatrın için 2'de karar kıldım. Artık seni okuyamayacağım için içim sızlasada şu kitap gibi bir tane daha okuyacağıma hiç okumayıp seni aklımdaki son halinle hatırlamak daha iyi. Bir daha görüşemeyecek olsakta sözünle sonlandırmak istiyorum bu yorumumu :)

We love you :)

Laters, baby ;)

Değerlendirme;

1.5/5


Fifty Shades Darker - E.L. James





Kitap ismi: Fifty Shades Darker
Yazar Adı: E.L. James
Yayınevi: The Writer's Coffee Shop Publishing House
Seri Adı: Fifty Shades
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Türü: Günümüz Aşk, Erotik, BDSM
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 532
Çıkış Tarihi: 2011

İlk Kitap İçin Yorumum

İkinci de bitti. Bünyem bir bağımlı gibi daha, daha, daha diye çığırmakta. Siz, siz olun, bağımlılık yaptığını göze alarak okuyun. Serinin üçüncü ve son kitabı için yedi gün bekleyecek olduğum için kendimi şanslı sayıyorum ayrıca. Daha fazla bekleseydim bu hiç hoş olmazdı emin olabilirsiniz :)

Bu kitabı ilki kadar uzun yorumlayamayacağım. Ama söylemeyeliyim ki diğerine nazaran daha duygulu bir kitaptı. Kontrollerin elinden alındığı bir Christian ile karşı karşıyayız. Ana ile ayrılmak adama feci koydu yahu. Dersiniz bir yıldır ayrıldılar. Aksine beş gün bunlara zindan oldu sadece. Sonra gene bir anlaşma, hop barıştılar.

Bu kitapta bazı yerler uykumu getirdi. Kitabı okumak uğruna dört saatlik uykuyla yetindiğimden olabilir ama heyecanlı yerlerde gözüm fal taşı gibi açılıyordu! :D Yani sorun biraz kitapta da olabilir. O yüzden içimden beş vermek gelmedi. Kusura bakma Christian, kişisel algılama lütfen :/

Bunun dışında çiftimizi daha relax bir halde görmek keyif verici. İlki kadar gülmesem de burada da beni güldüren anlarla karşılaştım. Gene mailler beni benden aldı :)

Pedofil ex'e tüm kinimi kusmaktayım. Allah bilanı versin emi! Ah seni elime verseler varya paçoz karı! Her sahneye çıktığında, her karakterlerimizin hayatına o koca burnunu soktuğunda bana bir haller oldu. Bak anarken bile tüylerim diken diken. Korkarım korkarım bu çatlak karı kitabın sonunda bizi şaşırtan Jack ile kafa kafaya verip intikam almaları ihtimalinden korkarım. Eğer böyle bir şey olursa of of of.

Ayrıca çiftimiz evleniyooooor. Duyumlarıma göre evlilikleri anlatılmıyormuş. Ah be yazar en güzel anlar böyle kesip atılır mı? Ayıp değil mi? Hiç yakıştı mı bu güzelim seriye? İş işten geçti artık yapacak bir şey yok.

Yalnız yazar gittikçe polisiyeye çevirdi olayı. İntihar meilli ex'ten sonra k*çına yediği tekmeyi hazmedemeyen Jack çıktı başımıza. En kötüsü bu adam diğerlerinden daha tehlikeli. Hıhımmm. Kuzum Christian'ı hem güzel hemde acılı günler beklemekte. Sekiz gün sonra anlayacağız dananın kuyruğu nerede kopacak :D

Laters, baby ;)


 Değerlendirme;






5 Nisan 2012 Perşembe

Master of the Mountain - Cherise Sinclair





Kitap Adı: Master of the Mountains
Yazar Adı: Cherise Sinclair
Türü: Erotik, BDSM, Günümüz Aşk
Yayınevi: Loose Id
Seri Adı: Master of the Mountain
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2 + 2 Ek Kitap
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 140

Çıkış Tarihi: 2009





Sırf Logan yüzünden dört, yoksa üç verecektim. Aslında konusu değişikti. Direkt bir BDSM kitabı olarak başlamadı. Kızımızın sevgilisi "swingers" yani partner değiştirmeye kurulu bir kulübe üye çıktığından beraber bu toplantıya gittiler. Kızımız bu işlere uygun olmadığını anladı ve seksi ama seksi otel sahibinin radarına girdi. Adam da şansa bu işlere pek bir meraklı Dom olduğu ortaya çıktı mı? Kızımızın itaat etmekten başka bir şansı kalmadı anlayacağınız.

Logan'ı diğer okuduğum Domlara göre daha çok sevmemin nedeni paylaşmaması. Hatta şöyle bir alıntıyla bu tanımı pekiştireyim.

Logan turned to the swingers. He patted her butt. “Mine.” His voice had a violent edge she didn't recognize, but the threatening tone came through loud and clear. “And I don't share.

Birde full time slave olayını sevmemesi. :) İkinci kitapta kardeşi anlatılıyor. Bakalım onun başına neler gelecek?

Değerlendirme;


12 Mart 2012 Pazartesi

Dragon Actually - G.A Aiken




Kitap ismi: Dragon Actually
Yazar Adı: G.A Aiken
Yayınevi:  Samhain
Türü: BDSM, Fantastik, Erotik
Seri Adı: Dragon Kin
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 6 + 2 ara kitap
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 372








Kitabı beğendim mi?


Kitabı dayanamadım filiz ablamında anlatmasıyla çıkmadan önce okuyuverdim. Bir açıdan çevirisini okuyunca karşılaştırmak daha da iyi olacaktır. Hikayeye kapılmamın nedenlerinden biride ilginç bir hikaye olmasıydı.

Şu ana kadar ejderha temalı bir kitap okumamıştım. Çokta methini duyunca şans verdim açıkçası pişmanda olmadım. Yazarın detaysız anlatımına ise bayıldım. Beni mağaranın hatlarıyla, havayla suyla boğmadı ya yeni bir nefes gibi geldi açıkçası! Filiz ablamında dediği gibi büyüklere masal tadındaydı. İçerik cidden yetişkinlere yönelik. İçerisinde bariz olmasada BDSM'ye göndermeler var. BDSM nedir derseniz;


Seksüel tercihleri diğer insanlar gibi olmayan, itaat etmek, ettirilmek isteyenlerin tercih ettiği ilişki biçimine BDSM denir. Tam olarak açarsak bu ilişkide taraflardan biri dominanttır ve partnerine istediği herşeyi yaptırabilir. İtaat eden ise buna karşı çıkmamalıdır. Aksi halde dominant tarafından cezalandırılır. Burada dominant ve itaat eden kişisel tercihe göre değişim gösterebilir. Kimi zaman kadın dominant, erkekte itaat eden olabilir. Bu tür ilişkilerde araç olarak kırbaçlar, kelepçe gibi şeylerde kullanılır. Tamamen bir efendi, köle oyunudur.





Asıl karşılığı budur ama dediğim kitapta bu bize bariz bir şekilde verilmiyor. Yazar imalarda bulunmuş. Ama siz bunu bilmeden okursanız anlam veremeyeceğiniz bir iki şey çıkabilir. Mesela Fearghus yani asıl karakterimizin annesi - yani ejderhaların kraliçesi - kızımız onu gördüğünde odasında zincirliydi. Kız nedeni sorsada kimse ona söylemiyor.

Ama mesela burda kadının oraya zincirli olması kocası yüzünden. Buda eşinin oldukça kıskanç, onu insanlarla paylaşmayacak kadar sevdiğinin ve efendinin ona kim olduğunu gösterme şeklidir. En azından bu tür ilişkilerdeki manası budur. Diğer yandan oğlanımızın kıza attığı şaplaklar, kızın acıdan hoşlanması, kızımızı bağlaması ve ejderhaların sahiplenme törenlerinde yaptığı dağlama da bu tür ilişkilerin getirdiklerindendir.

Hikayeyi sevmemin bir diğer nedeni de komik olması. Bana kaç defa kahkahalar attırdı unuttum. Hele ki kızın koskoca ejderin kafasına kitap atması, sinirlendiğinde kuyruğunu çekmesi, yelesini at yelesi gibi örmesi gibi sahneler süperdi. Yazarın dili esprili. Bu sebeplede kitaba kapıldım.

Karakterlerimiz ise güçlü yapıda kişiler. Fearghus ne kadar diğer insanlar tarafından içine kapanık, sessizliği seven bir adam gibi görünsede oldukça sahiplenici ve dominant bir adam. Eee ne demişler. Sessiz atın çiftesi pek olur. :)

Kızımız Annwlyn'e gelirsek kendisi tam bir amazon. Abartmıyorum boyuyla, posuyla, caniliğiyle, savaşa olan açlığıyla, amazondan başka bir kelime kullanılamazdım onun için. Kimi zaman caniliği karşısında ben bile tırstım desem yalan olmaz.

Ek karakterler ise kitaba neşe katmıştı. Fearghus'un ailesiyle hikayeleri gibi ekstralarda güzeldi. Yazar orta çağ gibi bir ortamda oluşturmuş hikayeyi. Kitapta şu anlık sadece ejderhalar, büyücüler/cadılar var. Seri ilerledikçe çeşitlenebilirler bu türler diye düşünüyorum.

Birde eklemeden geçemeyeceğim yazarımızın dili biraz argo. Ben ingilizce okurken gözüme batmadı. Çevirisini hep beraber göreceğiz.

Konumuza gelirsek Fearghus sessizliği sakinliği seven ve bunun için kendini mağarasına kapatmış bir ejderha. Normalde hiç insanların savaşına karışmaz ama iş bu ki bu sefer ki tamda mağarasının dibinde! Meraktan gidip bakmaktan kendini alamıyor. Bu arada kızımız Annwlyn mağaranın önünde abisinin askerleriyle ölümüne bir savaş vermekte. Ölümcül bir yara almış ama yere düşene kadar elinden geldiğince adamı beraberinde götürmeyede kararlı.

Tamda artık daha fazla savaşamayacağını düşünürken arkasında kocaman bir şey gölge yapmasıyla beraber önünde ki adamlar alevler içinde kalması onu şaşırtıyor. Kafasını kaldırıpta karşısında ejderhayı görünce diğerleri gibi korkmuyor sadece ölmek üzere olduğunu ona iyi bir yiyecek sağlayamadığı için özür dilediğini söylüyor kılıcıyla eğilerek. Biraz kafası kan kaybından kafası bulanmış buralarda tabii. Sonrada bayılıyor.

Uyandığında kendini normal bir yatakta ama bir mağarada buluyor. Üstelik biraz ötesinde de o ejderha! Nasıl, nedenler halledikten sonra ejderha bir cadı çağırarak kızın bakımını sağlıyor ve Annwlyn iyileşme süresince orada kalıyor. Ejderha ile arkadaş oluyorlar. Hatta abisini yenmekte ona bir şövalye buluyor ama o şövalyenin aslında kendisini olduğunu söylemiyor bir tek!

Fearghus kızı gördüğünden beri onun cesaretinden ve bir çok özelliğinden etkileniyor ama onu en çok etkileyen ise kıza karşı hissettiği şehvet. En büyük sorun ise Annwlyn arzuladığı şövalyeyi mi yoksa bağlılığı ve güvenini kazanan ejderi mi seçecektir. Peki ya gerçek ortaya çıktığında ne olacak? Bu sorunun cevabı sizi kitapta beklemekte. :) Ama Annwlyn'in bundan hiçte memnun olmayacağını söyleyebilirim.

İkinci hikayeye gelirsek;  ilk kitapta anlam veremediğim bir çok ayrıntı burada belirginleşmeye başladı. Öncelikle ilk kitapta Fearghus'un anne babasının sahiplenmelerindan bahsediliyordu. Kitapta bunu gördük.

Ek kitap olmasına göre eğlenceliydi. Zaten bunun yazarın tarzı böyle. Bu kitapta değişik bir Bercelak gördük. Genç halinde de aynı zorba halleri var adamın ama prensesi elde etmesi başka türlü mümkün değildi hani. Kız adamı her fırsatta aşağılıyor halbuki Bercelak kıza sırıl sıklam aşık. Ama böyle dediğime bakıpta zayıf sanmayın. :D Kızı kendine aşık edene kadar yapmadığı, etmediği kalmıyor. En sonunda ki bölümde de Kraliçenin Gwenvael'in kuyruğunun ucunun koptuğundaki tepkisi vs oralarda güzeldi. :)

Konuya gelirsek; Bercelak ilk prensesi - ismi aklıma gelmeyecek kadar tuhaf - gördüğünde daha pek bir genç ve toymuş. Sen git kızın kuyruğuna bas ejderha formundayken. Tabi kızda prenses olduğundan şımartılmış. Hemen oğlanın hapse atılmasını buyuruyor ama bir sorun var. Kraliçe kızından hiç hoşlanmıyor o yüzden kızı itilip kakılmış mı hiç umurunda değil. Zaten prenses beyaz bir ejderhacadı olarak doğduğundan gücünden korkuyor Kraliçe. Tahtını alacak diye! Yıllar sonrada kızını savaş lordu yüce Bercelak'a da verince işler çığrından çıkıyor. Prensesin önünde tek bir seçenek bırakılıyor. Bu heybetli adam tarafından sahiplenilmek...



Değerlendirme;




10 Mart 2012 Cumartesi

Club of Shadowlands - Cherise Sinclaire



Kitap ismi: Club of Shadowlands
Yazar Adı: Cherise Sinclaire
Yayınevi:  Loose Id
Türü: BDSM, Günümüz Aşk, Erotik
Seri Adı: Club of Shadowlands
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 6
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 155
Çıkış Tarihi: 2009




Öncelikle kitabın içerdiklerine bakalım;

Zachary; Gölgeler Diyarı Kulübünün sahibi, namı değer Efendi Z, dul iki çocuklu, psikolog, ilk bakışta kızımızdan hoşlanmış ve etrafta dönen şeylere karşı ilgisini görünce şansını denemek isteyen taş gibi varlık!

Jessica; Mühendis, bekar, fırtına da arabası bozulmuş ve en yakın yere sığınayım derken orasıda bir seks kulübü çıkmış mı? Efendiside pek bir ilgisi çekmiş, arabanın fenerine maruz kalmış geyik misali etrafa şaşkınlıkla bakan, bu konularda masum bir kızımız!

Diğer karakterler çok az bahsedildiği için girmiyorum. Hikayeyi sevdim ama 4 mü versem üç mü versem diye düşündüm. Ortasında karar kıldım. Efendi Z beni etkiledi ama ne bileyim olayların hızlı gidişi işin eğlencesini mi kaçırdı nedir? İkilinin arasındaki şehvet apaçık ortada ama diğer duyguları çok az hissedebildim. Onlarda kızın başına gelen iki tane ortama mal olmuş gösterilerdi. Sonrasında baya anlayışlı bir Z ile karşalaştık. Ayrıca kızı paylaşmasına - tam anlamıyla değil ama bir gösteri uğruna başkasının ona ellemesine izin vermesine - sinir oldum...

Olay bizim kızın arabasının fırtınada bozulmasıyla yakınlarda ki ilk yerleşime sığınmasıyla başlıyor. Bu yerin ne olduğunu eline imzalamadan giremeyeceğini belirttikleri şeyi okumadan imzalayana kadar bile fark etmiyor. Ne zaman ki salona giriyor ve bir şeylerin çok ama çok yanlış olduğunun farkına varıyor. Herşey bir yana kapıda ilk karşılaştığı adam ise oldukça ilgisini çekmiştir. Barda bir kaç içki içip içinin ısınması talimatı verilir ama Jessica olduğunda daha fazla meraklıdır olanlara. Etrafta dolaşır. Aslında etrafı keşfetmesine Z izin veriyordur. Kartal gibi onu uzaktan izliyor, gördükleri karşısında tepkilerini gözlemliyordur. Kadın tam anlamıyla itaatkardır ama bunu kabullenecek güce sahip midir?

     Değerlendirme;
3.5/5 





18 Şubat 2012 Cumartesi

Fifty Shades of Grey - E.L. James




Kitap ismi: Fifty Shades of Grey
Yazar Adı: E.L. James
Yayınevi: The Writer's Coffee Shop Publishing House
Seri Adı: Fifty Shades
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Türü: Günümüz Romans, Erotik, BDSM
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 356
Çıkış Tarihi: 2011


BDSM nedir?

Seksüel tercihleri diğer insanlar gibi olmayan, itaat etmek, ettirilmek isteyenlerin tercih ettiği ilişki biçimine BDSM denir. Tam olarak açarsak bu ilişkide taraflardan biri dominanttır ve partnerine istediği herşeyi yaptırabilir. İtaat eden ise buna karşı çıkmamalıdır. Aksi halde dominant tarafından cezalandırılır. Burada dominant ve itaat eden kişisel tercihe göre değişim gösterebilir. Kimi zaman kadın dominant, erkekte itaat eden olabilir. Bu tür ilişkilerde araç olarak kırbaçlar, kelepçe gibi şeylerde kullanılır. Tamamen bir efendi, köle oyunudur.

Konumuza gelirsek, hikaye kadın - malesef ki - kahramanımızın ev arkadaşının hastalanıp, kızımızın onun yerine Christian Grey ile röportaja gitmesi ile başlıyor.

Ana daha önce hiç bir erkeğe karşı böyle bir şey hissetmediğinden adamdan oldukça etkilenmiş, aynı zamanda korkmuştur. Sonrasında bu etkilenmenin karşılıklı olduğunu Grey'in sürekli karşısına çıkmasıyla, hediyeleriyle fark eder. Ama adam onu sürekli uyarmaktadır. Bak kızım, ben senin bildiğin erkeklerden değilim, romantizm hiç tarzım değil demiştir. Ama bizim saf ve pak Ana hayatının büyük adımını atmak için bula bula Christian'ı bulmuş mudur?

Adamda cevap olarak kıza bir sözleşme dayamıştır. İstediği şey bir BDSM ilişkisidir. Ve sözleşmede de karşılıklı uyulması gereken şartlar belirtilir. İtaat, cezalandırma gibi tipik şeylere kişisel temizlik, özel eğitmen, itaatkarın herşeyini dominantın karşılaması gibi ek kurallarda verilmiştir.

Kızımız bu sözleşme karşısında şöyle bir durur. Gerçekler hafif hafif kafasına vurmaktadır. Böyle bir şeyi gerçekten istiyor mudur? Hayır. Peki, Christian'ı ne pahasına olsun istiyor mudur? Kesinlikle evet. Christian ona bu sözleşmeyi göstermeden önce de bir sözleşme daha imzalamıştır. Aralarında geçenleri kimseye anlatamazdır. Bu yüzden sözleşme şokuyla tek başına atlatmak zorunda kalır ve adama düşüneceğini söyler.

Bu arada sözleşmeyi imzalamadan beraberliklerine başlamayacağını söyleyen Christian sözünü bozmuştur. Kızın bu tür konularda pek bilgili olmadığını biliyordur ama tamamen saf olduğunu öğrenmesi bir şok olmuştur. İçten içe de sevinmiştir. Kız üzerinde tam bir sahiplik duygusu baş göstermiştir. Ne tür şeyler beklemesi gerektiği içinde kızı Ana'nın tarifiyle Acıların Kırmızı Odası'na götürür.

Kızımız ilk badireyi gayet iyi atlatmıştır. Şaşkındır ama güvenli kelimeleri kullanmamıştır - güvenli kelimeler partnerin acıyı daha fazla kaldıramayacağı zaman kullandığı dur anlamında bir kelimedir. Partnerler tarafından kararlaştırılır. - Bu sürede Ana hayatına devam etmektedir. Okulundan mezun olur ve Seattle'a taşınma olayları başlamıştır.

İlişkileri sırf hafta sonları içerisinde olsa da gün içinde Christian kızdan neler yaptığına dair sürekli mail bekliyordur. Bunun için kıza bir laptop, hatta Blackberry bile almıştır. Kız tabi hediyeler karşısında ezilip büzülür ama bu konuda Christian kesinlikle itiraz istemiyordur.

Ana ilişkiye girdiği adam hakkında gerçekte hiç bir şey bilmediğinin farkına varır. Evet, küçükken evlatlık alınmıştır. Ama öncesinde nasıl yaşıyordur? Neden kendine dokunulmasından bu kadar nefret ediyordur? Onu bu tür zevklere alıştıran annesinin arkadaşı da kimdir? Ana bunlara benzer binlerce sorularla kitap boyunca boğuşmaktadır :)Ana Christian'ın hayat biçimine uyum sağlamaya çalışırken ondan daha fazlasını - aşkını, sevgisini - beklediğini ve gittikçe aşık olduğunu fark eder. Christian ona istediklerini verebilecek midir?

Kitap bir seridir. Üç kitaptan oluşmaktadır. Ve hepsinde de bu çiftimiz anlatılmaktadır. Üçüncü kitap 8 gün sonra Amerikada çıkacaktır.

Sevdiklerim;

Christian - Bunu sevdiklerime eklemeden edemezdim. Bayıldım. Tam benim tarzımda bir eleman yahu. Hiç bir zaman gerçek rengini birileri gibi gizlemedi. Neysem o dedi, dayadı sözleşmeyi kıza, e daha ne yapsın? Geçmişi de pek parlak değil kuzumun, oy oy bağrıma basasım geldi ama yok bundan hoşlanmıyor :D
Mail - Maillerin çoğunluğunda kahkaha attım. Çok hoştu, şirin bir ekstra olmuş bence. Yazarı tebrik ettim bu konuda.
İki karakter arasında boğulmama - Evet, şu ana kadar okuduğum çoğu BDSM hikayesi beni bu açıdan boğmuştur. Çok fazla erkek, kadın karakter arasında geçer. Ama bu kitapta bunu yaşamadım. Yatak odasından ibaret değildi. Gezdilerde, yemekte yediler, uçtularda vs. Bu tür ayrıntılar hoşuma gitti.
Hediye alma hastalığı - Şu kadın kahramanların erdem timsali kesilmelerini hiç anlamam zaten. Adamın içinden kopmuş almış sana. Ne öyle geri çevirmeye çalışmalar filan? Tamam kabul ediyorum, ilk seferde kabul etmek hoş görünmez ama bir kere reddedirsin, adam ısrar eder, kabul edersin, budur yani. Bunu bambaşka bir şey haline getirmenin anlamı yok. Ama Christian'ın bu jestleri çok hoştu :D
Kızın bir mesajıyla yanında bitmesi - Ah bir bittiğim özelliği daha :D Bu huyuna bayıldım Christian'ın.
Baskıcı olmaması - Kıza ya hep ya hiç demedi ya sevdim keratayı. Hemde onun şartlarına da uymaya çalıştı. Bencil ve baskıcı değil benim karakterim :D
İlkler - Ah bu konuda ayrı bir favorim :D Takıntımda vardır bu konuda. Yaşadıklarının birbirlerine yabancı ve şaşırtıcı gelmesi güzeldi :) Christian'ın kimseyle uyuyamaması gibi şeyler.
Kıskançlık krizleri - Haha çok güldüm bu sahnelerde :D Christian feci sahiplenici. Ailesinden bile kıskanıyor kızı, ötesi var mı?
Kızın iç tanrıçasının sesleri - Emin olun bunu karakterin kendisinden daha çok sevdim. Hiç karakter gibi değil. :D

Daha çok sevdiğim vardır ama bunlar aklımda kalanlar.



Sevmediklerim;




Ana - Bak gene bela okutturacak bu kız bana. Kitabın sonu için hala şişmiş ve kızgın haldeyim allahım sen git beni en son sınırda cezalandırmanı istiyorum de, sonra istediğini al da adamdan nefret et. Böyle mankafa ne gördüm ne işittim ne okudum yahu. Worst Female Ever diye bir anket gördüğüm anda oylayacağım kesinlikle. Tamam şimdi böyle yazınca mantıklı yönüm devreye girdi ve beni ikna etmeye çalışıyor. Daha 21 yaşında ablası, küçük daha. İlk ilişkisi, ilk aşkı. Hata yapar oda diyor demesine de olan Christian'ıma oldu yahu! Affedemem, edemiyorum.

Hediye alamama olayları - Daha önce belirttiğim gibi kızımız deli etti beni bu konuda.

Kızarıp bozarmalar -
Kitabın %20lik kısmında kızın kan basıncının yüksekliğinden nalları dikeceğini düşündüm. Bu kadar kızarmak olur mu? Sonra noldu bak şak diye bitti gitti :D Oldu mu şimdi? 

Sonu - Evet, sonunu sevmedim. Nefret ettim. Böyle yerde biter mi sayın yazar ya? Benim beklememe gerek yok, hadi kitap çıktı, ama bekleyenlerin hakkını ödeyebilecek misin acep?

Christian'ın pedofil ex'i - Bak ilk defa Ana ile aynı kanıdayım. O kadından hiç hazzetmedim. Bu kitaptada çıkmadı karşıma ya içimde ukte oldu.

Dokunmama huyu - O konuyuda bu kitapta çözemedik, gene içime uktedir.

Daha sevmediğim bir kaç tane var ama aklıma gelmedi :D


---

Konunun büyük içeriğini kapsayan BDSM konusunda diyebilirim ki; yazar bize bu konuda çok bir şey gösteremiyor. Zira Ana'nın limitleri Christian'a göre oldukça kısıtlı olduğu için ilk kitapta şaplak, kırbaç gibi bir kaç şeyden ötesine gidilen bir durum söz konusu değil.


Değerlendirme;


15 Şubat 2012 Çarşamba

Tender Mercies - Kitty Thomas




Kitap ismi: Tender Merceries
Yazar Adı: Kitty Thomas
Yayınevi: Burlesque Press
Türü: Erotik Romans, BDSM
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 324
Çıkış Tarihi: 2011

Kitabı beğenmem için sevebileceğim bir unsur olması lazımdı ama malesef böyle bir şey içermiyordu. Benim tarzım değildi açıkçası. BDSM'nin duygusal ve psikolojik yönü ele alınmış kitapta. Değişik bir kitaptı. İlginç bir kurgu. Ama bana fazla geldi. Kitap o karanlığına çekiyor insanı.

Konu; Grace'in normal ilişkilerden zevk almayıp daha farklı şeyler istemesi ve bunun üzerine internetten biriyle tanışması üzerine başlıyor. Adam bu tür yaşamanın yasal olduğu ve kurallarında oldukça katı olduğu bir adada yaşamaktadır. Kız oraya giderse tüm insani haklarından feragat etmiş bulunacaktır. Bir yıl görüştükten sonra bu riski alır ama adaya bastığı ilk gün bu kararından pişman olmaya başlamıştır. Adam 8 ay içinde kızı mahvetmiştir. Türlü işkenceler, kırbaçlamalar vs. Zulmün alasını uygulamıştır.

Sonra kızı Asher'a satar ve kızımız bu adamında eski efendisi gibi olduğunu sanıyordur. Gün geçtikçe bu kanısında ki yanlışları anlar ve mutlu bir şekilde zaman geçmektedir. Ama bir gün Asher eski kölesini öldürmekten tutuklanır ve kızda ada kurallarınca eski efendisine gönderilecektir. Asher kızı oradan kaçırtmayı becerir ve arkadaşına gönderir.

Adam arkadaşının tutuklandığını duyunca kölenin ölümüne sebep olan darbeyi kendi vurduğundan kendi tutuklanmak için kızı orada bırakır. Köylüler kaçan köleler için para verildiği için kızı teslim ederler ve kızımız gene eski efendisinin eline düşer. Adam kızı bayıltır uyandığında Asher ın onu evinin sembolüyle damgaladığını görünce delirmiştir. Kızı o damgayı kesip alacağına ve kendi damgasıyla dağlayacağını söyleyip kırbaçlıyordur. O arada Asher kurtulupta direkt içsezilerine güvenerek bu eve gelir ve kızın eski efendisini geberene kadar kamçılar. Sonrada kızı eve götürür ve kitap böylece sona erer.

Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...