Beş Kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beş Kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2021 Perşembe

Mindf*ck Serisi - S.T. Tabby







Seri Adı: Mindf*ck
Yazar Adı: S.T. Tabbyn
Türü: Gerilim, Korku, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 692
Çıkış Tarihi: Aralık 2016
Değerlendirme: 4,5 / 5 


 

 Öncelikle ilkim’e (Kitap Esintisi) buradan teşekkürler😊Seriyle tanışmamı o sağladı. 😘

Seriye genel puanım 4.5/5

Buçuğu nazarlık olsun 😜

Bir katil düşünün. Başına onca şey gelmesine rağmen kendini tamamen kaybetmemeyi başarmış, size ahlaki değerlerinizi sorgulatacak, neredeyse tanıdığı herkes tarafından yüzüstü bırakılmış ve tek hedefi ona ve ailesine yapılan bu yanlışı akıllara zarar bir şekilde düzeltmeye çalışan bir kadın. 

Üstüne üstelik kendine görev edindiği bu yolda karşısına çıkıp güvenini, sevgisini kazanan adam ise işlediği cinayetleri araştıran dedektif. 

Kitap bu ikilem üzerinden akıp gidiyor. Yazarın farklı bir alanda deneme yapıp aynı zamanda hali hazırda edindiği okuyucu kitlesinin tepkisini çekmeden farklı bir mahlas altında bu kitapları çıkardığını düşünüyorum. 

Anlatımı çok akıcı, kurgu her seferinde şaşırtıcı detaylarla doluydu. Bana bir detay bile tuhaf veya abartı gelmedi. Tam bir dizi tadında yazılmış. Olur da bir gün böyle bir şeye dönüştürülürse, hiç zorluk yaşamayacaklarını düşünüyorum. 

Kitapta Horror Romance olarak dalga geçilen bir sahne aklıma geldi. Bu kitap başlı başına bir tür oluşturmuş gibi. Açıkçası korku, gerilim, aksiyon kitaplarını pek okumam; o yüzden bu yönde ne kadar doyurucu olduğunu uzman biri olarak yorumlayamayacağım. Sadece benim açımdan oldukça doyurucu bir gidişat ve bitiş sağladığını söyleyebilirim. 

Yazarın seri sonunda kızı her şeyi geride bırakmış biri gibi hiçte gerçekçi olmayan bir kalıba sokmamış olması çok iyi olmuş. Kim o kadar şeyden herhangi bir şekilde yara almadan kurtulabilir ki...

Beni ağlatmasa da içimin gittiği çok fazla detay vardı. Hayatın acı yüzü tüm çıplaklığıyla yüzünüze vuruluyor. Belki bu kitap bir kurgu eseri ama verdiği mesajlar günümüzde hala geçerli olan zorbalıklara ışık tutuyor. 

Şiddet detayları okumak sizi rahatsız etmiyorsa, şaşıracağınız, araya aşk karıştırılarak okuyucuya biraz nefes aldıran bir kitap arıyorsanız, bir göz atın derim. 

Yazarın aynı mahlas ile yazmaya devam etmemesine üzüldüm. Başka bir kitabı daha olsa okurdum. Tarzına bayıldım.


Upuzun bir aradan sonra yazdığıma inanamıyorum. Umarım devam ettirebilirim. 😅

6 Eylül 2014 Cumartesi

My Darrling - Krystal McLean





Kitap Adı: My Darrling
Yazar Adı: Krystal McLean
Türü: Dark Romance, Genç Yetişkin, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 117
Çıkış Tarihi: Ocak 2013
Değerlendirme: 5 / 5 



Konusunu asla unutamayacağınız, ucundan köşesinden hafızanızda kalacak kitaplar vardır ya, My Darrling'te benim için onlardan biri.

Bir öneri üzerine Dark Romance olduğu için başlamıştım. Aslında konusu kısmen farklı olsa da bir süre saçma gelmişti. Kendi halinde bir kız çocuğu neden bir katile bu kadar hayranlık duysun ki? Tabii, başta bu saplantı tamamen kızın bir gün dedektif olmak ve kendi kendine gizemin ipuçlarını çözmek istediğinden.

Bu merak duyduğu katilde öldürdüğü insanların ellerini kesip sırtlarına melek kanatları çizen bir manyak. Basının bu olaya gösterdiği ilgide katilin hiç beklenmedik ve 19 yaşında bir genç olması yüzünden.

Kızın katili kılık değiştirmesine rağmen tanıması ve peşine düşmesiyle hikayemiz başlıyor. Bir süre sonra oğlanda kızın kimliğini bildiğinin farkında bir şekilde ertesi gün yine aynı yere onu çağırıyor. Çiftimizin arkadaşlık/sevgili durum böylece başlıyor. Kitabın çoğunda beraber geçirdiği zamanlar anlatıyor ve çok tatlı bir çift olup çıkıyorlar. Bu süreçte Isaac insanları öldürmeyi bırakıyor. Kızımızda onunla buluşmak için sürekli birilerine yalan söyleme çabasında.

Sonra bir gün tanıştıklarından beri Isaac ilk defa işi olduğunu söylüyor. Hem de bir gün öncesinde çiftimiz Isaac'in güzel bir ortam oluşturmasıyla ilişkilerini bir adım ileriye taşımışlardı.

Kızımız bu durumdan şüphelenip ertesi gün yine motel odasına gidince Isaac'in birinin elini kesip öldürmesine şahit oluyor. Şaşkın olan kızın ise tek sorduğu, "Neden?" Isaac ise ona zarar vermemek için yaptığını söylüyor. Yıllardır içinde birinin canını almaya, kan akıtmaya karşı bir ihtiyaç olduğunu ve onunla tanıştığından beri bu ihtiyacın daha zorlu hale geldiğini ama ona zarar veremeyeceği için böyle olması gerektiğini açıklıyor. Çok uzun süredir de kendini teslim etmeye çalıştığını, kızla tanıştığı gün tanınmak istediği için öyle etrafta gezdiğini anlatıyor.

Kısa süre sonrada odayı FBI basıyor. Kızımızı da yardım ve yatakçılıktan tutukluyorlar. 2 yıl gibi bir süre hapishanede kalıyor. Isaac ise idam edilmeden önce 10 sene yaşıyor. Ve bu 10 senede kıza defalarca aşk mektubu gönderiyor ve onu ziyaret etmesi için rica ediyor. Kızımız ise hiçbirine cevap vermiyor. Ama Isaac'in ölmeden önce son bir dileği var. O da idam anında kızın yanında olması. Ölmeden önce öldürdüğü insanların ailesinden özür dileyip kıza tekrar aşkını ilan ederek onun gözlerinin önünde can veriyor.

Bu yorumu yazarken kitabı hatırlamak adına tekrar o sonuna bir bakayım dedim ve kendimi aynı yoğun duygusallık içinde buldum. Gözlerim doldu. Beni her zamanki gibi en çok etkileyen mutsuz son olması oldu. Romantik kalbim ister istemez "Neden kızla bu hale dönüşmeden karşılaşmadı ki?" demeden durmadı. Kitabı bitirdiğimde anın yoğunluğuyla ağladığımı itiraf ediyorum. Yazarın keşke başka ve uzun soluklu kitapları olsaydı. Kesinlikle favori yazarlarım arasında olurdu.

İşte Isaac'in son sözleri;

"Bir kaç dakika içinde olacakları sonuna kadar hak ettim. Ama kurbanlarım ve aileleri başlarına gelenleri hak etmemişlerdi. En sonunda bana dünyanın güzel bir yer olacağını ve benim gibi canavarları karşılıksız şekilde sevebilecek insanlarla dolu olduğu gösterildi. Sophie, tanıştığımız ilk günkü kadar güzel görünüyorsun. Bana verdiğin her şey için, en önemlisi beni sevdiğin için teşekkür ederim. Baharda yaprakların rengi değiştiğinde lütfen beni hatırla. Nerede olursam olayım, hep seni düşüneceğimi unutma, aşkım."

13 Temmuz 2014 Pazar

ÜKG Blog Tur: Her Şey Bitti Derken - Katja Millay


Yeni bir turdan herkese merhaba! 

Bu sefer size kalbinizi ısıtacak, bir çok yerde ödül almış, okurların gönlünü çalmış olan Her Şey Bitti Derken ile karşınızdayız! 

Tur Takvimi
Romancekolik | Tanıtım Videosu, Yorum




Kitap Adı: Her Şey Bitti Derken
Yazar Adı: Katja Millay
Yayınevi: Neo Kitap
Türü: Günümüz Aşk, Genç Yeitşkin
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 496
Çıkış Tarihi: Temmuz 2014
Değerlendirme: 4,5/5




Uzun süredir yorum yazmadım ama bu kitap hakkında bir kaç şeyi dillendirme ihtiyacı duyuyorum. Öncelikle The Sea of Tranquility benim uzun zamandır görüp de çok dillendirildiği için elimin hiç gitmediği kitaplardan biridir. Aynı vaka mesela Tatlı Bela'da da olmuştu. Geç olsun güç olmasın diyebiliyorum ancak.

Kitap sade bir durgunlukta devam ederken kalbinizi öyle bir çalmayı beceriyor ki şaşırırsınız. Bir iki sahne dışında aksiyon yok ama çok gerçekçi bir hikaye var. Yazarın ağzı kesinlikle çok iyi iş yapıyor. Bazen acaba fazla mı abartıyor diyip düşünceleri atlamayı düşünsem de yine okurken buldum kendimi.

Açıkçası Nastya'dan çok ilgimi Josh çekti. Ama sonradan kalbimi öyle kırdı ki, sanırım beklemediğim bir insan olduğu için bu durumdan çok etkilendim. Kızımızın kendini uzaklaştırma sebebine de pek anlam veremesem de bu kadar kısa sürede Josh'un böyle bir olaya sebebiyet vermesine kırıldım ne yalan söyleyeyim. Kendime de bu yüzden şaşırıyorum aslında. Neler neler okumuş insanım ama gelin görün ki bu çocuğun şu yaptığı koydu bana. :)

Bir puan bu yüzden kıracakken kitabın sahnesi sanki gönül alırcasına tatlıydı ki yarım puanı geri verdim. :) Her şeye rağmen son zamanlarda okuduğum en güzel çevirisi, kaliteli baskısıyla benim gönlümü çalan bir kitap oldu. Spoilersız anlatacağım diye kıvrandığım bu kitabı mutlaka okuyun!



TANITIM VİDEOSU

8 Haziran 2014 Pazar

Archer's Voice - Mia Sheridan



Kitap Adı: Archer's Voice
Yazar Adı: Mia Sheridan
Yayınevi: Self-Publisher
Türü: Erotik, Günümüz Aşk
Seri Adı: Sign of Love
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 356
Çıkış Tarihi: Ocak 2014
Değerlendirme: 4.5/5


Şu an bu yorumu nette izlediğim bir videonun ve kitabın verdiği duygu yoğunlukla yazıyorum. Merak edenleri BURAYA alalım.

Mia Sheridan'ı Sign of Love serisinin ilk kitabı olan Leo ile tanımıştım ve o zamandan beri kitaplarını takip etmeye gayret ediyorum. Ama bu kitabı uzun süredir okuyamama sebebim sanırım bundan önceki çıkan Stinger kitabıdır. O kitabı sevemedim pek. Yazarın çiftlere hasret çektirme merakı var maalesef. Ve o kitapta da beş yıl mı bir ayrılık okuyunca bana soldan soldan gelmeye başlamışlardı.

Durum böyle olunca bir yerde Archer karakterini çok sevdiğim bir karakterle eşleştirilmiş görünce dayanamadım ve okudum. Kesinlikle pişman değilim. Ama bahsi geçen diğer karakterle de alakası olmadığını eklemek istiyorum.

Archer bir aile skandalı sonucu kaza geçirmiş ve sesinden olmuş, yıllarca izole yaşamış, bağrınıza basılası, yürek eriten bir varlık. Aslında güçlü olmayan karakterleri pek sevmem ama Archer başta bıraktığı intibanın üzerini kalın bir şekilde çizerek farklı bir adam oldu çıktı!

Kızımıza gelirsek o da yaralı geçmişi olan, dilsiz babasının ölmüne şahit olup geçmişten kaçmak için kasabaya gelen biri. Yıllarca Archer'la kimse iletişime geçmeyip kızımız geçince tabii herkes bir şokta! İşaret diliyle tabii :)

Aslında bana ufak kasabaları anlatan filmleri andırdı. Mutlaka bir entrika, dışarıdan gelip kasabayı ayağa kaldıran bir kız, kasabanın şirret cadısı, masum erkek, yarı masum polisten oluşan bir kadro. Yarı masum derken o rezil Travis'in az kalsın oğlanın bekaretini kızlar deneyimsizlerden hoşlanmaz diye kafasını işleyerek bir striptizciye kaptıracağını unutmuş değilim! Bende bu tür olaylar kaza öncesi gözünü kapatma refleksi uyandırıyor. Bir süre bakamıyor, okuyamıyorum.

Sözün özü duygusal, yeri geldiğince ateşli, hüzünlü ama ara ara aksiyonlu bir hikaye arayanlar için idealdir, öneririm. :) Bende yeri ayrı olacak gibi. Son bölüm çooook şirindi :)

Bazen karşılıklı anlayışla yüklü sessizlik anlamsız bir avuç kelimeden daha anlamlıdır.

18 Mayıs 2014 Pazar

Grace Street - Ella Dominguez




Kitap Adı: Grace Street
Yazar Adı: Ella Dominguez
Türü: Günümüz Aşk, Erotik, BDSM
Seri Adı: Chapter 8
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: ?
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 262
Çıkış Tarihi: Nisan 2014
Değerlendirme: 5 / 5




Okuyacak kitap bulamadığım ve bulduğuma da can havliyle sarıldığım bugünlerde Grace Street ile şans eseri karşılaştım. Aslında kitaba ilk okumaya başladığımda ilgimi çekmemiş ve okumayı bırakmıştım. Sanırım kitapsız kalınca değerini pekala bildim ve ortaya çok ilginç bir kitap çıktı.

Özgün kurgulara doğal olarak bayılıyorum. O kadar hızlı tüketmesem çok iyi olacak ama yeni bir şeyin verdiği heyecanın karşısında duramıyorum ne yapayım :(

Sözün özü bu kitapta FBI için suçlu tanımlaması yapan bir kahraman ile karşı karşıyasınız okurlar. İşin polisiye kısmı varla yok arasında ve bu benim için süüüüper bir ayrıntı.

Oğlumuzun insanların tavırlarını araştırma üzerine bir projesi var ve proje kapsamında belirli kurallarla insanların daha iyi biri olmasına yardım edebileceğini sandığı egotistik birde yapısı var. Şerefsizin önde gideni olduğunu söyleyeyim.

Bu insanları bölümler olarak görüp sayılandırıyor. Elsa ise 8. Bölüm. Ve her bir bölüme dair günlükler tutuyor. Beraber geçirdiği zamanlardaki ikisininde hissettikleri ve yaptıklarını kaydediyor.

Victor Elsa'yı şans eseri bir barda görüyor. Adamın adeta sorunlu insanlara karşı bir radara var. Kızımız daha yeni bir ilişkiden çıkmış ve yeni bir şeyler aramadığı halde Victor tarafından ayartılıyor.

Adam elinde bir sözleşmeyle kızın karşına geçiyor. Ondan ve yaşadıklarından kimseye bahsetmeyecek. Cinsel bir ilişkinin dışında bir şey aramayan Elsa bu teklifi salakça kabul eder. Dersin ağzıyla kuş tutsa erkek bulamayacak. Mevlam insanı böylesine çaresiz yapmasın.

Tabii, o zamanlar bizim saf olmayan Victor'un karşısında pirupak kalan Elsa başına geleceklerden bir haber.

Victor'un en önemli bir kaç şartı şunlar;

Kural 1: Benim evim, benim kurallarım
Kural 2: Her zaman Bay Black olarak hitap edilecek.
Kural 3: İç çamaşırı yasak.
Kural 4: Kişisel soru yasak.

Sağduyudan nasibini almamış kızımız daha bunları duyunca kaçmaya başlaması gerekirken oturup şovun getirilerini izlemeye karar veriyor.

Victor'un aynı zamanda çok sert bir cezalandırma anlayışı var. Bir çoğunun aksine bu acıdan değil de aşağılamadan geçiyor.

İlk cezasında kızı altına işetene kadar güldürtüyor. Lafın gelişi filan da değil. Kıza dair bütün bilgileri topladığından bir şekilde gıdıklanma fobisi gibi bir şey olduğunu biliyor.

İkinci cezalandırmasında ise kıza hala unutamadığı eski sevgilisinin bir kadınla sevişmesini izletiyor.

Üçüncüsü ise kızım harakiri yap kurtul dediğim bir cezalandırma. Buluştukları Grace Sokağındaki evin camında çıplak bir şekilde duracak ve kapıdan içeri kim girerse girsin yerinden ayrılmayacak. Tabii buralara kadar hikayede çok şey gelişiyor ve kızımız hala oğlanı "KURTARABİLECEĞİNİ" zannetmekte. Saf işte ablaları, abileri. Ha birde kör işte göremiyor bir türlü adamın gerçek ve çirkin yüzünü.

Kızımız dediğini yapıyor ve gelen geçen herkes kızı izlerken biri polise şikayet ediyor. Polis bunu alıp kodese atıyor ve dört saat kodeste kalan Elsa'yı Victor kurtarmıyor. Buralarda Victor'a küfürü bassamda ah be kızım vah be kızım demekten de kendimi alamıyorum. Okuduğum diskfonsiyonel çiftlerede bu şekilde bir yenisini eklemiş oldum. Kitapta daha anlatmadığım çok şey var emin olun. Ben hardcore yerlerini anlattım ki ona göre okuyun ve umarım benim kadar bu özgün kurgudan hoşlanırsınız!

23 Şubat 2014 Pazar

Günahın Esiri - Anna Campbell







Kitap Adı: Günahın Esiri
Yazar Adı: Anna Campbell
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency, Erotik
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 416
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Meriç Algün
Değerlendirme: 5 / 5


Kitap çıkmadan önce ingilizcesini okuma fırsatım olmuştu ve çok beğenmiştim. Anna Campbell'ı okurken karakterleri bir alana hapsetmesi gibi sizide kitaba hapsettirebilme yeteneği takdire şayan. Konusuda bir o kadar ilgi çekici.

Lady Charis iki üvey abisi borçlu oldukları adamla kızı evlendirmek için öldüresiye dövdükleri bir gün kızımız evden kaçar ve yakınlardaki bir hanın ahırına kendini zor atmıştır. Gideon kızı bulduğunda kız perişan halde soğuktan titriyordur. Kıza niyetinin kötü olmadığını açıklasa geçirdiği travma yüzünden kız inanmıyordur.

İlk fırsattada onlardan kaçar ama bir ara sokakta 4 tane iğrenç denizci tarafından tecavüze uğrayacakken Gideon kızımızı kurtarır. Ama akabinde yolda rahatsızlanır ve Charis ona bakar. Gideon'un neden böyle olduğunu gizliyordur. Eve vardıklarında güvende olduklarını sansalarda kısa zamanda abileri kızın izini bulmuş ve çiftimizin evlenmekten başka seçeneği kalmamıştır. Vücudundan çok ruhu yaralı bir casus ile o iyileşmek istemesede uğruna herşeyi göze alan güzeller güzeli bir kızın hikayesi.


20 Şubat 2014 Perşembe

Highlander Unchained - Monica McCarty





Kitap Adı: Highlander Unchained
Yazar Adı: Monica McCarty
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Orta Çağ, İskoç
Yayınevi: Ballantine Books
Seri Adı: MacLeods of Skye
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 363
Çıkış Tarihi: Eylül 2007
Değerlendirme: 5 / 5
Yorumladığım Tarih: 2011

Skye Macleodları serisinin son kitabı olan Highlander Unchanied'da böylece bitti. Seri gerçekten bir baş yapıt. İlk kitabını okuyalı her ne kadar uzun zaman olsada o zaman keşke bitirseymişim seriyi dedim kendi kendime.

Son kitap cidden serinin en güzel kitabı. Bir kere karakterimiz tam bir alfa erkek. Dediğim dedik çaldığım düdük, sert mizaçlı, güçlü bir lider ama konu aşka gelince efenim pek tutkulu bir aşığa dönüşüyor.

Hikayemizin konusundan biraz bahsedeyim. Flora yani Rory'nin üvey kardeşi annesinin kaderi gibi ödül olarak evlendirilmek istemiyordur. Bu yüzden kendi kaderini kendi yazmak, kocasını kendi seçmek adına yıllardır tanıdığı, son zamanlardada kendisine ilgi gösteren Lord Murray ile kaçmaya çalışır ama arabaları yolda bir grup barbar tarafından durdurulmuştur. Abisine karşı rehine olmak için kaçırılır. Ama dik kafalılığı ve savaşçı ruhuyla tanınan Flora dize gelmemeye niyetlidir. Önüne her çıkan fırsatı kullanıyor ve Lachlan'ı çileden çıkarıyordur. Lachlan ise bu kaçırma işine kardeşini hapisten kurtarmak ve kalesini geri almak için kabul etmiştir. Flora'nın kuzeni Argyll kralın en güvendiği adamlardan biridir ve kuzeninin evlenmesini istiyordur. Kuzeninin kaçış haberini Lachlan'ın yanında aldığında aklına kuzenini bu adamla evlendirmek gelir. Ama tahmin etmedikleri şey vardır. Fiziksel çekim beraberinde duyguları ortaya çıkarmış ve Lachlan'ın görev bilincini sınamaya başlamıştır.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Transcendence - Shay Savage







Kitap Adı: Transcendence
Yazar Adı: Shay Savage
Türü: Pre-Historical Romance
Yayınevi: Self Publisher
Format: ARC
Sayfa Sayısı: ?
Çıkış Tarihi: Şubat 2014
Değerlendirme: 5 / 5






I always say "There's nothing I don't read in romance." but writers always makes me swallow my word!! In my reviews I'm telling you all countless time for my liking alpha but romantic male characters. Especially I love cave-man like heroes. When I first encountered with this story, I hold on for my dear life and thanks to our author I received an ARC exchange of a honest review and finally I read it! I delay my review a while for the cover reveal but finally it's revealed. I like the cover actually, waiting for a little bit badder because of that I've not high hopes for it.

Firstly I want to start my review for objection to the book. If you are looking for hero to be Alpha as in highly jealous, tyrant like, you won't be find it in this book. Because of that I'm disappointed in the beginning.

My other objection is the POV. Our hero can't talk, don't understand words, can't learn, even can't pronounce correctly! Because of that we can't understand heroin clearly.

Of course these thing not a hindrace fo me to love this book. I love it! There is not an action in this book but day to day life is so much captivating, you're not looking for much adventure.

On the other hand we have a hero called Ehd, whom tested with loneless, sweet, considerate, like all man he like to get lay but patient. I want to cuddle him so many times. Did I say he is soooo sweet?

There is a few cute moment when he say heroines name Beh - her name is Elizabeth, kiss Kizzh, love is Luvvf. I may have writing incorrectly sorry. I have a lot cry or laugh moments in the book. It's such a unique book for me. In my heart there always be a part for this book. I highly recommend it!

Note: I heard this a fan fiction for Twilight. Can you believe it?!



Okumadığım şey kalmadı dediğim çok olmuştur ama hepte karşıma bir yenisi çıkıp bana lafımı yutturuyor ya hu! Defalarca yorumlarda dile getirdiğim üzere despot, kıskanç, romantik öküzlere feci bir zaafım bulunmakta. Mağara adamı tiplileri seviyorum özetle. Karşıma bir mağara adamı hikayesi çıktığında define bulmuş gibi üstüne atladım ve yazarımız sağolsun bana ARC'sini gönderdi de bu harika hikayeyle tanıştım! Yorumumu bir süredir kapağın açıklanmasını beklediğimden beklettim ama sonunda kapağa kavuştuk. Ben beğendim açıkçası. Daha kötü bir şey bekliyordum ne yalan söyleyeyim. :D

Methiyeler dizeceğim bu yoruma bir kaç maruzatımla giriş yapmak istiyorum. Alfa tipli bir erkek karakter bekliyorsanız bu hikayeyi bu beklentiyle lütfen okumayınız. Hayal kırıklığına uğramanız içten değil... Zira ben kısa bir süre bu hayal kırıklığını yaşadım.

Diğer bir sıkıntım ise yazarımızın hikayeyi sadece erkek karakter gözünden anlatması. Dil bilmeyen, anlamayan, öğrenemeyen, telaffuz sorunu olan bir erkek karakterin gözünden... Olay böyle olunca kızımız isterse uzayda gelsin - ki kendisi gelecekten gelmiştir! - bu oğlana dili öğretemeyecekti.

Hah, tabii bu bile sevmeme engel olamadı. Bayıldım! Hikayede aksiyon namına pek bir şey yoktu ama yaşadıkları hayat şartları, çanak, çömlek gibi şeyleri yapmayı daha yeni keşfetmeleri vs sizi okumaya sürükleyecek bazı etkenlerden biri.

Öte yandan da yıllarca yanlızlıkla imtihan olmuş, oldukça romantik, düşünceli, her erkek gibi uçkuruna düşkün ama sabırlı bir Ehd'imiz var ki bağrına basma da ne yap bilemiyorum!

Kızımızın ismine Beh - Elizabeth - öpücüğe kizzh, aşkıma luvvf diye bahsetmesi hele! Kitapta çok duygulu anlar yaşadığım, hatta hüngür hüngür bile ağladığım, kahkahalar attığım anlar da oldu. Cidden eşsiz bir hikayeydi. Yaşadığı mağaralar, kıyafetleri, yemek için avlanmaları, kış hazırlıklarıyla apayrı bir dünya ve kurgu. Kesinlikle tavsiyemdir.

Ufak not: Duydum ki bu kitap Twilight Fan hikayesiymiş. İnanabiliyor musunuz?

16 Ocak 2014 Perşembe

Weak For Him - Lyra Parish






Kitap Adı: Weak For Him
Yazar Adı: Lyra Parish
Türü: Günümüz Aşk, Erotik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Weakness
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 298
Çıkış Tarihi: Ocak 2014
Değerlendirme: 4,5 / 5



I first captured by the description of Weak For Him and lately I read few book that I liked a lot, this is one of them.

What captured my interest is the "Have you heard the saying, 'sex sells'? Well, I'm the supplier." part, after that what a Romancekolik do if not read it right? Firstly, when I start this adventure I didn't know our hero can be despicable, sometimes swagger, but a man loyal to his taboo's till the end. Although most of the book he melts me with the dialogues, I did mad at him, even want to throttle him a few times.

Of course our heroines is no innocent either, figuritively of course, there is a few times she didn't think with her head! She accept an offer for selling her virginity for the higgest bid naively. And only man Jennifer eyes see is her boss Finly and that surely is an irony.

But Finnley forbidden sexual relationship between the workers and with his loyalty to his decision Lyra Parish is offering readers a delicious sexual tension between the characters. Even in a few scene, my eyes filled with tear and that's true, there is a few scene makes me eye-rolling. But this is our writers first book and I have trust in her for doing a good job more and more. I congratule her and waiting the next book in the series soon!



Weak For Him yine özet peşine düşüp okuduğum bir kitap ve son zamanlarda nadir de olsa ortaya böyle güzel olanlar çıkabiliyor.

Özetinde, "Hiç "seks satar" diye bir laf duydun mu? Eh, bende sağlayıcısıyım." diye bir şey yazarsa Romancekolik'e okumaktan başka bir çıkış yol bırakılmamış olur. Öncelikle bu maceraya atılırken oğlumuzun uyuz mu uyuz, arada kasıntı, tabularına kanun gibi bağlı bir adam olduğunu bilmiyordum. Kitabın çoğunluğunda beni diyaloglarıyla eritse de sinirlerimi altüst ettiği, saçmaladığı, boğmak istememe sebep olan şeyler yaptığı da pekala oldu.

Kızımızda sütten çıkmış ak kaşık değil ama akıl melekesinden bazen yoksun olabiliyor. Sen git cahil, cühela halinle bir adamın eskort kız olma teklifini kabul et, üstüne üstlük bakiretinin en yüksek fiyata satılması da söz konusu! Bizim kızın gözünün tek gördüğüde patronu Finnley olması da pek ironik bir durum açıkçası.

Adam da bir kere koymuş mu çalışanlarla ilişki yasak diye bir politika, sonuna kadar da buna sadık kalma uğruna okuyucuya oldukça leziz bir cinsel gerilim sunuyor yazarımız! Kimi zaman gözlerinizin dolacağı kadar bile duygulu olabiliyor. Gözlerimi devirdiğim bir, iki sahne olduğu doğrudur. Onları da yazarımızın debut kitabı olmasına veriyor kendine kariyerinde başarılar diliyorum. Yeni kitabı en kısa zamanda bekliyorum!



9 Kasım 2013 Cumartesi

Convicted - Aleatha Romig


 











Kitap Adı: Convicted
Yazar Adı: Aleatha Romig
Türü: Gerilim, Aşk, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Consequences
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 400
Çıkış Tarihi: 2013 / Ekim
Değerlendirme: 5 /5







Bu özeti anlamak için önce serinin ilk iki kitabının özetini okumalısınız;



Evet, bunca üzüntü, dert, keder gördük ve geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. Son kitabın daha ilk sahnesi bile olay. Yıl 2016. Aradan iki sene geçmiş. Claire akıl hastanesinde. Çocuğu Nichol ablası tarafından bakılıyor ve Tony ortalarda yok. Sonra iki yıl öncesine dönüyoruz. Tony FBI tarafından tutuklanıyor. Claire'in kayboluşu ondan biliniyor. Ama Claire Catherine'in - hani Tony'nin kahyası olan - planlarını öğrenince FBI'ı uyarıp Tony'e bir süikast gerçekleşebileceği konusunda uyarması onu FBI koruması altına aldırtıyor.

FBI Tony'i yurtdışına kaçırıyor ve biraz para ile telefon verip kimsenin onu tanımaması gerektiğini söylüyor. Topluma ise uçağının düştüğü söyleniyor. Bu sıralarda Claire Venedikte. İçindeki bir ümit Tony'nin bankadaki hesapta bıraktığı notu bulup bir araya gelmeleri ve kimsenin onları bulamayacağı bir yere yerleşmelerini söylese de pratikte işler öyle gelişmiyor.

Geçen kitapta kızımızın kısa süreli ilişki yaşadığı Harry'nin FBI olduğunu kızımızla münasebetininde başta davası yüzünden olduğunu öğreniyoruz. FBI Claire'in eşgalini yakaladığı gibi Harry'i Venedik'e gönderiyor. Bir meydana karşılaşıp kafede oturup konuşuyorlar. Claire ama bu karşılaşmanın altında birşeyler olduğunu seziyor ve Harry'den kaçmayı beceriyor. Adam kızın farkında olmadan montuna takip cihazı koyması sayesinde onu oteline kadar izleyebiliyor. Ama Claire ona yardım eden dedektif ile izi sürülmeden Fiji'ye uçup orada satın aldığı bir adaya yerleşiyor.

Tony elindeki paranın kıtlığıyla 15 gün paçavra kıyafetler, topluca kalınan oteller, kötü yemekler şeklinde Avrupa'yı gezip İsviçre'de ki paraya ulaşmaya çalışıyor. Tüm ümidi oradaki paraya kalmış. Oraya ulaşıp da sadece geriye 1 milyon dolar kaldığını ve bir telefon bulunca çıldıracakmış gibi oluyor. Ayrıca da Claire'in yazdığı bir de not var. Eğer bu notu bulan Tony'se telefondaki kayıtlı numaralardan hangisini arayacağını bildiği yazıyor.

Tony numarayı arayınca Claire açıyor ve beklentilerinin aksine Tony'i sinirden köpürmüş bir şekilde buluyor. Kızın yerini ve neden parayı naklettiğini öğrenmeye çalışıp da yeterli bir cevap alamayınca telefonu kapatıyor. Kızımız büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak o telefonu ve evlilik yüzüğünü kasa da saklıyor. Çocuğu için geçmişi geride bırakması gerektiğini düşünürek.

Yazarımız bir geçmiş bir günümüz arası mekik dokurken günümüzde daha önce Claire hakkında yalan haber yapan Meredith Claire ile görüşüp yine bir kitap yazma çabasında. Bu sefer başına tüm gelenleri yazacak. Claire'in yaşadıklarını içeren kitap basılmış da hatta. Ve Meredith bunu yazdığı için pişman. Arkadaşı da akıl hastanesinde olduğundan ha deyince görüşemiyor. Ablası her türlü ziyareti yasaklamış. O da isim değiştirerek ahçı olarak başlıyor işe. İlk iki ay Claire'le görüşemiyor bile. Claire ara ara sayıkladığı saçmalıklar dışında konuşmayı bırakmış, yaşama isteğini kaybetmiş biri haline gelmiş. Ablası yanında Tony'nin adının geçmesini yasaklamış. Çocuğunu tanıdığına dair bir belirti bile göstermiyor.

Ama Meredith pes etmiyor ve Claire'in özel bakıcılığına kadar yükseliyor. Ne zaman ki Claire'in tedavisi değişiyor ve Meredith ona geçmişten, Tony'den bahsediyor işte o zaman yıllar sonra Claire ilk defa konuşmaya başlıyor. Olaylar o kadar gelişiyor ki Claire'in ablası onunla tanışmayı isteyecek hale geliyor. Eğer Meredith'i görürse kovulmasının yanı sıra hapse girmesine bile sebep olabilir. Ama Claire bu sorunu yıllardan sonra ilk defa ablasıyla konuşup şoka uğratarak geçiştiriyor.

Kısa sürede iyileşen Claire çocuğunu görmek istese de ablası durumunun dengesizliği yüzünden buna izin vermiyor.

Geçmişte ise Tony'i bulmayı amaçlayan kızın yardımcısı dedektif Tony'nin bankadan çıkışını görüyor ve takip alıyor. FBI ile çalışmak zorunda olan Tony bir ajanla buluşmaya gitmesi söyleniyor ve orada Harry ile karşılaşıyor. Biraz konuştuktan sonra  oradan sinirle çıktığını gören dedektif tuttuğu taksiye binip onu şaşırtıyor. Claire bir gün bir helikopterin geldiğini görüyor ve dedektif ile Tony'nin adaya ayak bastığını görünce oldukça şaşırıyor.


Mutlu ama hafif buruk çiftimiz tekrar evleniyorlar. Claire doğumunu zorlu bir fırtınada yapıyor. Kızlarının adını ise Claire'in soyadı Nichol ile en iyi arkadaşları Courtney'in ismi veriliyor. Ama FBI ile çalışan Tony bir anlaşma yapıyor. Onlara Catherine'in yaptığı tüm suçları - o zamana kadar öldürülüp te Tony'den suçu bilinen her suçu Catherine işlemiş - anlatacak, kendi suçlarını da itiraf edecek ama tek istediği ailesiyle geçirebileceği bir yıl. Tabii bu hayalleride üç ay sonra son buluyor. Catherine ile Claire'in ablası baya samimileşmişler ve aldıkları habere göre önlerinde hafta sonunu malikede geçirecekler. Bunu duyan Tony Amerika'ya gitmeyi kafasına koyuyor. Plana göre kimseye yakalanmadan tekrar adaya dönecek. Claire bende geleceğim diye tutturunca çiftimiz Amerika yolcusu oluyor.

Bir gece Tony'nin arkadaşında konakladıktan sonra Tony malikaneye Catherine ile konuşmaya gidiyor. O sırada Catherine'in kızı da malikanede kocası iş gezisindeyken kalıyormuş. İki düşman yüzleşiyor ama Catherine bir anda ortadan kaybolup kaçınca evi ateşe veriyor. Tony bunu görünce Claire'in ablası ve eniştesini kurtarıyor. Bu sırada Claire çocuğuyla beraber Tony'nin itirazlarına rağmen malikaneye geliyor ve kaosun ortasına düşüyor. Catherine'le yüz yüze geliyor. Kadın çocuğu ondan almayı beceriyor. Tony de gelip bu durumu görünce çocuğu almaya çalışırken Claire elindeki silahi ateşliyor ve Tony'nin öldüğünü söyleyerek geçmişe dair bölümlerimiz böylece bitiyor.

Meredith bir gün Claire ile Courtney'i gizlice buluşturuyor. Claire'e neler olduğunu soruyorlar ve o da Tony'i öldürdüğünü söylüyor. Meredith ile Courtney şaşkınlıkla Tony'nin hayatta ama hapiste olduğunu, Claire'e dair işlediği suçları itiraf edip hüküm yediğini anlatıyorlar. Claire Tony'i vurduğunu sanınca derin bir depresyona girmiş ama vurduğu kişi Catherine'miş. O da yaptıkları yüzünden hüküm yemiş. Bir gün pat diye Tony geliyor. Erken tahliye olmuş ve Claire'in resmi vasisi olarak tesisten taburcu olmasını talep ediyor.

Claire'i oradan çıkardığı gibi malikaneye götürüyor. Yalnız 2 senede binayı yıkmış ve yerine yeni anılarla doldurulacak bir "aile" evi yaptırmış. Yalnız ne zaman ki kızımız bir yakınlık kurmaya çalışırsa adam boşanmaları gerektiğini söyleyince şaşırıyor. Ona çok acı çektirdiğini ve onsuz daha iyi bir hayat yaşayacağını düşünen Tony Claire'e bu konuda söz hakkı bile bırakmıyor. Kızımızda gururundan sesini çıkartmıyor. Kızlarıyla ilişkilerini bir pediatri eşliğinde kurmaya çalışıyorlar. Ne zamanki Nichol evlerine taşınacak Claire artık tak diyecek duruma gelmiş ve Tony'e boşanmak istemediğini söyleyip tekrar bir çift oluyorlar.

Kitabın son bölümünde ise Nichol'un üçüncü yaş bölümünü maaile adada kutluyor mutlu çift. Böylelikle bu entrika üçlemesine "mutlu son"la noktayı koymuş oluyoruz.

Serinin özetlerini sıkılmadan okuyan, takip eden, hatta bana nerede kaldı yorumları atan herkese çok teşekkürler! :)

19 Ekim 2013 Cumartesi

Consequences - Aleatha Romig







Kitap Adı. Consequences
Yazar Adı: Aleatha Romig
Türü: Gerilim, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Consequences
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 526
Çıkış Tarihi: Ağustos 2011
Değerlendirme: 5 / 5



Kitapla tanışmam sanıyorum ki Stockholm sendromu tarzında kitaplar aradığım bir dönemde olmuştu. Birde baya kişinin okuduğunu ve yüksek puanlarını görünce okumak istemiş ama okuyan bir arkadaşım tarafından üçüncü ve son kitabının çıkmasını beklemem önerilmişti. Şu an kendisine ne kadar teşekkür etsem o kadar az.

8 Ekimde sonuncu kitabın çıkmasıyla Consequences serisi serüvenim 17 ekim itibariyle başladı. Ama ne serüven. Ne ararsanız var. Uyarayayım bu bir yorum olmaktan çok kitap özetidir. 

Kitabımız bir bar sahnesiyle bize merhaba diyor. Claire Nichols meteoroloji üzerine mezun olmuş ama iş yeri satıldığı için şu anlık barmenlik yapan bir bayan. Anthony Rawlings ise Rawlings şirketlerinin sahibi, bilyoner, piskopat, sosyopat, kontrol manyağı..... bu liste uzar gider!

Kızla ilk yüz yüze karşılaşmaları barda oluyor. Claire'e işi sonrası içki ikram ediyor, burada şakadan bir peçeteye iş anlaşması gibi imzalıyorlar ve bir iki hafta bir daha hiç görüşmüyor. Anthony sonra iş yerini arayıp bir buluşma teklif ediyor ve kızımız bu yemeğe gidiyor. Sonrası ise tamamen bulanık. Kendini yabancı bir odada uyanarak buluyor. Anthony tarafından tecavüze uğruyor ama bunların hiçbirinin mantığını anlayamamakta. Neden? sorusu seri boyunca karşımıza defalarca çıkan bir çoğundan biri. Kitabın başları size cidden çok karışık geliyor. Kitap boyunca geçmişe, geleceğe, yakın geleceğe, şimdiki zaman anlatımına göre birden fazla kişinin bakış açısından anlatılmaktadır.

Kızımız ilk bir kaç gününü ağlamak, yemeyi inkar etmek, eve gitmeyi talep etmekle geçirince Anthony kızı tam bir aylık bir oda hapsine maruz bırakıyor. Bu süreçte de kızın evini boşaltıp, değerlileri ayırıp, kızın bütün tanıdıklarına onun ağzından mesaj yazıp yokluğunu açıklayıp işleri için Avrupaya geziye gidiyor.

Claire bir ayın bitiminde Anthony'nin geldiği gün buradan çıkabilmesi için uyum sağlaması gerektiğini kavramış durumdadır. Bu sebeple ona denilen herşeyi yapar. Buna Anthony için giyinmek, süslenmek, her akşam onunla yemek yemek, git dediğinde gitmek, gel dediğinde gelmek, kesinlikle lafını ikiletmemek ve her isteğine razı olmak vardır.

Kızımız kısa sürede itaatiyle malikanenin içinde daha sonrada malikanenin etrafında gezme hakkı kazanmıştır. Bu arada kitaba göre kaçırılışı 2010 Mart. Mayıs ayının sonuna kadar evin sınırının dışına kesinlikle çıkamıyor. Bir gün Anthony evdeki kahyası Catherine'e Claire'i hazırlaması için talimat verir. Bir etkinliğe katılacaklardır. Claire panik içindedir çünkü artık şimdiye yaptığı bir hatanın sonuçları olacağını biliyordur.

Bu sebeple tüm gece boyunca Tony'nin ona söylediği gibi tebessüm etmiş ve onunla konuşulmadığı sürece konuşmayıp, özel hayatına dair soruları yanıtlamamıştır. Ama herkes kırk beş yaşındaki bilyoner bekarın kolunda görünen bu on dokuz yaş küçük güzeli merak etmektedir. Çok geçmeden resimleri her yerde yayınlanır. Claire bu sırada Tony'e iş gezilerinde de eşlik etmeye başlar. Bu geziler sayesinde bir çok yerde evleri olduğunu öğrenir.

Kızımız Eylül 2010'a kadar böyle durumundan memnun bir havada yaşar. Ama bir gün Chicago'da gezisinde üniversiteden tanıştığı bir arkadaşıyla ufak sohbet yapması başını belaya sokar. Tony'nin en önemli kurallarından biri olan görünüşü koruma kuralını aslında istemsizce çiğnemiştir. Konuştuğu arkadaşı bağımsız bir gazete yazarıdır ve hakkında yalan bir haber yapıp Claire'in ona röportaj verdiğini söyler. Bunu gören Tony iş gezisinden erken döner ve Claire ormandaki gezisinden geç gelmesininde etkisiyle kıza bağırması kavgaya sonrada kızı iki haftalık bir koma ile 2 aylık bir iyileşme sürecine sokar.

Claire'e zaten daha önceden sadece tokatla sınırlı olsada fiziksel şiddet uygulamaktaydı. Bir de bu olay Tony tarafından kaza olarak eve gelen doktora aksediliyor. Claire ormanda eve akşam gelirken ayağı takılıp düşüyor ve geri hiç bir şey hatırlamıyor. Kızımızın bir köprü kemeği kırık ve şiddetli bir baş sarsıntısı geçirmiş. Vücudunun türlü yerleri berelerle dolu.

Bunca olaydan sonra bu kızın akıllandığını düşünürsünüz değil mi? Tony'nin köpek gibi pişmanın numaralarını yemeyeceğini? Bırakın bunları yapmayı kız üstüne Tonyden bu kazaya sebebiyet verdiği için özür diledi.

Sonra çiftimiz Kasım ayında New York'a yolculuk yaptılar. Romantik bir akşam yemeği, güzel bir performans sonrası Central Park'ta fayton gezisi yaparken Tony evlenme teklifinde bulundu. Kızımız on dakikalık bir düşünme süresinden sonra kabul ediyor. Tony her işi gibi bunuda parayla jet hızıyla hallettiriyor ve üç haftada noel temalı süper class bir düğün tertip ediyor. Haftalarca basının dilinden düşmeyen bu düğünü Fiji'de yaptıkları bir balayı takip ediyor. Vanita Fair'e bile nasıl mükemmel bir çift olduklarına dair makale veriyorlar.

Balayından döndüklerinden itibaren kızımız evli olmasının işleri kendi için o kadarda rahatlatmadığını aksine daha zorlu olduğunu farkediyor. Eskisi gibi ne telefona, internete erişimi var ne de izinsiz bir yere gidebiliyor ya da araba sürebiliyor. Eskisi gibi kocasıyla seyahatlari ve alışveriş gezileri devam etmekte. Tony ara ara kızımızın sabrını ciddi şekillerde zorluyor. Claire'in ablasının ya da eniştesinin onlara söylediği, yaptığı bir şeyin sonucu yine Claire ödemek zorunda kalıyor. Hatta eski sevgilisiyle Tony'nin yanında karşılaşmalarının sonucunu bile yine o ödüyor. Kız buluşma sonrası şaşkın olunca o anda bile Tony "Yanında kocan, elinde sana aldığı yüzük, zor zanaat kazandığı arabayla giderken başka adamı ne cüretle düşünürsün?" demekten geri durmuyor. Tam 13 aylık evlilikleri bir çok romantik ve travmatik anlara şahit oluyor.

2012 Ocak'ta Tony'nin yine evden çalıştıkları günlerden birinde Claire banyo yaptıktan sonra yine neler giyecekleri yatağa serilmiş şekilde buluyor ve giyinip Tony'e çalışma odasında eşlik ediyor. Aslında tek yapmak istediği ormanda ufak bir gezintiye çıkmak. Tony gitmesine izin veriyor ama öncesinde ona ilk defa kahve getirmesini istiyor. Kahveyi getirdiğinde ise şoförleri Eric'e şehirdeki ofisten önemli dökümanları almasını söylemesini istiyor. Kızımızda bunu söyleyince bir an farkediyor ki Eric araba anahtarlarının olduğu kutuyu açık bırakmış. Anlık bir dürtüyle eline aldığı ilk anahtarın açtığı arabaya binip evden çıkıyor. Aslında niyeti tamamen hava almak ve en kısa sürede geri dönmek. Bu hareketininde sonuçlarını olduğunu bilmekte.

Eniştesi birde o dönemde dolandırıcılıktan hapse girmiş. Onun yanına gidecek diye düşünürken beş saat sonra St. Lois'de polis tarafından tutuklanıyor. Daha sonra öğreniyor ki Tony web konferansı sırasında içtiği kahveden zehirlenerek hastaneye kaldırılmış. Kahveyi getiren, şoförü plansız bir geziye çıkan ve ilk kaptığı araca kimliksiz, parasız binen karısıda baş şüpheli. Claire beş gün kodeste kalıyor ve Tony tarafından hiçbir destek görmüyor. Tony ile görüştüklerinde ise ondan yaptıklarını delilikle suçlamasını, ona güzel bir klinik ayarladığını ve akıl sağlığının böylesine zedelendiğini farketmesi gerektiğine dair bir sürü şey zırvalıyor. Kızımız şokla bütün olanları izlerken bu teklifide kesin şekilde reddediyor. Avukatlarına başına gelenleri anlatsa da lafları çarpıtılıp öyle hallere getiriliyor ki konuyu mahkemeye taşıyıp aşağılanmak istemiyor Claire.

İki ay sonra mahkeme tarafından iyi halde dört yıl olmak üzere altı yıl hüküm yiyor. Bütün medya durumdan onu suçluyor. Tony ile boşanıyorlar. Adam hatta kızın eşyalarını açık arttırmayla satıyor! Toplumada Claire'in tamamen Tony'nin parasının peşinde olduğu ve evlilik sözleşmesi yapmadıkları için Tony ölürse bütün parayı alacağı için onu öldürmeye çalıştığı imajı veriliyor.

Hapishanedeki dördüncü ayın Claire'e bir paket gönderiliyor. İçerisinde ise şok edici bilgiler var. Anthony Rawlings'in aslında Anton Rawls olduğu. Dedesinin 1986'da büyük babasının dolandırıcılıktan içeri atılıp 2 yıl sonra hapishanede öldüğü, 1989'da da ailesinin öldürüldüğü yazıyor. Aynı zamanda daha sonra Anton'un ismini değiştirdiği, büyük babasının suçunu ortaya çıkarmakta yardım eden iki kişinin ismi dahil olmak üzere Antony'e dair bir çok bilgi bulunmakta. Kızı yıllarca izlediği, ailesinin ve eski sevgilisinin ölümüne sebep verdiği de bu bilgiler arasında. En önemlisi ise Tony'nin büyük babasını alaşağı eden ajanlardan birinin Claire'in büyük babası olduğuda bilgiler arasında... Claire okuduklarına inanamasa da Tony'e yaptıklarının sonuçlarını ödeteceğini yemin etmesiyle ilk kitabı sonlandırıyoruz...

Kişisel görüşüme gelirsek Tony'e söverek geçirdiğim bir okuma süreci oldu benim için. Kitabı Romance diye etiketlemeleri bende baya bir yanılgı oluşturdu açıkçası. Hep bir iyileşecek bu oğlan diye bekledim ama nerde? Deliliğine delilik ekledi de insafa gelmedi rezil köpek. Kıza her yaptığı sinirlerimi bozdu desem sanırım hafif kalır. Hele sonu? Eyvah kızı öldürecek bu sefer Tony diye düşünürken şerefsiz kızdan öyle bi intikam aldı ki başımdan aşağı kaynar sular indi resmen. İnanamadım. Yazar öyle bir konuyu evirdi, çevirdi ki bunu beklemiyordum açıkçası. Claire'in salaklarına değinmeyeceğim bile. Bu kız uslanmaz. Seni ölesiye döven adamın evlilik teklifini kabul etmek ne demek?! Bu adam tekrar yapar diye hiç mi düşünmez insan? Anlayacağınız okuyanı fazlasıyla gerecek ama kesinlikle elinizden bırakamayacağınız bir kitap Consequences. Yazarımıza şikayet mektubu mu yazsam teşekkür mü henüz kararlaştırmadım.

1 Ekim 2013 Salı

Found in You - Laurelin Page Blog Tour | ATOMR Tours



Alayna Withers has only had one kind of relationship: the kind that makes her obsessive and stalker-crazy. Now that Hudson Pierce has let her into his heart, she’s determined to break down the remaining walls between them so they can build a foundation that’s based on more than just amazing sex. Except Hudson’s not the only one with secrets.

With their pasts pulling them into a web of unfounded mistrust, Alayna turns to the one person who knows Hudson the best—Celia, the woman he almost married. Hoping for insight from someone who understands all sides of the story, Alayna forms a bond with Celia that goes too far—revealing things about Hudson that could end their love for good.

This is the first relationship where Alayna hasn’t spiraled out of control. And she might lose Hudson anyway…







 Goodreads  | Amazon | Barnes and Noble

Kitap Adı: Found in You 
Yazar Adı: Laurelin Paige 
Türü: Günümüz Aşk, Erotik 
Yayınevi: Mandevilla Press 
Seri Adı: Fixed 
Seri Sıralaması: 2 
Toplam Kitap Sayısı: 3  
Format: E-Book 
Dil: İngilizce 
Sayfa Sayısı: 275
Çıkış Tarihi: 1 Ekim 2013  
Değerlendirme: 5/5  
Tur Organizasyonu: ATOMR Tours


After the Fixed on You just like everybody I'm anxious to get my hands on Found in You! I was the happiest person when I receive the ARC. I must say I'm a little bit nervous after I read the description. Why Alayna believe and befriend an ex-girlfriend even a brutally deceived one? Is she insane?

When they talk or meet behind Hudson I was like pulling my hair and waiting the god damned moment to

everything to go south. Even that happens I find myself surprised.

I can say quite frankly this book is better than the first. I think our writer keeps doing a better job than the
last. For example I love Hudson even better. His manner and talk reek sex. I found fanning myself quite a few times!

Do I need tell you the sex scene is smoking hot with a capital H? Yes, that's about covers it I think. 

Apart from all that I find a few emotional scene myself and moved by them. If a book makes me emotional, hot and bodered than for me this is a hell of a good book!

And again I find myself in a same situation like when I finished Fixed on You. I want the third! As soon as possible.

If you love sexy billionaires and good plot with a titillating dialogues I can surelly recommend this hot series to you!

&&&


Fixed on You'yu bitirdikten sonra herkes gibi Found in You'yu okumak istemiştim. Elime ARC'si geçtiğinden sanırım en mutlu insanlardan biri de bendim. Aslında kitabın özetini okuduktan sonra biraz tedirgin oldum. Alayna neden Hudson'ın eski kız arkadaşına inanıp, arkadaş edinsin? Hemde Hudson tarafından çok kötü bir şekilde kandırılmış olan birini. Delirdi mi bu kız?

Hudson'ın arkasından buluşup konuştuklarında sinirden saçlarımı yoldum ve herşeyin kötüye gideceği o anı beklemekten fena oldum. O an geldiğinde bile yine beni şaşırtmayı becerdi yazarımız.

Aslında dobra bir şekilde bu kitabın ilkinden daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Yazarımız gittikçe daha iyi yazıyor. Mesela burada Hudson'ı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Tavrı, konuşmalarından cinsellik akıyordu resmen. Bir kaç kere kendimi yelpazelediğimi itiraf ediyorum.

Ayrıca seks sahnelerin oldukça ateşli olduğunu söylememe gerek var mı? Sanırım bu tanım aşağı yukarı okuduğum sahneleri tanımlıyor.

Bütün bunların dışında duygulandığım bir kaç sahne çıktı karşıma. Eğer bir kitap beni duygusallaştırıp, ateşlendiriyorsa benim gözümde bu kesinlikle iyi bir kitaptır.

Ve yine kendimi ilk kitabı bitirdiğimdeki durumda buldum. Üçüncüsünü istiyorum ben ya! En yakın zamanda hem de.

Eğer seksi bilyonerleri, güzel bir entrika ve iç gıcıklayıcı diyaloglarıyla seviyorsanız size kesinlikle bu ateşli seriyi öneriyorum!


 About the Author

Laurelin Paige is a sucker for a good romance and gets giddy anytime there’s kissing, much to the embarrassment of her three daughters. Her husband doesn’t seem to complain, however. When she isn’t reading or writing sexy stories, she’s probably singing, watching Mad Men and the Walking Dead, or dreaming of Adam Levine. She is represented by the wonderful Bob Diforio of D4EO Literary Agency.






| Çekiliş |


a Rafflecopter giveaway


 

23 Eylül 2013 Pazartesi

Escaping Reality - Lisa Renee Jones



Kitap Adı: Escaping Reality
Yazar Adı: Lisa Renee Jones 
Türü: New Adult, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Julie Patra Publishing
Seri Adı: The Secret Life of Amy Bensen
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Çıkış Tarihi: 2013
Reyting; 4.5/5






New Adult araştırırken karşılaştım bu kitapla, hala alakasını kurabilmiş değilim neyse başka bir zamanın serzenişi olsun. Kitabı şu aralar canım feci zengin ve küstah kahramanlar çektiğinden okumaya başladım. İlk başta biraz yabancılık çektiğimi söylemem lazım. Yazarın tarzından olsa gerek diye düşünüyorum, başta kızın kendini içinde hissettiği boşlukla direkt karşılaşmak kitabın içine girmemi biraz zorlaştırdı.

Aslında kitaba dair denilecek çok bir şey yok çünkü tam bir başlangıç kitabı. Kızın geçmişinde bir şeyler olmuş ve birilerinden kaçıyor. Herşey soru işaretleriyle dolu. Kız tabii 6 yıldır böyle bir kaçışın içinde olunca Liam gibi bir adamla ilişkiyi bile aklından geçirmiyor. Suç da bulamıyorsun...

Yalnız paranoyak halleri beni bir yerden sinir etmeye, başımı ağrıtmaya başladı. Hayır, bir şey olduğu da yok! Olsa gam yemeyeceğim...

Oğlumuzun tüm gücüyle kızın hayatına girmesi, ettiği o laflar (ah o laflar!) ve daha bir çok şey hikayeyi tatlandıran şeylerden. Yalnız kitabın sonunda kızın izni olmadan hayatına burnunu sokmasına sinir oldum ve yeni kitabı hemen istiyorum!

Kitabın son yarısındaki hızlılık (hah birde Liam!) dolayısıyla bu reytingi veriyorum. Yoksa ilk yarısında sadece iki günü anlatması tamamen gülünç ve sinir bozucuydu...

Favori Alıntılar;

"He wants you. I want you. I can't walk away from you Amy and I have this sense that you could bolt at any minute. And yes you're right. I'm being barbaric. And intense. That's who I am and I can't be anyone but me. When I want something I go after it. And baby I want you and all I can say is you might be smart to run before I get any more into you but please don't."

"O seni istiyor. Bende seni istiyorum. Senden ayrılamam Amy ve sanki her an kaçacakmışsın gibi bir his var içimden. Haklısın barbarca ve aşırı davranışlarım. Ama ben buyum ve kendimden başkası olamam. Bir şey istedim mi peşinden giderim. Ve ben seni istiyorum bebeğim. Tek diyebileceğim sana daha fazla bağlanmadan kaçmanın akıllı olacağı ama lütfen gitme."

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Beneath The Burn by Pam Godwin Blog Tour

  

 Descriptions / Özet; 

They meet by chance. The timing is wrong.

Three years later, she finds him again, but their separation was poisoned with narcotics and bloodied by enslavement.

Her freedom gambled away, Charlee Grosky escapes the international businessman who held her captive. But his power reaches beyond her protective barriers and threatens everyone she has come to love.

Jay Mayard wears his tortured secrets under his rock god facade. Drugs are his release, even as he seeks to be the man forged of the steel only she can see.

In a celebrity world filled with paparazzi, groupies, and drugs, Jay and Charlee must face their worst fears. When the battle is over, what will be left...Beneath The Burn.


Content warning: Includes graphic rape, sex, anal, bondage, and violence. Age 18+ only.




Kitap Adı: Beneath The Burn
Yazar Adı: Pam Godwin
Türü: Dark Romance, Günümüz Aşk, Erotik
Yayınevi:  Self- Publisher
Format: ARC
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 510
Çıkış Tarihi: 2013

REVIEW

What I read in the book description and find in the book is so different matter for me. First, I'm not ready the blown away by it. Feels the sorrow and sometimes smile because I happy for them to be together. Charlee's past is really dark but unlike many dark books I don't drown in the feeling of anguish, fear. I'm too empatic for that's kind of books, I'm glad this one isn't one of them.

When I first met Jay Mayard in the book I afraid he is a bit kind of weak in the personality. He stir clear of everything, erect a wall and hide behind it. But when our charachters meet again after a few years then I see a man, a real man who can conqueor all the problem if have a right person encouraging him. Right then I begun the love this story. Time a time of course I'm pissed off he falls the trap of his old life habits and upset his relationship with Charlee. But apart from that I really like him. In every woman he search a Charlee, I find it quite lovely. He is obssesed about Charlee, for most condition this must be unhealty thing for their injured hearts this it must be. His rocker persona is definitely a plus from my account.

How much darkness in the book can't affect me, I'm a little bit upset by what that billionare boogeyman did that to her arond the years. He is a really boogeyman in the story. When I read it I'm anxious about when it show it's head and say "Boo!" for afraid the shit out of us. Even toward the end I thought they can't rid of this monster for good. There will be no good end for them... What I find in the end really blow my heads away. I really bought authors ruse when she throws away at us. I cry my eyes out for this. Can't believe the what happens.

In the end she ease my head with good news and I'm happy for it. I'm really sucker for HEA. I can't think the oppisite for the ending. The short of it I really like the story and characters. I thank you Pam for this good book! I shall read your other books!

Yorum

Kitabın özetinde okuduğum ile içinde bulduğum cidden çok farklıydı. Öncelikle bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Hüznü hissetmeyi, çiftimiz sırf beraber olduğu için sevinmeyi beklemiyordum. Charlee'nin geçmişi gerçekten karanlık ama çoğu hemcinslerine göre yazarın bize aktardığı acı ve korkuda insan boğulmuyor. Maalesef bu tür kitaplar için fazla empati kuran biriyim ve bu kitabın öyle çıkmadığına sevindim.

İlk erkek karakterimiz Jay Mayard ile tanıştığımda biraz zayıf karakterli bulduğum için korkmuştum. Kendine bir duvar kurmuş ve herşeyden uzak kalıp onun arkasına saklanıyordu. Ama karakterlerimiz birkaç yıldan sonra tekrar buluştuklarında karşılaştığım adam beni umutlandırdı. Karşımda doğru kişinin sevgisi ve yönlendirmesiyle bütün problemlerinden  kurtulabilecek bir adam vardı. Oradan sonra hikayeye kapılmaya başladım. Ara sıra eski hayatındaki alışkanlıklara kapılıp Charlee ile ilişkisini bozması tabii siniri bozdu. Bunun dışında onu gerçekten sevdim. Her kadında Charlee'yi araması hoşuma gidiyordu. Charlee'ye cidden takıntılı ama çoğu durumda bu hastalıklı bir şey sayılsada çiftimizin yaralı kalplerinin ihtiyaçları kesinlikle buydu. Oğlumuzun rockçı olmasıda kesinlikle bir artıydı benim için.

Kitaptaki karanlık geçmiş beni ne kadar etkilemedi desemde kızımızın başına zengin sadist öcü tarafından gelenler karşında üzüldüm. Adam cidden kitaptaki öcü farktörüydü. Okurken her an kafasını gösterip "Böö!" deyip işleri yokuşa sokmasını beklemek beni tedirgin ediyordu. Sonlara doğru o adamdan cidden kurtulamayacaklarını mutlu sona kavuşamayacaklarını düşündüm. Sonunda olanlar ise aklımı başımdan aldı. Yazarın ortaya attığı entrikayı cidden afiyetle yedim, yuttum. Olanlara inanamayıp özlerim şişene kadar ağladım bile onun yüzünden.

Sonunda kafamı güzel haberle öyle bir rahatlattı ki çok mutlu oldum. Mutlu sonlara karşı ciddi bir takıntım var. Aksi olan bir sonu düşünemiyorum bile. Kısacası hikayeyi ve karakteri sevdim. Pam'e böyle güzel bir kitap yazdığı için teşekkür ederim! Diğer kitaplarınıda mutlaka okuyacağım.

Rating / Değerlendirme;




| Excerpt | 


A woman with a white-blonde pixie haircut backed out of the shop and dammit if he couldn’t stop himself from gawking. She was slender, but not in a bones-pressing-skin kind of way. She had a figure that could only be toned with good nutrition and rigorous activity. Oh yeah, she was built for stamina.
She locked the door, and turned toward him, tipping back her head.
The bluest eyes he’d ever seen stared up at him. They were ringed with navy and glimmered with silver flecks. They were also wide with...fear? No, that couldn’t be it if her smile were anything to go by. Her beautiful face seemed to swallow up the glow of the streetlamps, the passing headlights, the goddamned moon.
“Hi.” Her smile wavered. “You look lost. Can I help?”
Oh Christ, her voice. It was the complete package, like the full-bodied Fsus2 chord humming from the hole in his Martin Acoustic. Gentle, cool, hypnotic—
“You’re lost, right?”
She had no idea. “Just found what I’m looking for.” Smooth, Jay. What the hell was he doing?



Buy Links;

Amazon
 

http://www.amazon.com/dp/B00E9G5GZA

B&N
 

http://www.barnesandnoble.com/w/beneath-the-burn-pam-godwin/1116243537?ean=2940148659495

Smashwords

 https://www.smashwords.com/books/view/342743

Kobo

 http://www.kobobooks.com/ebook/Beneath-the-Burn/book-V0F-txlYQUSVKkL0daNWwg/page1.html?s=pnNlAyf_4USwmLyzjHUmEA&r=1

 Goodreads






About the Author:

Pam Godwin lives in Missouri with her husband, their two children, and a foulmouthed parrot. When she ran away, she traveled fourteen countries across five continents, attended three universities, and married the vocalist of her favorite rock band. Now, she resides in her hometown, earning her living as a portfolio research analyst, and living her yearning as a writer.

Java, tobacco, and dark romance novels are her favorite indulgences, and might be considered more unhealthy than her aversion to sleeping, eating meat, and dolls with blinking eyes.



 

  
Giveaway!


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...