Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2014 Pazartesi

Kış Masalı - Mark Helprin








Şehirlerden… New York. Nehirlerden… Hudson Nehri. Göllerden… Haritalarda var olmayan ama her kış donan bir göl ve bir adam. Mevsimlerden… Merhametsiz kışlar. Bulutlardan… Bir duvar. Erkek… Mekanik erbabı bir hırsız. Kadın ise… Hep genç kalmaya mahkûm bir ilahe. Siyahla beyaz kadar birbirinden farklı iki gazete… Hepsi de tesadüfen birbirini bulan ve her biri başlı başına birer masal kahramanı, insanlar. Gemiler, trenler, caddeler, köprüler, binalar, yıldızlar, takımyıldızlar, bataklıklar, parklar, meydanlar, ağaçlar… Ve hepsini çevreleyen ışıklar ve renkler; muhteşem manzaralar ve görüntüler… Bütün bu tablo içinde… Zamanı durduran tutkular… Ve zamanı durdurmak isteyen bir aşk…



ÖN OKUMA 


3 Eylül 2013 Salı

Raintree: Sığınak - Beverley Barton


Kitap Adı: Sığınak
Yazarı: Beverly Barton
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Yayınları
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC/Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Sayfa çevirir gibi yenisine geçtiğim üçlemede sonuna vardım sonunda! Ve sanırım en büyük şokuda bunda yaşadım. Kitabı açar açmaz Dante ve Gideon'un kardeşin Mercy'nin kızının babasının en büyük düşmanlarının başı olan Judah olduğunu görmek beni şaşırttı ve beraberinde süper bir hikayenin vaadini de vermiş oldu.

Bir kere Judah'a bayıldım! Küstah mı küstah, dünyayı ben yarattım rahatlığındaki hareketleri, değerinden zerre şüphe etmeyen güveni, gülüşü kadar çarpık kelimeleriyle kalbime oku sapladı kerata. Sırf bu karakter yapısı yüzünden yazarın başka kitaplarına göz atma isteğiyle doluyum!

Mercy'e gelirsek kanatlı melek, zaten şifacı birde empat olması iyiliklerine yenilerini eklemiş. Doğduğundan beri uslu, sözden çıkmayan, insanlara karşı düşünceli hiç aykırı işlere karışmayan bu kızın yedi yıl önce hamile olarak bir anda ortaya çıkması insanları şaşırtmış tabii. Yedi yıl sonra Eve adında bir kızı olan Mercy kardeşleriyle aynı anda Ansara'lardan biri tarafından öldürülmeye çalışır. Tabii Judah olayı önceden öğrenmiş, ölümü benim elimden başkasından olmayacak diyerek uçağa atlayıp kızı kurtarmaya gelmiştir.

Yedi yıl önce kızdan kimliğini gizlileyerek ondan masumiyetini, sevgisini çalıp yerine yarı Ansara ve yarı Raintree bir çocuk bırakmış olan bu adamla karşılaşınca Mercy oldukça sinirlenmiştir! Bir de suikast girişiminden sonra en kötü kabusuna uyanmıştır. Judah kızının varlığından haberdar olmuş ve onun olduğunu hemen anlamıştır.

Eve de dersiniz doğduğu ilk günden beri babası dibinden ayrılmamış gibi bir bağrına basıyor, bir seviyor ki şaşılacak olay. Mercy bozuntuya vermeye çalışmasa da kızının bu kadar kısa sürede babasına bağlanmasına güceniyor. Üstüne üstelik adam kızını bir gün ondan almaktan bahsetme cüretini gösteriyordur!

Mercy ne kadar ayrı kaideden çalsada kitap boyunca Judah çatır çatır dediklerini ona yaptırmış, sonunda da dediği gibi kızı ve çocuğunu ana vatanına götürmüştür. Hikaye ve seride böylelikle kötülerin ölmesi, iyilerin mutlu sonuna kavuşmasıyla biter.


Daha fazlası için kitap sizi beklemekte...

Favori Alıntım;

"Bir Raintree prensesi olarak çevrene emir vermeye, çevrendekilerin de sana itaat etmesine alışık olmalısın ama ben senin hizmetkarlarından değilim. İkimizin ilişkisinde efendi benim, sen de benim gönüllü kölemsin."

Değerlendirme;



Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

29 Ağustos 2013 Perşembe

Raintree: Adalet - Linda Winstead Jones


Kitap Adı: Adalet
Yazar Adı: Linda Winstead Jones
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Yayınları
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC/ Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Kitaba heyecanla atılırken içinden serinin bitmesine severken birden bakıyorsun ki erkek karakter polis... Bu olay neşeme büyük bir dozda soğuk su etkisi yapması malesef ki benim iflah olmaz polisiye antipatim. Polisiye Aşklar iyi oluyor olmasına da erkek karakter kanunla savaşıyorken sürekli bir koşuşturmaca, kanunsal prosedürler, deliller, laboratuar sonuçları derken benim için kocaman bir sıkıntıdan patlama süreci bunlar.

Bu sebepledir ki elime aldıktan sonra  bir süre hikayeye temkinli yaklaştım. Bir kere bakalım Gideon ağabeyinin yükselttiği beklenti çıtasına yanaşabilecek miydi? Doğruyu söylemek gerekirse sonlara doğru yaklaşır gibi olmuştu... Uzun saç ve keçi sakallı tanımı hala işi bozuyor gerçi...

Buradaki Gideon'umuz elektrikleri soğurabilen bunla türlü şeyler yapmasının yanında her türlü elektrikli aletin düşmanı bir cinayet masası dedektifi. Briyantinlese saçları Memoli olacak bir tip canlandı gözümde maalesef...

Karşılarındaki katil ise tam bir psikopat! Şöyle her kurbanından vücut parçalarını hatıra niyetiyle alacak cinsinden... Ürkütücü olmasının yanında da Raintreelerin düşmanı olan Ansara klanından ve görevi Gideon ile kuzenini yaz dönümüne kadar ortadan kaldırmak.

Kızımız işe hikayeye ilk kurbanının olay yerinde Gideon'a yeni atanan ortak olarak çıkıyor. Gideon ekstra yeteneği olarak hayaletlerle konuştuğu için bir ortak istememesi çiftimizi çatışmaya sürüklüyor. Resmen bile bile birbirlerine işkence ediyorlar. Gelin başından kabul edin şu işi, sonunuz sevgili olmak işte.

Katiller, tılsımlar, gelecekten haberler derken Raintree serisi yine tam hız devam etmekte! :)

Favori Alıntım;

"Kahretsin Hope, keşke evde oturup kurabiye yapsan ya da iskelede bebeklerle güneşlensen ve..." "Bebekler mi? Birden fazla yani?"
"Eğer evlenirsek sonra..."
"Hani bu korkunç dünya çocuklara göre değildi?"
"Artık olanı geri alamayız. Emma'nın kardeşleride olmalı."
"Bir dakika..."
"Ben zana henüz evlenme teklif etmedim öyle değil mi?"

Değerlendirme; 

 
Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Raintree: Cehennem - Linda Howard




Kitap Adı: Cehennem
Yazar Adı: Linda Howard
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC / Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Harlequin'in Mystery serisine başladığına en çok sevinenlerden biri de benim sanırım. Seriye okuduğum yorumlara dayanarak bittikten sonra başlama kararı aldım ve bu kararımdan oldukça memnun olmuş bulunuyorum. Kitap öyle bir yerde bitti ki, gel de çık işin içinden!

Seriye özellikle severek okuduğum bir yazardan başlamak ise güzel oldu. Daha önce paranormal öğeleri çok hafif olan Linda kitapları okumuştum ama fantastik bir kitabından da pekala altından kalkabildiğini gördüm. Her zamanki gibi tipik alfa bir erkek karakterle karşımızdaydı Linda. Dante'ye o sebeple bayıldım. Muzur halleri, dokundurmalı cevapları ile hikayeyi daha ilgi çekici hale getirdi. 

Kızımız her zamanki gibi silik bir karakterdi kitapta. Çoğunlukla Dante tarafından oradan oraya sürüklenen bir bez bebek gibiydi. Ama sayılarla ilgili olan yeteneğini ilginç bulduğumu itiraf etmeliyim. Dante'nin gücünü kendi yararına nasıl kullanacağını öğrettiği yerler güzeldi. 

Hikayenin özüne gelirse kurgu güzeldi, ilgimi çeken bir çok noktayla doluydu. Ama bence kısa hikayelerden çok tam bir kitap malzemesi bulunuyordu. Kurguyu böyle harcadıkları için içim birazcık sızlamadı desem yalan olur! 

Hikaye gelirsek Dante Raintree, Raintree klanının başıdır ve Nevada'da ünlü bir kumarhane işletmektedir. Kumarhanesini nasıl yaptığını bilemediği bir şekilde dolandıran bir kadınla karşı karşıya gelmesinin arefesinde kumarhanesi büyük bir yangına kurban gider. Olaylar sırf bununla sınırla kalmamıştır, asıl hedef onlardır! Yaz dönümüne yaklaşan bugünlerde aralarındaki bu imkansız çekimi çözmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarına kadar gözlerini açık tutmaları gereken bir macera onları bekliyor... 

Favori alıntım;

"Bu yaptığın insanlık dışı farkında mısın?"
"Neymiş insanlık dışı olan?"
"Tek kaşını kaldırman... İnsanlar böyle şeyler yapamaz, sadece cinler ve şeytanlar yapabilir." 
"Ben yapabiliyorum." 
"Ben de bunu söylüyorum işte."

Değerlendirme;



Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

10 Şubat 2013 Pazar

VI. ÜKG Blog Turu | Kutsanmış Kan - Samantha Young





Yeni bir blog turumuza daha hoş geldiniz! 

Bu turumuzda sizlere Martı Yayınlarından çıkan Kutsanmış Kan - Samantha Young kitabını elimizden geldiğince tanıtacağız. Diğer blog turlarımızı kaçırdığınız diye üzülmeyin! Yukarıda 'ÜKG Blog Turları' sekmesinden inceleyebilmeniz mümkündür. Diğer bloglarımızı ziyaret etmeyi unutmayın!

17 Aralık 2012 Pazartesi

Obsidiyen - Jennifer L. Armentrout



Kitap Adı: Obisidiyen
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Türü: Young Adult, Fantastik, Romantik
Yayınevi: DEX Yayınları
Seri Adı: Lux
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 5
Format: ARC/Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 360
Çıkış Tarihi: 2012
Çevirmen: Bilge N. Zileli Alkım


8 Kasım 2012 Perşembe

Dark Embers - Tessa Adams




Kitap Adı: Dark Embers
Yazar Adı: Tessa Adams
Türü: Fantastik, Romantik, Erotik
Yayınevi: Penguin Group USA
Seri Adı: Dragon's Heat
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 320
Çıkış Tarihi: 2010


4 Kasım 2012 Pazar

III. ÜKG Blog Turu | Bazı Kızlar Isırır - Chloe Neill



Üçüncü blog turumuz ile yine karşınızdayız! Bu sefer ki blog turumuz Optimum Kitap'tan çıkan Bazı Kızlar Isırır.

I. Blog Turumuz içinde buraya! tıklayın.
II. Blog Turumuz için buraya! tıklayın.


6 Ekim 2012 Cumartesi

The Warlord Wants Forever - Kresley Cole




Kitap Adı: The Warlord Wants Forever
Yazar Adı: Kresley Cole
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Simon & Schuster
Seri Adı: Immortals After Dark
Seri Sıralaması: 1
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 163
Çıkış Tarihi: 2006


Hikayeyi seriyi daha iyi anlamam için okumam gerektiği üzerine okudum. Çok büyük bir gereksinim miydi bu? Hayır. En azından bence öyleydi. Tamam, kitap kızın teyzesi hakkında ki hikayeyi, kötü adamların gerçekten ne istediğini vs gibi bir çok şeyi daha detaylı öğrenme garantisini veriyor. Ama yazarımız derinlemesine bir kurgu geliştirmiş. İş böyle olunca güzel bir kurgu kısacık hikayeye sıkıştırılınca bence kurguya yazık edilmiş.

Ama hakkını vermeliyim, beni eğlendirten yanları olan bir kitaptı aynı zamanda. Kızımızı ise yolup, parçalasam yeriydi. Adam dört yüz yıl sonra eşini bulmuşken, sen onu öylece bırak. Bu işi acımasız yapan ise adamın eşiyle beraber olana kadar cinsel bir tatmin yaşamayacak olması. Ve bu iş adamı içten içe yiyor. Gücünü azaltıyor. Aradan beş yıl geçipte karşılaşınca kızı saçından sürüklemeliydi bence. Neyse, çok uzakta bir yere kapattı da azıcık sakinleşebildim. 

Bir yandan kızımıza da azıcık hak veriyorum. Adam düşmanı! Bir vampir. Hapsedildiği kaleyi Wroth işgal ediyor ama kızı serbest bırakmak adına bir şey göstermiyor. Hele ki düşünceleri bunun çok fazla ötesindeyken. İş böyle olunca, kız kardeşleri gelince onu öylece öldürmeden bırakıp gidiyor. Tabii, son anda kanını tattırıp, hatıralarına sahip olmasına izin vermesi ise bir bahane değil.

Kısa kitapları o kadar seven bir insan değilim, o sebeple ki benim için idare ederin altında bir hikayeydi. Kurgunun hakkını sanırım ikinci kitap verecek. Bana da asıl o kitap önerilmişti. Bakalım nasılmış?


Değerlendirme;


9 Eylül 2012 Pazar

1. Blog Tur - Ruhsuz (Incarnate) Jodi Meadows




Blog turumuza hoş geldiniz!

Dünyada yapılan bu sistemi türkiyede de yapmayı isteyen 9 kitap sevdalısı blog bir araya geldik ve seçtiğimiz Ruhsuz kitabı için elimizden geldiğince projeler hazırladık. Buyrunuz programımız;



Kağıt Kız : Kitap Çekilişi
Kitab-ı Sevda : Kitap Yorumu & Okuyucu Testi
Kitap Esintisi : Kitap Yorumu
Kitap Hayvanı'nın Günlüğü : Kitap Hakkında & Kitap Yorumu
Kitap Maceraları : Kitap Yorumu
Sevgili Kitap : Kitap Yorumu & Alıntılar
Sihirli Kitap : Ön Okuma
Zimlicious : Kitap Çekilişi & Yazarla Röportaj


30 Ağustos 2012 Perşembe

The Darkest Night, The Darkest Kiss - Gena Showalter



Kitabın Adı: The Darkest Night, The Darkest Kiss
Yazar Adı: Gena Showalter
Türü: Fantastik, Mitolojik, Romantik
Yayınevi: HQN
Seri Adı: Lord of the Underworld
Seri Sıralaması: 1,2
Toplam Kitap Sayısı: 10 ve çoğalıyor!
Format: E-Book
Dil: İngilizce / Türkçesi de mevcuttur!
Sayfa Sayısı: 379, 368
Çıkış Tarihi: 2007, 2008


Öncelikle bu seriyi beğenen bir çok insan olduğundan kendimi yorumuma ekleme ihtiyacı duyduğum bir durumum var. Bu seri hoşuma gitti mi? Gitti. Yazar beni deli etti mi? Etti. Bu kitap havasında mıydım? Değildim. İşte bu konu kitaba bakış ve yorumlayış açımda çok büyük etken sağlayabilir. Ben beğenmeyebilirim, belki sizin hoşunuza gidebilir. Velhasılı kelam, yunan mitolojisine merakımı çoğaltan yepyeni bir kurguydu. Olmazsa olmazımız deyim yerindeyse taş gibi, sahiplenici, içlerine öcü - ben öcü diyorum siz iblis anlayın canım - kaçmış, yaralı askerler topluluğuda hikayeye dahildir. 

Hikayeye göre bu askerler - Efendiler -13 kişi. Olimpos Dağındaki tanrıları korumakla görevliydiler. Ama en kötü iblislerin kapatıldığı bir kutu üzerine anlaşmazlığa düşdüler. Herkes böyle bir görevin kendine verilmesini isterken, bayan bir askere verilmesi üzerine bu 13 asker bir şekilde kutuyu açıp içinde ki öcüleri dışarı salma salaklığında bulunuyor bir kere. Ölümsüz mölümsüz ama bazen harbi aptallaşabiliyorlar hani.

Bütün bu kaosun üzerine Zeus hepsinin içine iblislerden bir tane hapsediyor. Çıkarılmamak üzere. Eğer çıkarılırsa hem iblis dünyaya salınacak, hemde  aynı zamanda Karanlığın Efendileri adını alan Efendilerimizde hayatta kalamayacaktır.

Tüm seri ortak bir paide de gitse de, her kitapta birinin eşleşmesini okuyoruz. Ortak amaç ise Avcılardan önce Pandora'nın kutusunu bulup yok etmek. Çünkü Avcılar kutuyu ele geçirirse ölecekler.

İlk kitapta Maddox yani Şiddetin Koruyucusunu okuyoruz. Kendisi içine iblis yerleştirildikten sonra, iblise karşı gelemeyip Pandora'yı öldürmüş. Bunun üzerine de tanrılar ona ayrı bir lanet vermişler. Her gece yarısı aynı Pandora'yı öldürdüğü gibi karnından altı kere bıçaklanıp, öldürülecek ve ruhu cehennemde şafağa kadar yanacaktır. Bu lanet beraberinde iki Efendiyi de bağlıyor aynı zamanda. Acının Koruyucusu Reyes onu bıçaklamak, Ölümün Koruyucusu Lucien ise ruhunu cehenneme kadar eşlik etmekte görevlilerdir.

Efendiler aynı zamanda yıllar önce içlerinden birinin tuzağa düşürülüp öldürülmesiyle ikiyi ayrılmışlar. Altısı Macaristan'da, altısı ise Yunanistanda yaşamış uzun zamandır. İlk kitapta Avcı tehlikesi yüzünden birleşmekteler.

Maddox'u çeken kadın ise aslında yıllardır anlamadan Avcılar için çalışmış, doğaüstü yeteneği olan biri. Aralarında ki etkileşim birbirlerini gördükleri andan beri başlıyor. Kavuşmaları için tek anahtar ise büyük bir fedakarlık.

İkinci kitapta Ölümün Koruyucusu Lucien anlatılıyor. Pandoranın kutusunu bulma yolunda tüm Efendiler bir tarafa dağılmış durumda. Olimposta'da yönetim değişmiş. Yıllardır görmezden gelinen Efendiler şimdi tüm ilginin odağı haline geliyorlar. Durum buyken, oğlanımızın da Anarşinin Tanrıçasına kendini kaptırması pek iyi olmuyor. Her zaman ki gibi mutlu son bir fedakarlıktan geçiyor.


İlk kitapta yazarın çiftimizi bir türlü gönül rahatlığıyla okutmayıp, karakterden karaktere POV'leri - Point of View - Bakış Açıları - değiştirmesi beni sinir etti. Tam hah bir şeyler oluyor derken, tak, başka bir olaya atlıyoruz. Cidden sabrımı zorladı bu konuda. Hele ki kızımızın saftiri halleri gerilmiş sinirlerime pekte yararı olmadı açıkçası.

İkinci kitapta ise yazarın okuru bilerek delirttiği kanım kesinlik kazandı. Zira çiftimiz birbirlerine "Hayır!" deme işini oyunu çevirdiler. Sıra bende, sıra bende! dermiş gibi paslaştı durdular. Hele iki kitapta koskoca dağ gibi adamları tanrıların önemsiz gibi dize getirmesi çok itici bir unsur teşkil etti benim için. Karakterimin bu kadar güçsüz bırakılmasına veya başkaların keyfi uğruna zor bırakılmasına alışık olmadığımdan olabilir.

Lafın özü kurgu hoştu ama yazarın işleyiş tarzına biraz alışmama rağmen hala benimsemiş değilim. Şansımı şu anlık zorlamayıp seriye devam etmeme kararı aldım. Bundan sonra ki kitaplarda ne olacak diye merak etmiyorsam da ne olayım. Hele Paris yani Şehvetin Koruyucusuna. Kitabın sonlarına doğru yazar ağzımı açık tutacak bir sahneyle beni şaşırtmayı becerdi. Ama ağına düşüremedi. Yemezler. Yedi kitap var daha onun kitabını okumama be kadın! Beni şu anlık çokta çekemeyen bir seri oldu. Umarım siz seversiniz!


Değerlendirme;


14 Ağustos 2012 Salı

Fantastical - Kristen Ashley



Kitap Adı: Fantastical
Yazar Adı: Kristen Ashley
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Fantasyland
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 338
Çıkış Tarihi: 2011


"Lahn gibi bir adamı - ikinci kitabımızda ki karakterimiz - okuduktan sonra buradaki karakteri nasıl karşılayacağım bilmem. Okuyup göreceğim."

Demiştim ve haklı çıktım. Buradaki karakteri değilde hikayeyi pek iyi karşılamadım.


Kitaba uzun bir yorum yapmak istemiyorum bu sebeple kısa tutacağım. İlk iki kitaba göre çok daha vasat geldi bu hikaye. Birincisi; ikinci kitaptan sonra zaten bir süre bir şey beğenemeyeceğimi psikolojik olarak biliyor olmam. İkincisi; hikayemizin neredeyse çoğunluğunun günümüz dünyasında geçmesi. Saçma bulduğum lanet üzerine de kurulu olması tuz biber ekti herşeye. Karakterlerimize her zaman ki gibi diyecek bir şeyim yok ama gel görün ki yazarımız farklı bir şey deneyeyim derken eline yüzüne bulaştırmış işi. Bir cadının keyfine sağa sola savruldular vallahi.

Olay yine kız kahramanımızın isteği dışında uyandığında kendini paralel bir gezegende bulmasıyla başlıyor. Olaya şen şakrak bir insan girip düğününün bugün olduğu için etrafta neşeyle dans etmesinin üzerinden çok geçmeden kaleye üç atlı geliyor. Kızımızda bu sırada rüya gördüğünü sanmakta. Apır sapır konuşuyor insanar. Onlarda ne oldu bu kıza derken? Kızımızı sabah uyandıran kız odaya girip nişanlısının sesini duyduğunu, onun burada olup olmadığını soruyor ve kızımızın olduğu yere, cama doğru yaklaşıyor. Tam bu anda olaylar jet hızıyla gelişiyor. Kızın nişanlısı alabildiğine kaçmakta, herkes "Hayııır!" diye bağırmaktayken bir anda zavallı kızımızın bilmediği bir lanet gerçekleşir. Meğersem oralarda bir cadı varmış. Daha doğduklarında bu çocukları ruh eşi yaparmış. Bu ruh eşleri düğünden önce birbirlerini görürse büyük bir kötülük o bölgeye yağarmış. Mışmışta mışmış. Öyle bir hikaye işte.

Herşeye rağmen Apollo'nun hikayesini merakla bekliyorum.


Değerlendirme;



Wildest Dream - Kristen Ashley





Kitap Adı: Wildest Dream
Yazar Adı: Kristen Ashley
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Fantasyland
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 464
Çıkış Tarihi: 2011


Bu yazarı sevmemin sayısız nedeni var. Ama en başlıcaları özgün bir kurgu ve süper karakterler oluşturması. Buna birde fantastik bir dünya ile timetravel - zaman yolculuğu - işini karıştırınca "E pes, kadın elini nereye atsa dolu geliyor." diyesim geldi. Öncelikle timetravellardan vebalı gibi kaçan zati muhterem benin böyle bir romanı beğenmesine ilk başta şaşırdım ama cidden merakla ve sonunda bana kazık atmayacağını bildiğim bir yazardan bu türü okumak paha biçilemez.

Bu sebepledir ki daha ilk dakikalardan kızımızın anne ve babasını tekrar görme arzusu üzerine, bir cadıya bir milyon ödeyip onu paralel bir gezegendeki ikiziyle yer değiştirmesi için vermesiyle hikayemizin başlaması ve benim kapılmam bir oldu. Hele ki kızımız diğer ikizi tarafından bir nevi tuzağa düşürülüp, paralel gezegene geçmesinin üzerinden yarım saat geçmeden kendini iri yarı, devlikten halice bir adamla evlenmiş bulmasıyla olaylar ilginç bir hale aldı. Ama gel görün ki paralel dünyada ki ikizin senin dış görünüşünde olsa da huylarınız farklı. Adam da evleneceği prensesin lezbiyen olduğunu pekala bildiğinden, tören ertesi bunu avlanma kulübesinde tek başına 2 ay bırakıyor. Birincisi; evet, kızımız prenses. Paralel gezegene geçip o dünya da prenses olduğunu görmek kime nasip olur ki? İkincisi; Evet, o dünyada lezbiyenlik vs gibi olaylara çok kötü bakılmıyor. Tabii, prenses değilseniz ve sizden geleceğin kralını doğurmanız beklenmiyorsa.

Hikayeye tam bu kısımda altı haftalık bir atlama yaşarak oğlumuzun eve dönüşüyle start alıyor. Karşısında bulduğu kadın tamamen farklı. Eski prensesin yapmayacağı şeyler yapmakta. Olayın iç yüzünü ise ona varis kalınan Elfleri - aynı zamanda Ejderhalarda emrinde - yönetme gücü sayesinde öğreniyor. Adama olayları açıklıyorlar. Adamda diğerinden hazzetmez bu kızdan da pek bir hoşlandığından daha kızımıza bir sual bile iletmeden Elflere onu bu dünyaya bağlamalarını söylüyor. Daha önce kızımızın bu dünyaya sadece bir yıllığına geldiğini söylemiş miydim? Aov, problem! dediğinizi duyar gibiyim. İşte asıl olaylar tamda buradan sonra oluyor.

Hikaye ağırlıklı olarak romance anlatsa da ilginç bir fantastik dünyayı keşfetmemize de izin veriyor. Seri her kitabı ayrı okunabilse de asıl zevkinin sırayla okuyarak çıkacağını söylemem lazım. Farklı bir şeyler okumak isteyenler için ideal bir kitap.


Değerlendirme;



10 Ağustos 2012 Cuma

The Golden Dynasty - Kristen Ashley




Kitap Adı: The Golden Dynasty
Yazar Adı: Kristen Ashley
Türü: Fantezi, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Fantasyland
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 421
Çıkış Tarihi: 2011




Kitap sanki Khal Drogo ve Daenrys'in - Game of Thrones'da ki bir çiftimiz, o da ne ki derseniz bir zahmet sizi araştırmaya davet ediyorum. - mutlu sona kavuşmuş hali gibi. Karakterlerimiz fiziksel olarak çok benziyor. Ama hikaye örgüsü çok başka.






Kitabın başlarındaki halim;




Devamını okurken ki halim;




Aksiyon başlayıpta olayların bana nüfuz ettiği o naçizane anlardaki halim;




Ve bitişindeki halim;




Hallerimi de geçtikten ve kitabı bitirmemin üzerinden bir gün geçipte kitabı sindirdiğime göre hikayeyi anlatma zamanım geldi. Öncelikle kitap bana göre şu ana kadar okuduğum en özgün kurgular arasındaydı. Çok iyi işlenmişti. Bodice ripper - Karakterlerin başına gelmedik kalmayan romanlar - romanları her zaman sevmişimdir. Ne bileyim, kendimi kitaba daha çok çekilirken buluyorum. Olaylar daha gerçekçileşiyor benim için. Burada da öyle oldu. Karakterlerimizin laflarından öyle etkilendim ki bağrım sızladı derler ya, aynen öyle oldu. Öyle olmak ile kalmadı, ağladım. Saçımı başımı yıpratmak istediğim zamanlarda oldu.

Yorumlarımı okuyan çoğu insan ne kadar mazoşist biri olduğumu bilir. Bu sebepledir ki ben kitabımı seveceksem duyguları yaşayacağım. Anca o zaman zevk alabiliyorum. Yazarı çok severim. Yazış tarzına hayranım. Ama böyle beni benden alan bir kitabı yazdığı için kendisini anlından öpmek istiyorum. Çok ballandırdım hikayeye geçelim en iyisi.

Öncelikle bu bir seri ve serinin üç kitabında da paralel gezegenlerde herkesin bir ikizi olduğu ama huylarının çok başka olduğu bir dünyaya ışınlanan üç kadın kahraman anlatılıyor. İlk kitapta bu iki dünya arası kişilik değiştirme rıza ile olsa da ikinci kitapta ki kızımız kendini uyandığında orada rızası dışında buluyor. Hemde bulunduğu yer vahşi bir kabile ve ikizi oraya kaçırılarak getirilmiş. Eş Avı olarak adlandırdıkları bir ritüele katılmak üzere.

Bu ritüel ise kaçırılan bütün kızların meydana getirilip, Ava katılacak savaşçılara gösterilmesi ve sonra ormana salınıp, askerlerin istedikleri eşleri avlamalarıyla oluyor. Avladıklarında eşlerine sahip olup, köylerine çıplak bir şekilde getiriyorlar. Sonrada evlilik töreni, ziyafet oluyor.

Bu denilenlerin hiçbirinde kadının söz hakkı yok. Susmak, katlanmak durumunda. İstekli veya isteksiz.

Kızımızda gitti yıllardır Ava katılacak kadar ilgisini çekecek birini bulamayan Kralın ilgisini çekti mi? Birde onunla sonuna kadar savaştı mı? Adam da sonra kadını adetlere göre çıplak olarak değilde, Altın bir kıyafet içinde meydana getirdi mi? Ee buda Altın Kraliçe olduğunun resmi belgesi oldu.

Altın Kraliçe onlara göre bir efsane. Savaşçı bir kraliçenin geleceği, büyü yapabileceği ve kocasıyla beraber Tanrı ve Tanrıça olacakları şeklinde bir efsaneleri var. Bu Altın Kraliçe, Altın Soyunda başlangıcını getirecek. Böylelikle Krallık kralı yenenden yenene geçmeyecek. Babadan oğula devredilecek.

Kızımız böyle bir karmaşanın arasında kalıyor. Bir anda dillerinden anlamadığı bir halkı ve kocası oluyor. Aşkın her zorluğa karşı direnebileceğini gösteren güzel bir hikaye. Bu tür kitap sevenlere şiddetle önerimdir.


Değerlendirme;


3 Ağustos 2012 Cuma

Serseri - Rachel Vincent




Kitap Adı: Serseri 
Yazar Adı: Rachel Vincent
Türü: Fantastik
Yayınevi: Pegasus
Seri Adı: Dönüşüm
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 6
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 495
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Sibel Bayındır

Evet ,dişli bir kediyle tanışın!

Faythe türünün 8 dişisinden biri ve ailesinin göz bebeği. Buna rağmen isyankar tavırlarıyla ailesinden 5 yıl uzakta kalabilmeyi başardı. Ama bir serserinin kendisine saldırması ve akabinde bu saldırıların bir çok dişi kedininde başına gelip kaçırılmasını öğrenmesi Faythe'nin iyice canını sıkmıştı. 5 yıl elinde tuttuğu özgürlüğü ondan alınıyor ve eve dönmeye zorlanıyordu, buna eski erkek arkadaş sendromuda eklenince Faythe onu bekleyen kaderden olabildiğince kaçma arzusundaydı. Kötü adamlar onu kaçırınca bazı şeyleri ömrü boyunca bekletemiyeceğini ve zamanın boşa harcanmıyacak kadar değerli olduğunun farkına varmıştı Faythe. Gurur sürüsünün bir parçası olmayı daha fazla erteleyemezdi.

Faythe hem kaderine hemde sevgisine boyun eğecek midir ?

Şahsi yorumuma gelirsek serinin ilk kitabı olduğu hususuyla diye düşünüyorum çok fazla tanıtım bölümü bulunmaktaydı ama kitabın yarısından sonra heyecanlıydı :)


Değerlendirme;



30 Temmuz 2012 Pazartesi

Tek Ayağı Mezarda - Jeaniene Frost




Kitap Adı: Tek Ayağı Mezarda
Yazar Adı: Jeaniene Frost
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Artemis
Seri Adı: Gece Avcısı
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 9
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 390
Çıkış Tarihi: 2010 
Çevirmen: Mehmet Karaosmanoğlu

Adı Catherine
Arkadaşlarınn değişiyle Cat
Bones'un değişiyle ise Kedicik !

Kedicik artık gizli bir görevde ve eski sevgilisi Bones'tan uzakta ! Sevdiğini korumak namına ondan uzaklaşsada yıllardan sonra Bones gene Kediciğini buluyor ! Ama bu sefer kediciği hem öldürmek hemde sahip olmak isteyenler ayyuka çıkmış durumda. Kedicik iş hayatıyla aşk hayatına düzen koymaya çalışırken Bones bu sefer sabırlı aşık rolünden sıkılmış hakkı olan yeri arıyor. Cat'in annesi ise hala Bones'u gördüğü yerde öldürme arzusuyla yanıp tutuşuyor. Kedicik ise 16 yaşından beri aradığı babasını buluyor, kedicik intikam istemekte ama vampirlerin kuralları ona engel teşkil ediyor. Başkasının malı olmaktan Kediciği yine Bones kurtarıyor!

Değerlendirme;



Mezarla Randevu - Jeaniene Frost



Kitap Adı: Mezarla Randevu
Yazar Adı: Jeaniene Frost
Türü: Fantastik, Romantik, Erotik
Yayınevi: Artemis
Seri Adı: Gece Avcısı
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 9
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 448
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Mehmet Karaosmanoğlu

Kedicikle tanışın!

Kendisi bir vampir tarafından annesinin tecavüze uğramasından 5 ay sonra yarı vampir olarak doğmuştur. Çoğu vampir özelliklerine (duyu,hız vs) sahiptir ve bu özelliklerini annesininde vampirlere karşı öfkesininde teşviğiyle vampirleri avlamakta kullanıyordur. Her zaman ki gittiği barda pusu kurmuşken hiç bir vampir karşısına çıkmaz. Sonra bir masada oturan vampiri gönüp yanına yanaşır ama reddedilmiştir. Kendine başka bir av bulup onu halleder. Ertesi gün aynı yerde gene aynı adamla karşılaşır adam kendine Bones diye tanıtır ve bardan beraber ayrılırlar. Ama kediciğin bilmediği çok şey vardır! Onu öldürmek için zaman beklerken tuzağa doğru çekildikçe Bones'un ileride onun için değerinden habersizdir! Ama bu kedi dişli, Bones ise sabırlıdır ....

Ben kitabı çok beğenerek bol kahkahayla okudum. Bones karakterine, Kediciğin kendini rezil ediş şekillerine bayılıcaksınız. Sizi süper bir hikaye bekliyor kaçırmayın ;)

Değerlendirme;



25 Temmuz 2012 Çarşamba

Sonsuz Karanlık - Jeaniene Frost




Kitap Adı: Sonsuz Karanlık
Yazar Adı: Jeaniene Frost
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Artemis
Seri Adı: Gece Avcısı Dünyası
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 431
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Bige Gündüz

Mencheres ah Mencheres, böyle bir adama dönüşeceğini bileydim sana hiç soğuk nevale gibi hakaretvari bir söylemde bulunurmuydum? Kitap boyunca durup durup kendimi içim erirken buldum. Utanmasam dört kitaptır okuduğum Bones'a ihanet edeceğim. :P Şaka bir yana yazar bu kitapta dikişi tutturmuş ve hoş bir hikaye ortaya çıkmış. Çok az sıkıldığım bir kitap oldu. Aşkı bana hissettirdi. Duygulandırdı. Meraklandırdı. Gerdi. Güldürttü. E daha ne olsun değil mi?

Bu kitapta sevdiğim şeylerden birisi ise Mencheres'imizin dört bin beş yüz yıl önce bir Mısır Firavunu olması dolayısıyla mısır ve mitolojisi hakkında ki ufak çaplı bilgiler. Mısır mitolojisine bayılırım bayılmasına da ritüelleri hep bu kadar kanlı mı olmak zorunda yahu? Bu sebeple bayılmalarım neredeyse öbür türlüsüne dönecekti. Sözün özü kızımız Kira'ya BA-YIL-DIM. Dobra, sözünü sakınmayan, olgun bir kızcağız. Ne istediğini biliyor. İdeal karakter vallahi. Mencheres'ime de anca böylesi layık olurdu zaten. Sonunda oğlanımız huzura erdi ya, bende o huzur içinde kitabımı kapattım. Yüzümde bir sırıtış hissettim ayrıca. :)

Mencheres'i sadece Gece Avcısından tanıyanlar; bunu okumalısınız! Ah yaralı Firavunumu birde bu haliyle görün .:))


Değerlendirme;


Kızıl Damla - Jeaniene Frost



Kitap Adı: Kızıl Damla
Yazar Adı: Jeaniene Frost
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Artemis
Seri Adı: Gece Avcısı Dünyası
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 421
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Bige Gündüz

Kitap beklentilerimin altındaydı. Tek tek ele alırsak; konu güzeldi, Spade iyiydi, Ian süperdi, aksiyon zayıftı, Bones&Cat çifti sanki bildiğim o çift değildi. Yazar ilk olarak seriyi kendi gözünden yazarak büyük değişiklik yapmış. Biz birinci şahısın gözünden okumaya alışmıştık onun romanlarını. Ayrıca çevirmen değişimini çok fazla hissettim bu kitaplarda. Başları hele faciaydı gibi bir şey. Neyse ki sonralara doğru bir toplama gösterdi de kitaba devam etmeye karar verdim.

Spade&Denise ikilisi iyiydi ama yazar çok fazla "Nayır,nolamaz!" larla doldurmuş hikayeyi. Aslında çok iyi başladı. Güzel bir gizemdi Raum konusu. Ama gel görelim ki kızımız ne zaman Spade'i aradı, o zamandan sonra anormal hareketler baş gösterdi. İki çiftimizde belki haklı olarak çekimserler birbirlerine açılma konusunda ama işin abartılması kabak tadı bırakıyor.

Ayrıca kavgalar bile eften püftendi. Yazar malzeme bulamamış hissi verdi. En sinir olduğum konu ise kızımızın sonunda ki kot kafalılığı. Kitaba doğru "Yuuuuh!" dediğimi itiraf ediyorum. Bu kadar saflıkta bir yere kadar ama! Sen git ailenden üç akrabanın öldürülmesine yol açan, bir iblisi kızdırıp onlara bunu yaptıran akrabasını, onu isteyen iblise geri gönderecek diye vicdan azabı duy?! Hele ki adamın yüzünden bir şekil değiştiriciye dönüşmene ramak kalmana da sebep olsun. Olacak iş değil ya...

Neyse lafı uzatmayayım. Kitabın konusunu yazan bir çok yorum bulacağınız için o kısımlarını atlayacağım. Benim çok eksiğini bulduğum bir kitap oldu. Umarım sizin için aynısı geçerli olmaz...

Değerlendirme;


Until the Sun Falls from the Sky - Kristen Ashley



Kitabın Adı: Until the Sun Falls from the Sky
Yazar Adı: Kristen Ashley
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: The Three
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 560
Çıkış Tarihi: 2012



Kitabı yazarın kitaplarına bakarken keşfetmiştim. Seri olmadığını görünce daha konuya bakmadan dalış yaptım. Sonra ne oldu? Seri çıktı! Neyse, bu konuda sızlanmayacağım. Açıkçası kurguyu sevdim. Şu ana kadar okuduğum vampir kitaplarına göre güzel değişiklikler bulunmaktaydı. Yazarın tarzınıda göze alırsak ikilimiz kitapta fazla ön planda. İşe fantastik öğeler katılmış aşk romanı demek daha doğru olur sanırım.

Erkek karakterleri her zaman ki gibi güçlü yapıdaydı. Kadın karakterimiz hakkında çok çelişkide kaldım. Bazen cidden bu kadar uzattığı için ondan nefret ettim. Bazen ise Tristan'a bende onunla küfür ederek eşlik ettim. Görünüş olarak nefretten aşka bir kitap gibi görünse de bütün sorun kızımızın keçi inadı yüzünden.

Biraz kitaba dair değişikliklere girersek; vampir kendilerini insanların evrime uğramış bir çeşidi gibi görüyorlar. Tabii doğruyu daha ileride okuyoruz ama bana saçma geldi o kısmı açıkçası. Burada ki vampirlerimiz güneşe çıkabiliyor, normal yemek yiyebiliyor, üreyebiliyorlar. Daha aklıma gelmeyen bir çok vampir miti ise diskalifiye edilmiş kitaptan. Kitabın temelini oluşturan ise beslenme zincirleri. Vampirler Seçilme adı altında beş yüz yıldır düzenlenen, seçkin ailelerin katıldığı baloda kendilerine "concubine" ediniyorlar. Siz bu "concubine"i metres olarak varsayın. Zira bir vampir niyetini açıklayıp, o kişininde rızası varsa anlaşmaya varıyorlar. Kadına veya erkeğe tüm lüks sunuluyor. Hatta anlaşmaları sonlandırıldıktan sonra bile, evlenmemeleri halinde bu desteği almaya devam ediyorlar. Adam o kişiden beslenip gidiyor. Cinsel bir şey olması yasalar gereği söz konusu değil. Ayrıca concubine'e sevgi gösterisinde bulunmak bile kötü gözle bakılan bir şey.

İş böyle olunca oğlanımız Tristan 20 yıl önce gördüğü güzelliğin en sonunda Seçilmeye katılmasıyla niyetini açıklamakta geç kalmıyor. Ama istediği, ihtiyaç duyduğu ise ondan beslenmekten ötesi... İşte sorunda burada başlayıp, kızımızın bu duruma direnme sancıları, bu süreçte Tristan'ı sevmeye başlamasıyla konseyin olayı didiklemesi arasında karakterlerimiz kendilerini bir kehanetin ortasında buluyor.

Böylelikle de serinin adı olan The Three kehanetini işleyecek olan yazarımız her kitapta o kehaneti gerçekleştirmeye bir nebze yaklaşacak kahramanlarımızı konu almayı hedeflemiş. Farklı bir şeyler arıyorsanız ve romance olsun taştan olsun diyen biriyseniz size göre bir kitap diyebilirim.

Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...