Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2013 Salı

Raintree: Sığınak - Beverley Barton


Kitap Adı: Sığınak
Yazarı: Beverly Barton
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Yayınları
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC/Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Sayfa çevirir gibi yenisine geçtiğim üçlemede sonuna vardım sonunda! Ve sanırım en büyük şokuda bunda yaşadım. Kitabı açar açmaz Dante ve Gideon'un kardeşin Mercy'nin kızının babasının en büyük düşmanlarının başı olan Judah olduğunu görmek beni şaşırttı ve beraberinde süper bir hikayenin vaadini de vermiş oldu.

Bir kere Judah'a bayıldım! Küstah mı küstah, dünyayı ben yarattım rahatlığındaki hareketleri, değerinden zerre şüphe etmeyen güveni, gülüşü kadar çarpık kelimeleriyle kalbime oku sapladı kerata. Sırf bu karakter yapısı yüzünden yazarın başka kitaplarına göz atma isteğiyle doluyum!

Mercy'e gelirsek kanatlı melek, zaten şifacı birde empat olması iyiliklerine yenilerini eklemiş. Doğduğundan beri uslu, sözden çıkmayan, insanlara karşı düşünceli hiç aykırı işlere karışmayan bu kızın yedi yıl önce hamile olarak bir anda ortaya çıkması insanları şaşırtmış tabii. Yedi yıl sonra Eve adında bir kızı olan Mercy kardeşleriyle aynı anda Ansara'lardan biri tarafından öldürülmeye çalışır. Tabii Judah olayı önceden öğrenmiş, ölümü benim elimden başkasından olmayacak diyerek uçağa atlayıp kızı kurtarmaya gelmiştir.

Yedi yıl önce kızdan kimliğini gizlileyerek ondan masumiyetini, sevgisini çalıp yerine yarı Ansara ve yarı Raintree bir çocuk bırakmış olan bu adamla karşılaşınca Mercy oldukça sinirlenmiştir! Bir de suikast girişiminden sonra en kötü kabusuna uyanmıştır. Judah kızının varlığından haberdar olmuş ve onun olduğunu hemen anlamıştır.

Eve de dersiniz doğduğu ilk günden beri babası dibinden ayrılmamış gibi bir bağrına basıyor, bir seviyor ki şaşılacak olay. Mercy bozuntuya vermeye çalışmasa da kızının bu kadar kısa sürede babasına bağlanmasına güceniyor. Üstüne üstelik adam kızını bir gün ondan almaktan bahsetme cüretini gösteriyordur!

Mercy ne kadar ayrı kaideden çalsada kitap boyunca Judah çatır çatır dediklerini ona yaptırmış, sonunda da dediği gibi kızı ve çocuğunu ana vatanına götürmüştür. Hikaye ve seride böylelikle kötülerin ölmesi, iyilerin mutlu sonuna kavuşmasıyla biter.


Daha fazlası için kitap sizi beklemekte...

Favori Alıntım;

"Bir Raintree prensesi olarak çevrene emir vermeye, çevrendekilerin de sana itaat etmesine alışık olmalısın ama ben senin hizmetkarlarından değilim. İkimizin ilişkisinde efendi benim, sen de benim gönüllü kölemsin."

Değerlendirme;



Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

29 Ağustos 2013 Perşembe

Raintree: Adalet - Linda Winstead Jones


Kitap Adı: Adalet
Yazar Adı: Linda Winstead Jones
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Yayınları
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC/ Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Kitaba heyecanla atılırken içinden serinin bitmesine severken birden bakıyorsun ki erkek karakter polis... Bu olay neşeme büyük bir dozda soğuk su etkisi yapması malesef ki benim iflah olmaz polisiye antipatim. Polisiye Aşklar iyi oluyor olmasına da erkek karakter kanunla savaşıyorken sürekli bir koşuşturmaca, kanunsal prosedürler, deliller, laboratuar sonuçları derken benim için kocaman bir sıkıntıdan patlama süreci bunlar.

Bu sebepledir ki elime aldıktan sonra  bir süre hikayeye temkinli yaklaştım. Bir kere bakalım Gideon ağabeyinin yükselttiği beklenti çıtasına yanaşabilecek miydi? Doğruyu söylemek gerekirse sonlara doğru yaklaşır gibi olmuştu... Uzun saç ve keçi sakallı tanımı hala işi bozuyor gerçi...

Buradaki Gideon'umuz elektrikleri soğurabilen bunla türlü şeyler yapmasının yanında her türlü elektrikli aletin düşmanı bir cinayet masası dedektifi. Briyantinlese saçları Memoli olacak bir tip canlandı gözümde maalesef...

Karşılarındaki katil ise tam bir psikopat! Şöyle her kurbanından vücut parçalarını hatıra niyetiyle alacak cinsinden... Ürkütücü olmasının yanında da Raintreelerin düşmanı olan Ansara klanından ve görevi Gideon ile kuzenini yaz dönümüne kadar ortadan kaldırmak.

Kızımız işe hikayeye ilk kurbanının olay yerinde Gideon'a yeni atanan ortak olarak çıkıyor. Gideon ekstra yeteneği olarak hayaletlerle konuştuğu için bir ortak istememesi çiftimizi çatışmaya sürüklüyor. Resmen bile bile birbirlerine işkence ediyorlar. Gelin başından kabul edin şu işi, sonunuz sevgili olmak işte.

Katiller, tılsımlar, gelecekten haberler derken Raintree serisi yine tam hız devam etmekte! :)

Favori Alıntım;

"Kahretsin Hope, keşke evde oturup kurabiye yapsan ya da iskelede bebeklerle güneşlensen ve..." "Bebekler mi? Birden fazla yani?"
"Eğer evlenirsek sonra..."
"Hani bu korkunç dünya çocuklara göre değildi?"
"Artık olanı geri alamayız. Emma'nın kardeşleride olmalı."
"Bir dakika..."
"Ben zana henüz evlenme teklif etmedim öyle değil mi?"

Değerlendirme; 

 
Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Raintree: Cehennem - Linda Howard




Kitap Adı: Cehennem
Yazar Adı: Linda Howard
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Seri Adı: Raintree
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: ARC / Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 224
Çıkış Tarihi: 2013
Çevirmen: Zeynep Arda


Harlequin'in Mystery serisine başladığına en çok sevinenlerden biri de benim sanırım. Seriye okuduğum yorumlara dayanarak bittikten sonra başlama kararı aldım ve bu kararımdan oldukça memnun olmuş bulunuyorum. Kitap öyle bir yerde bitti ki, gel de çık işin içinden!

Seriye özellikle severek okuduğum bir yazardan başlamak ise güzel oldu. Daha önce paranormal öğeleri çok hafif olan Linda kitapları okumuştum ama fantastik bir kitabından da pekala altından kalkabildiğini gördüm. Her zamanki gibi tipik alfa bir erkek karakterle karşımızdaydı Linda. Dante'ye o sebeple bayıldım. Muzur halleri, dokundurmalı cevapları ile hikayeyi daha ilgi çekici hale getirdi. 

Kızımız her zamanki gibi silik bir karakterdi kitapta. Çoğunlukla Dante tarafından oradan oraya sürüklenen bir bez bebek gibiydi. Ama sayılarla ilgili olan yeteneğini ilginç bulduğumu itiraf etmeliyim. Dante'nin gücünü kendi yararına nasıl kullanacağını öğrettiği yerler güzeldi. 

Hikayenin özüne gelirse kurgu güzeldi, ilgimi çeken bir çok noktayla doluydu. Ama bence kısa hikayelerden çok tam bir kitap malzemesi bulunuyordu. Kurguyu böyle harcadıkları için içim birazcık sızlamadı desem yalan olur! 

Hikaye gelirsek Dante Raintree, Raintree klanının başıdır ve Nevada'da ünlü bir kumarhane işletmektedir. Kumarhanesini nasıl yaptığını bilemediği bir şekilde dolandıran bir kadınla karşı karşıya gelmesinin arefesinde kumarhanesi büyük bir yangına kurban gider. Olaylar sırf bununla sınırla kalmamıştır, asıl hedef onlardır! Yaz dönümüne yaklaşan bugünlerde aralarındaki bu imkansız çekimi çözmeye çalışırlarken bir yandan da düşmanlarına kadar gözlerini açık tutmaları gereken bir macera onları bekliyor... 

Favori alıntım;

"Bu yaptığın insanlık dışı farkında mısın?"
"Neymiş insanlık dışı olan?"
"Tek kaşını kaldırman... İnsanlar böyle şeyler yapamaz, sadece cinler ve şeytanlar yapabilir." 
"Ben yapabiliyorum." 
"Ben de bunu söylüyorum işte."

Değerlendirme;



Bu kitap dürüst bir yorum karşılığında Harlequin Yayınları tarafından tarafıma gönderilmiştir.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Kaybolan Hatıralar - Helen Bianchin


Kitap Adı: Kaybolan Hatıralar
Yazar Adı:Helen Bianchin
Türü: Günümüz Aşk, Harlequin Classics
Seri Adı: Santanas
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: Paperback/ARC
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 112
Çıkış Tarihi: 2013/Nisan
Çevirmen: Ekin Sarı



11 Temmuz 2012 Çarşamba

Noel Aşkı - Jennie Lucas


Kitap Adı: Noel Aşkı
Yazar Adı: Jennie Lucas
Türü: Günümüz Aşk, Harlequin
Format: Paperback, ARC
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 112
Çıkış Tarihi: 2011 / Aralık



Kitap çok iyi olmasa da iyiydi. Adamın kızı acımasızca kullanış biçimi başta tepemin tasını gerçekten attırdı. Hele ki kızı patronu kovması ve buna sebep olanının Maksim olduğunu söylediği anda bunuda mı ettin be zalim demeden edemedim. Ama gerçek farklıymış orası ayrı. Kızımızın sonunda saçmalamasına da cidden sinir oldum. Be akıllım adam bildiğin başta sana kullanmak için yanaştı. Bir nevi kullandı da. İşten çıkmana, patronunun işlerinin bozulmasına senin lafınla sebep olmamış olabilir ama ben seni yanlış anladım diye ileride özür dilemenin alemi ne? Gurur mu yok sende kuzum.

Neyse birazda konuya deyineyim. Kızımız Grace baş karaterimiz Maksim'in düşmanının güvenilir sekretidir. Grace'in patronu Maksimden hem nişanlısını hemde çok büyük bir projesini çalmıştır. Genç adamda bunu ona ödetmek için Grace'i baştan çıkarıp sırlarını söylemesini kafaya koyar. Tek planlamadığı ise Grace'in gördünüğünden daha fazla masum olmasıdır. Bu yüzden planlarını bile iptal edecekken fikir değiştirir ve oyununa devam eder. Grace'i baştan çıkarrı, hatta ihtiyacı olan sırlarıda öğrenmiştir. Ama bunları kullanmaz. Tabii Grace bunun aksine inanmış ve Maksim ile eski nişanlısını otele girerken görüpte denilenlere inanmıştır. Hemen aile evine gider ve acı gerçekle; hamile olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalır. Maksim peşinden gelmiş ve evlenmeye zorlamıştır. Yeni çift kendilerini sorunların tam ortasında bulur.

Değerlendirme;






8 Mayıs 2012 Salı

The Ultimate Betrayal - Michelle Reid


Kitap Adı: The Ultimate Betrayal
Yazar Adı: Michelle Reid
Türü: Günümüz Aşk, Harlequin
Yayınevi: Harlequin
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 288
Çıkış Tarihi: 1995


"Barışmaları daha değişik olabilirdi puan oradan kıstım." demişim bitirdiğimde. Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra uzun bir yorum yazma şansı yakalayabildim. İçim sızlaya sızlaya okuduğum nadir kitaplar arasındandır. Konusu ise çok hassas. Aldatmak! Hele başlangıçta kitabın içinden öyle bir alıntı var ki içim orada başladı sızlamaya.

"Kesinlikle yapmak istememiştim. Sadece birine ihtiyacım olduğunda oradaydı..."

18 yaşında tazecikken adamla tanış, gözlerin daha toz pembe görüyorken hamile kal ve evlen. Altı yılda bir tana ikiz olmak üzere üç çocuğun olsun. Bu arada kocanı ihmal ettiğini ve görmezden geldiğin ipuçlarını bir akşam arkadaşın telefonda ortaya çıkarıp artık gözlerini açıyorsun. Adam eve geliyor. Yüzünden "Ben suçluyum" diye bağıran bir ifadeyle. Anlıyorsun, bildiğini öğrendiğini. O anda boşluğa düşüyorsun sadece. Hissizleşiyorsun. Kocan ise şaşırıyor. Bağırmanı, ağlamanı bekliyor çünkü. Nasıl kırıldığını anlatmanı.

Sen yıkılmayınca, o yalvarışlara başlıyor. Söz, yapmayacağım! Bir daha olmayacak! Kalkıp gidiyorsun oradan. Yıllardan sonra ilk o gece kocandan ayrı yatıyorsun. Dayanamıyorsun yüzünü görmeye, bırak beraber yatmayı! Ama bu hareketinin getirdikleriyle karşılaşıyorsun ertesi sabah. Küçük kafalarının içinde büyük akılları olan iki çocuğun farkediyor bu değişimi. Sen ne kadar yüzüne o "herşey yolunda" gülümsemesini taksan da, hissediyorlar, görüyorlar. Aileni ise ayırmak aklından geçiyor ama yapamıyorsun. Kocan ise seni kendi evinde köşeye sıkıştırılmış bir hayvan gibi hissettiriyor. Kendine ait alana ihtiyaç duyuyorsun.

En kötüsü ise aranızda kıvılcımın herşeye rağmen yitmediğini farkediyorsun. Kendi vücudun tarafından ihanete uğradığını hissediyorsun. Ondan sonra ufak ufak umut zerrecikleri doğuveriyor içinde. Ne kadar engellemeye çalışsanda fayda yok. Öyle bir zaman geliyor ki, olaylar tam anlamıyla konuşulup halledilmese de, az da olsa bir huzuru kavuşuyorsun.

İşte o huzuru "öteki" kadın evi arayarak yerle bir ediyor. Birde olayın üzerine tekrar hamile olduğunu öğrenince çıkmaza giriyorsun." Bundan sonrasını pek hatırlamıyorum. Zaten sonunu beğenmediğimden aklımda kalmaması doğal ama ben bu kitabın diğer herşeyini sevdim. Diyalogları, karakterleri olsun süperdi. Yazarı çok severim ve bir kere daha kendini bana kanıtladı. Bu güzel kitabı okumama sebep olan ablama ise çok teşekkürler. :)

Değerlendirme;

 4.5/5 




Turan Prensi - Maisey Yates




Kitap Adı: Turan Prensi
Yazar Adı: Maisey Yates
Türü: Günümüz Aşk, Harlequin
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Format: Paperback / ARC
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 112
Çıkış Tarihi: 2012


Kitabın konusuna kapıldım aslında. Bir kadın tüp bebek yoluyla hamile kalmaya çalışıyor, üçüncü deneme de sen git bir prensin bebeğine hamile kal! Olacak iş değil :) Ama olmuş kitapta işte. Kızımızda yıkılmış bir ailenin fertlerinden olunca, bu yıkımda kardeşinin hastalığı yüzünden olduğundan kazara bu kişinin örneğiyle hamile kaldığını öğrenir ve adamın ismini arkadaşı vasıtasıyla öğrenip kapısına gidiyor. Niyeti evlilik, para vs değil. Sadece normal donörlerden olmadığından bazı testler eksik, bebeğin sağlığından emin olması için adamın onları yaptırması gerek. Ama adamın bu çocuğun kendi olduğunu öğrendiğinde ki tepkisi umduğundan farklı oluyor. 

Adam Turan'ın veliaht prensi çıkıyor. Karısı hamile kalamadığından tüp bebek tedavisi için örneği bırakmış, laboratuarda donör olarak karıştırınca bu olaylar olmuş. Yalnız karısı iki yıl önce ölmüş ve adam hala çocuk hasretiyle yanıp tutuşmakta. Kadınında evlenmeye sıcak bakmayacak bir tip olduğunu anlayınca hemen kızı kandırıp kendi ülkesine götürür. Ama çözülmesi sorun bir tek anne, baba olmaları değildir. Peki ya aralarında ki bu çekime ne denmelidir?

Böyle konusu ilginç gelse de kitabın başında hissettiğim o heyecan ortalarda sönmeye başladı. Ne kadar sonda bu olayı yazar toplayabilse de iş işten geçmişti benim için. Erkek karakterin kızı öyle dank diye soyutlamasına ise sinir oldum. Adamın bu sebebini anladım ama ne bileyim yine de ah ben burada bu kadından kendimi hem fiziksel hemde ruhsal olarak uzaklaştırmalıyım komutuyla hareket edilmiş, yapmacık bir sahneydi. Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Birini sevdim biri ise idare eder buldum. Yargılamak için bir üçüncüyü okumam lazım sanırım. :)


Değerlendirme;


31 Mart 2012 Cumartesi

Yasak Gece - Olivia Gates




Kitap İsmi: Yasak Gece
Yazar: Olivia Gates
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 112
Çıkış Tarihi: 2011











Türkçe Yorum;

Çocukların geçtiği hikayelere hep ayrı bir zaafım vardır. Bu hikayeye de merakla başladım. Bir arkadaşım okumuş ve sevdiğim söylemişti. Benimde hoşuma gitti açıkçası. Bu hikayelerin genelinde olduğu gibi entrikalı bir hikayeydi. Tek sıkıntım bence oğlumuzun geçmişini daha çok anlatılması ve bunun üzerinden okuyucunun duygulanmasını istememdi. Onun dışında diğer bu tip hikayelerin haricinde çocuk bir araç olmaktan çok hikayede benimsenmişti. Çok sevdim Alex'i. Kızımızın abilerinin çiftimizin arasına girmesine ise çok kızdım. Neyse ki kitabın sonunda bana kahkaha attırmayı becerebildiler. Kitapta Aris herkesin önünde dizleri üzerine çıkıp kıza evlenme teklifi tekrarlıyor. Kızımızın kardeşlerinin tepkisi,

"Tamam. Bu-oldukça rahatsız edici bir şey," dedi Lysandros.
"Bu aşk dolu sahne hayatımda gördüğün en korkunç sahne. Sarantos gibi bir adamı böyle görmek insanın tüyelerini ürpertiyyor," diye ekledi Damon.
Nikolas onaylayarak başını salladı. "Bundan sonra çekici bir kadın gördüğümde yolumu değiştireceğim. Aynı şeyin benim başıma gelmesini kesinlikle istemiyorum."
Aris onlara sırıtarak baktı. "Bence dizlerinizin üstüne çöküp aynı şeyin başınıza gelmesi için dua etmelisiniz; çünkü hayatınıza anlam katabilecek tek şey bu."
Erkek kardeşleri onlarla alay ederek gözlerini devirdiler.
Damon hayretle kız kardeşine baktı. "Demek ki küçük kız kardeşimiz en büyük canavarını evcileştirebilecek güce sahipmiş."

Sahne bu ve çok tatlı buldum. Ayrıca bu laflarından sonra şu beyefendilerinin bu sözlerini kendi kitapları olarak yutmalarını isterim :)

Konumuza gelirsek Selene Louvardis'in babası ölmüştür ve cenazeye en büyük düşmanları Aris Sarantos gelir. İlginç bir şekilde adam bu kayıba üzülmüş gibi görünüyordur. Bir tek Selene ile konuşur ve oradan çıkar. Selene ise herkes gittikten sonra evine gitmek için arabaya binecekken onu görür. Hala orada bekliyordur. Oteline bırakma teklifinde bulunur ve Aris arabasına biner. Ne kadar içinden o senin düşmanın bas git işine desede iç sesini dinlemez ve otel odasına çıkıp yemek yeme teklifini kabul eder ve bunun akabinde hafta sonlarını beraber geçirirler. Kızımız sonra hiçbir şey demeden çekip gider ama bir ses seda bekliyordur oğlumuzdan. Adam ise tepkisini ülkeden çıkarak gösterir. Aradan 18 ay geçer. Aris tekrar aynı pozisyonda, Louvardislerin evinin önündedir. Bu sefer bir davete gelmiştir. Selene'nin abisiyle sorunlarını tartışırlar ve o sırada Selene'yi görür. Bu sefer onu elinden bırakamayacağını biliyordur. Kız onu sert bir şekilde reddeder ama Aris geri basmaya niyetli değildir. Kızı takip eder ve bunun sonucunda 10 aylık bir oğlu olduğunu öğrenir. Hayatının şokunu yaşayan Aris baba olmaya hazır mıdır? Ya da bir eş olmaya?

English Review;

I have fond of accidentally-pregnant-heroine stories and I'm curious about this book when I started. One of my friend read and love it. Actually I like it too. Story contains lot of plot and this is a requirement such as like this books. My only distress is not to be told more of hero's past. I want to be emotional when I read why his is such a man. Yes, I'm touched with story but not quite I like to be. Otherwise I'm glad writer not to use a child for hero and heroins gathering. I love baby Alex. And I pissed of because heroines brothers broke between the lovers. Fortunately they made me laugh in the end.

And this is my favorite scene;
Lysandros was gaping at them. “All right. This is…disturbing.”
Damon snorted. “Tell me about it. This love thing is now officiallythe scariest sickness I’ve ever seen.
Seeing Sarantos of all men in this condition is definitely creepy.”
Nikolas nodded his emphatic agreement. “It’s enough to make me run the other way the next time I see
an attractive woman. Idon’t want this to happen to me.”
Damon shuddered dramatically. “You and me both.”
Aris smirked at her brothers. “You better get down on your knees and pray this, or even a fraction of
this, happens to you. It would be the one thing that would make your life worth anything.”
Her brothers rolled their eyes as if on cue.
Damon then looked at Selene in open amazement. “And to think our kid sister has the power to tame
the world’s biggest monster, have him on a leash purring and rolling over this way.”

Thank you Olivia for writing us such a lovely book :)

Değerlendirme;


30 Mart 2012 Cuma

Kocam Böyle İstedi - Linda Lael Miller







Kitap İsmi: Kocam Böyle İstedi
Yazar: Linda Lael Miller
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 224
Çıkış Tarihi: 1999






Severek okuyupta, sonunda yüzümle bir gülümsemeyle bitirdiğim bir kitap oldu benim için :) Hikayemiz kızımızın iki yıldır dul olması ve bir gece çok sevdiği ölü kocası tarafından uyandırılmasıyla başlıyor. Evet yanlış duymadınız adam ölü ama bir çeşit hayalet gibi iletişim kuruyorlar. Kadına Harry adında bir arkadaşının ona çek bırakacağını, o adamla evlenipte ondan 2 çocuğu olacağını söylüyor. Tabi kız daha adamın gerçek olup olmadığının verdiği şokla bunlara kulak asmıyor. Ama hemen ertesi gün adam Harry onunla iletişim kurunca işler ilginçleşmeye başlıyor. Çiftimiz hızlı bir birlikteliği başlıyor ama kızımızın bir gün Harry'e kocasının hayaletini gördüğünü söylemesi işleri sarpa sarıyor.

Heleki bu olayın akabinde bir gün kızı kocasıyla konuşurken gördüğünde sen evlenmeye hazır değilsin daha kocanı kafanda bitirememişsin diyip uzaklaşıyor. Ama kız hamile. Bir ay adama mühlet versede baktı bu adamın adım atacağı yok ben adım atayım diyip yanına gidip açıklıyor durumu. :) Kitap burada bitmiyor ama gerisi için kitabı okumanızı şiddetle öneririm. Soluksuz okudum denebilir. Güzeldi. Hem ağlattıracak kadar duygulandığım, hemde kahkaha attığım yerler oldu... Yazarı bir daha kesinlikle okumaya niyetliyim.

Değerlendirme;


6 Mart 2012 Salı

Kumarbaz Aşk - Nora Roberts



Kitap ismi: Kumarbaz Aşk
Yazar Adı: Nora Roberts
Yayınevi: Harlequin
Türü:
Günümüz Aşk
Seri Adı: MacGregor
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 10
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 224

Çıkış Tarihi: 2012


Okumadan önceki tepkim;

Bu kitap polisiye aşk gibi durmuyor. Yazara son bir şans veriyorum. Eğer buda zevkime hitap etmezse Nora Roberts defterini ebediyete kadar kapatıyorum.

Okumadan sonraki tepkim; 

Sanırım bu yazarın hiç bir zaman sırf aşk yazdığını göremeyeceğim. İlla ucundan bucuğundan bir gerilim, macera, kaç, kovala olacak! Tarzı böyle tabii ama ben yazarı o kadarda zevkle okuyan biri değilim. Bu kitabı diğer okuduklarıma göre bir nebze daha aşk önde olanlarındandı. Başları gayet güzel başladı. Justin karakterini sevdim. Kızımız ile kavgaları filan eğlendiriyordu. Özellikle kızın babasının olduğu sahneler evlere şenlikti ama kitabı karakterleri dışında sevemedim o kadarda. Diğer okuduğum kitaplarına nazaran iyiydi ama yazara karşı ön yargı mı gelişti bende bilinmez sevemez oldum kitaplarını. Bir daha da okumayı düşünmüyorum bu yüzden. Ayrıca örselemek kelimesi gözüme çok battı kitapta. Çok fazla geçiyor öpüşme sahnelerind. Sanki duruma oturmadığını veyahut pot durduğunu düşünüyorum.

Konumuza gelirsek Serena MacGregor o kadar gördüğü eğitimde sonra bir cruz gemisinde çalışıp insanları tanımak istiyordur. Pek sevgili iskoç babası bu işe itiraz etsede kısa sürede herkes durumu kabullenir. Yada kabullenmiş gibi gözükmektedir. Zira Serena'nın son yolculuğuna katılması için genç bir arkadaşını kandırır. E tabii oğlanımıza kızının orada çalıştığını söylemez. Justin ile Serena kumarhanede ilk karşılaştıklarında bir çekim oluşmuştur. Ondan sonrada adam kızı her fırsatta yakalamaktadır. Daha kızın Daniel MacGregor olduğunu olmadan peşini bırakmamaya karar vermiştir. Ama her zaman ki geçmiş işlere gölge düşürür.

Değerlendirme;


23 Şubat 2012 Perşembe

A Durable Fire - Robyn Donald



Kitap ismi: A Durable Fire
Yazar Adı: Robyn Donald
Yayınevi: Harlequin
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: İngilizce / Servet Avcısı adıyla Türkçe'ye çevirilmiştir.
Sayfa: 189
Çıkış Tarihi: 1991


Öhöm paslanmışmıyım ne yazmakta :) Öncelikle kitap kızımızın soğuk bir dalyan olarak tanımlanan Kyle tarafından havaalanına bırakılması ve uçağa binip artık tak diyen sinir hücrelerinin saldırısına uğrayıp uçakta zırıl zırıl ağlayıp içini 40 larında bir adama dökmeye başlamasıyla olaylar start alıyor.

Hikayemizin İçerdikleri;
1.Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık iyi mi kötü belli olmayan maçoluğun, alaycılığın, zalimliğin, zenginliğin kitabını yazmış bıçkın delikanlı bir baş erkek. (Kyle)

2. Omurgasız, bencil, dünyaya pembiş gözlüklerle bakmış kazık kadar olmuş 22 yaşında olan kızımızı sevdiğini sanan, kızımızında sevdiğini sandığı, biricik şımartılmış evlat ve baby brother Ryhs.

3. Küçük oğluyla aşırı yakın ve onu istediğiyle evlendirmek isteyen, bu yoldada kızımızın evde istenmediğini hissettirmekte üstüne bulamayacağınız cadı kaynana tipi.

4. Omurgasızı sevebilecek kadar yüce gönüllüğe sahip, temiz aile kızı Danielle (Adı yanlış olabilir :D)

5. Bahtsız, zavallı, çabuk kanan, saf ve pak taze 19luk kızımız.


Hikayemize gelirsek kızımız bir tatilde bu omurgasız Ryhs ile tanışır ve üç hafta sonra bizim oğlan evine döner ama kızın evini ziyaret etmesinde ısrar eder. Bizimkide pespembe hayallerle gidipte havaalanında 2 saat bekletilince bir soğuk su etkisi olmuştur o hayallere. Birde onu karşılamaya geçte olsa gelen Rhys değilde büyük abisidir. Tabi adam şöööyle bir baktıran cinsten olunca arada bir kıvılcım kaçağı olmuştur ama ikili bunu çaktırmaz. Zaten adam mendebur aksinin teki. Habire laf sokmaktan başka bir iş yaptığı yok. Eve giderler. İkinci raund başlar. Süper kaynana bildiğin kızı nüfus memuru gibi hesaba sokar. Kızımız gene ya sabır çekerek nazik davranır. Ama Ryhs'ın bu duruma gık dememesi sabrını taşırır ve oğlanı kenara çeker ve şikayete başlar. O zaman dank eder kıza. Bu saftirik onu zorla evlendirmekten kaçmak için bir araç olarak kullanıyordur. Kız allahın verdiği aklı kullanmayarak bu oyunu devam ettirir ve onu cehennem gibi günler beklemektedir.

Kyle ile arasındaki kaçak elektrik alev alır bir gün ve adam bunu uyarır. Kızım yolumdan uzak dur yoksa bu işin sonu yatakta biter der. Kızda zaten adam için hissettiklerinden utanmakta olduğundan adamdan köşe bucak saklanır. Ama bu sefer oğlan bir bahanelerle kızı gezdirmeye at binmeye götürür. Gene böyle günlerden birinde kıza hemen yarın gitmesini, bu saçmalığın - kardeşiyle nişanlılığının- yeterince sürdüğünü ve artık bir son verilmesi gerektiğini söyler. Yoksa bu işe kendi bir son verecektir ve o yöntemlerdende çok zevk alacağını dile getirir.

Kızımızda eve gidince ertesi gün ayrılmaya niyetlenmiştir. Ama kurguya, yazar uyuzluk edecek, bize tırnaklarımızı yedirecek ya! O gece Ryhs sarhoş olur. Yemekten sonra kız odasına çıkacak ben eşlik edeyim deyipte yatakta sızmasın mı! 2 saat sonra uyanıp defolup gidiyor odadan ama ah artık çok geç. Kız giyinip yatağa girmesinden salise sonra odada Kyle biter. Ryhs'a veda şekli yüzünden onu cezalandırmaya gelmiştir. Kardeşiyle aralarında bir şey geçtiğini sanıyordur. Kız anlatır gerçekleri ama Kyle dinlemez. Amacına kızın isteksizliğine rağmen ulaşır. Sonradanda kız bırakmaz onu. Bu da işin tuhafı işte neyse. 2 gün sonra Kyle kızı uçağa bindirip postalar.

Kızımız uçaktan indikten sonra Kyle'ın onun için kayıt yaptırdığı otele gider ama bir gece kalıp çıkar oradan ve iş aramaya başlar. Salak Ryhs için caaaanım işinden vazcaymıştır. Sonracığıma efenim 10 gün sonra ajans bizim kızı bir iş görüşmesi için çağırır ve görüşmek için girdiği odada uçakta derdini döktüğü adamı bulmaz mı! Adam ilk başta kızı oğlanla barıştırmaya çalışma gibi bir manevra yapsada sonra asıl niyetini açıklar. Doktorlar 3 4 yıl içinde öleceklerini demişmiş çocuğu yokmuşmuş bizim kız onunla evlenirmiymiş. Benim şokumla evlendiler bide kızları oldu mu! - son dakikaya kadar o çocuğun Kyle dan olduğu ümidini taşıyan benin gerçekler karşısında ki hayal kırıklığını siz tahmin.- Hikaye o günden beş yıl sonrasından devam ediyor.

Bu uçaktaki adam yani Dan ölmüş bizim kız iki yıldır dul. Kızıda dört yaşında. Fijide cillop gibi villasındaki yan komşusunun canı parti çekmiş vermiş ve misafiride var. Zaten anladınız o misafiri. İşte bunlar birbirlerini gördüklerinde gene efendime söyleyeyim bir alev bir alev ki uf :D Bizim oğlanda yalnız hiç bir düzelme yok. Gene aynı pislik tavırlara tam gaz devam hani :D Son ana kadarda aynı şeyleri yapıyor. Sonra 360 derece dönesi geldi de hikaye happy endine kavuştu :D

Değerlendirme;


Çöl Sıcağında - Maisey Yates


Kitap ismi: Çöl Sıcağında
Yazar Adı: Maisey Yates
Yayınevi: Harlequin
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 112
Çıkış Tarihi: 2012

Bu ay ki okuduklarımın arasında en sevdiğim hikaye! Çiftimizin arasında tutku bence güzel işlenmişti. Şeyhli olmasıda cabası. :) Kızımızın azıcık etraf görüp gezmek istemesine, özgürlük tatma arzusunda olmasını anlasamda bir yerden sonra çok çocukça geldi bu tavırları açıkçası. Erkek karakterimizi ise sevmemek elde değil.

Konumuza gelirsek, olaylar Isabelle'nin bir ülkenin prensesi olması ve ailesinin istediği adamla evlenmesinden bir ay önce evinden kaçıp dünyadan bir yerler görmek istemesi üzerine başlıyor. Nişanlısı ise peşine erkek kardeşini takar. Adham kız ona kardeşinin nişanlısı olduğu için haram olduğu arzular. Ama kendini tutmaktadır. Ne zaman ki artık sınıra gelir kızı alıp evine götürür. Kızı ağabeyinin korumasına bırakıp kaçacağını sanıyordur ama yanılacaktır. Ama ağabeyi evlenene kadar zamanını sevgilisiyle geçirmek için evlerinden birine gitmiştir. Adham'ın sabrı baya bir sınanacaktır.

Değerlendirme;



Karnaval Gecesi - Jennie Lucas

Kitap ismi: Karnaval Gecesi
Yazar Adı: Jennie Lucas
Yayınevi: Harlequin
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 112
Çıkış Tarihi: 2011

Rating; 3.5/5

Hikayenin başı güzeldi. Değişik bir başlangıç olmuş. Bu tip konulara göre adam şak diye çocuğunu tanıyamaması, oraya farklı bir sebepten gelip kadına teklifte bulunması kurguları güzeldi. Ama ne zamanki adamın niyetlendiği oyunu oynamaya başladılar nedense kitabın benim nezlimce temposu düştü. Başında beş verebileceğim bir kitabı üç buçuk gibi bir puan vererek bitirdim. Bunda ki etkenleride pek anlayamadım. Erkek karakterin laflarının bana çok ters gelmesi belkide nedenlerden biri olabilir.

Hikaye Laura'nın beş yıldır sekreterliğini yapıp bir yıl önce beraber olduktan sonra ayrıldığı patronunun kardeşinin düğünde boy göstermesiyle başlıyor. Laura adamın oğlunun varlığını öğrendiği için burada olduğunu sanarak telaş eder ama adamın oğlundan haberi yoktur ama kadına bir teklifi vardır. Babasının şirketini geri almak adına kadının bir gecelik ona aşık rolü yapmasına ihtiyaç duyuyordur. Bu rol için kendisine bir milyon vermeye niyetlidir de. Zor durumda olan ve kendine yediremesede kalbinde hala bir umut taşıyan Laura Gabriel'in teklifini kabul eder ama çocuk ve aşk istemeyen bir adamla nasıl baş edecektir?

Değerlendirme;


İntikam Yemini - Kate Carlisle

Kitap ismi: İntikam Yemini
Yazar Adı: Kate Carlisle
Yayınevi: Harlequin
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 112
Çıkış Tarihi: 2011

Rating: 3.5/5

Hoş bir kitaptı. Kardeşlerin deli gibi evlenmekten korkmaları. Bu tür konulardaki dialogları. Hele ki üvey anneleri hakkındaki diyalogları komikti. Kızımızın intikam unsurunu fazla yansıtamadığını düşünmekteyim. Çok çabuk korumasını düşürdü bence.

Hikayemiz üç evlatlık çocuklardan biri olan Adam Duke'ün önemli bir anlaşma arifesinde özel sekreterinin işten ayrılması üzerine yerine birine yerleştirip bu kadını ilk görüşte vurulmasıyla başlıyor. Tam da bu olayın ertesinde üvey kardeşlerinden birinden annesinin artık onları evlendirmeyi kafaya koyduğu ve bu uğurda bir çok arkadaşıyla kafa kafaya verdiğini duyması onu tedirgin etmiştir ama tatlı Trishten öyle şeyler beklememektedir. Bir gün kız telefonda konuşurken tamda kardeşinin annesinin söylediğini duyduğu sözleri sarf ettiğini duyunca şaşırmıştır. Ama kararlıdır. Kızı ava giderken avlayacaktır.



Değerlendirme;






Anlaşmanın Mührü - Emilie Rose



Kitap ismi: Anlaşmanın Mührü
Yazar Adı: Emilie Rose
Yayınevi: Harlequin
Türü: Günümüz Aşk
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 112
Çıkış Tarihi: 2011

İsmine ve konuya bakarak bir hevesle hikayeye başladım. Evlilik ve çocuklu hikayelere zaafım var malum. Ama sonunda bu yönden umduklarını bulamadılar ya hayal kırıklığına uğradım denebilir. :) O yüzden orta halli bir hikaye oldu benim için.

Hikaye kızımızın yanılmıyorsam 7 yıldır boşandığını sanıp gerçekleri tamda bebek istediği bir dönemde öğrenmesi üzerine yıllar önce kocasının sperm bankasına bıraktığı örneği talep etmesiyle başlıyor. Adama hemen haber gidiyor. O da eski karısının kendini karısı diye tanıttığına mı, çocuk istediğine mi, özellikle onun çocuğunu istediğine mi şaşırsın bilememiştir. Örneğin yok edilmesini söyler ve hemen kardeşine gidip boşanma belgelerini ne yaptığını sorar. Gerçek ortaya çıkar. Yedi yıldır boşandığını sandığı halde hala evlidir. Ve herşeyden önemlisi karısını hala sevdiğini anlar. Onu bu sefer bırakmaya hiçte niyetli değildir.

Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...