Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2014 Perşembe

I Stand Before You - S.R. Grey








Kitap Adı: I Stand Before You
Yazar Adı: S.R. Grey
Türü: New Adult, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Judge Me Not
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: ARC / E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 410
Çıkış Tarihi: Eylül 2013
Reyting: 3.5 / 5




Lately I realize I have a new favorite genre. I always love reading Erotic novels because of that YA genre is not quite what I required. With new stream NA is turning out to be everything I need in a book.

When I first start the book I really confused with the beginning. Couldn't understand awhile. This influence my reading process.

It's a second-chance story. Both character had a really awful past and trying to find a new path for themself. I really admire them for their choice to be better than before. It's a salvation they seek. Found it between their arms.

Time a time I moved by story. It's really tragic what happens. But I couldn't I love the character. Story is the one impress me. And I can say author did a great job about getting emotional her readers. I really like dialogues.

Here is my favorite;

As I stand before you, judge me not.

&&&&&

Son zamanlarda yeni bir favori türüm oldu. Her zaman Erotik kitapları okumayı sevdiğimden YA kitapları pek istediğimi karşılayamıyorlardı. Yeni New Adult akımı ise kitaplarda tam da aradığım şeye dönüştü.

İlk okumaya başladığımda biraz kafamın karıştığını söylemeliyim. Bir süre olaylara, okuduğuma anlam veremedim. Bu da doğal olarak okuma sürecimi etkiledi.

Bu kitap bir ikinci şans hikayesi. İki karakterinde çok zorlu bir geçmişleri olmuş ve kendilerine yeni bir yol bulmaya çalışıyorlar. Bu kararları yüzünden onları takdir ettim açıkçası. Aradıkları bir kurtuluştu ve bunuda birbirlerinin kollarında buldular.

Zaman zaman hikayede beni etkileyen yerler oldu. Olanlar cidden trajikti. Ama karakterlerimizi sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Beni etkileyen hikayeydi. Yazarımızın okurları duygusallaştırmakta iyi bir iş çıkardığınıda söyleyebilirim ayrıca. Diyalogları cidden beğendim.

Favori Alıntım;

As I stand before you, judge me not.

7 Aralık 2013 Cumartesi

ÜKG Blog Tur | Kırık Camlar Üzerinde Dans - Ka Hancock


07.12 | Romancekolik - Yorum
07.12 | Yorumbaz - Ön Okuma
08.12 | Kitap Esintisi - Yorum
08.12 | Zimlicious - Kitap Hakkında
09.12 | Sevgili Kitap - Yorum
09.12 | Kitap Hayvanı'nın Günlüğü
10.12 | Kitab-ı Sevda
10.12 | Kağıt Kız





Kitap Adı: Kırık Camlar Üzerinde Dans
Yazar Adı: Ka Hancock
Türü: Dram, Romantik
Yayınevi: Feniks Kitap
Format: ARC/ Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 490
Çıkış Tarihi: Kasım 2013
Çevirmen: Müge Hestbaek
Değerlendirme: 4 / 5








Bazı kitaplar sizinle kalır derler ya sanırım bu kitap duygusal açıdan benimle kalacaklar arasında. Benim için hassas bir nokta olan kanser ve bipolar bozukluğu olan çiftimizin yaşadıkları zorluklar konu alınıyor. Kitap okuduğum süreçte hep kurgu ve aşk romanları okumuş biri olarak hüzünlü, mutlu sonu olmayan şeylere gelemiyor, aşırı etkileniyor, etkisinden de bir süre kurtulamıyor iken buluyorum kendimi.

Bu sebepledir ki hep temkinli yaklaşmışımdır bu türde kitaplara. Ama bu kitapta beni çeken açıkçası bipolar bozukluğu olan erkek kahramanımız Mickey'di. Daha önce Katy Evans'ın Real adlı kitabında karşıma çıkmış ve oldukça ilgimi çekmişti. İşe birde toz pembe değilde realistik bakış açısıyla bakmak istedim. Ve okuduklarım karşısında yüreğime burkuldu.

İki genetik hastalığı olan insan yaşayacakları zorlukları bilerek beraber bir hayat geçirmeye çalışıyorlar ve pes etmeden çoğunlukla düşe kalka da olsa 10 yıl geçiriyorlar. Sonra kadın karakterimiz hamile olduğunu öğreniyor ve beş aylık hamileyken akciğer kanserinin ileri safhasına geldiği haberi ona veriliyor.

İş böyle olunca kime empati duysam şaşırmış bir durumdaydım. Kızımız hamile ve hemen tedavi olmak istiyorsa çocuğunu kürtaj ettirmek zorunda... Mucize gibi hayatlarına giren bu çocuğu...
Mickey ise hayatının aşkının ölebilecek olması ihtimali bile dengesinin bozulmasını, çıldırmasını, hastalığının kötüye gitmesini sağlıyor.  Karısı olmadan bir çocuğun sorumluluğunu alma düşüncesi bile onu öldüresiye korkutmakta.

Yazar aynı zamanda bize insanların bencillik, kardeşlik, sorumluluk ve çaresizlik duygularını gayet güzelce işlediğini düşünüyorum. İnsanın her zaman mükemmel olmayacağını, bazen tamamen bencil olabileceğinin örnekleri de farklı bir zorlukla gözler önüne serilmiş oldu.

İtiraf edeyim sonlara doğru mutlu olur sonu diye salakça bir ümit taşıyan ben, son sayfalarına bakıpta ne olacağını öğrenmek istememişti. Şimdi acaba baksaydım da kendimi az da olsa kahrolmaktan kurtarsamıydım diye düşünüyorum.

Çevirisine gelirsek bence baya bir yazım ve çevirisi hatası buldum. Onun dışındaki yerler güzel çevirilmişti ama editi daha detaylı yapılsaydı keşke diye düşünmedim değil.


ÇEKİLİŞ!

a Rafflecopter giveaway


Katkılarından dolayı Feniks Kitap'a teşekkür ederiz!

30 Kasım 2013 Cumartesi

Thoughtless Serisi - S.C. Stephens





Kitap Adı: Thoughtless, Effortless, Reckless
Yazar Adı: S.C. Stephens
Türü: Günümüz Aşk, Dram, New Adult
Yayınevi: Gallery Books
Seri Adı: Thoughtless
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 544, 510, 546
Çıkış Tarihi: Haziran 2010, Mart 2011, Mart 2013
Değerlendirme: 4 / 5


Öncelikle seriye başlama sebebim olan Sevgili Kitap'a teşekkürlerimle yazıma başlamak istiyorum. Kendisinin ilk kitap için yorumunu ise buradan bakalabilirsiniz!

Şimdi gelelim nam-ı romance okurlarınca pekala bilinen Kellan Kyle gibi bir karakteri olan Thoughtless serisine. Öncelikle yazarımız bence aradığım ve aramadığım her şeyi bu seride toplamış. Neler mi göreceğiz?

* Aşk üçgeni
* Aldatma
* Güven sorunu
* Kıskançlık
* Aşk
* Duygusallık
* Şehvet
* Çaresizlik
* Dostluk
* Öz güven eksikliği
* Sorunlu geçmiş - Son zamanların olmazsa olmazlarından! -
* Şöhret olmanın kötü getirileri
* Fanların çılgınlığı
* Paparrazi dedikoduları
* Ateşli tartışmalar
* Ateşli sahneler
* Sevdiğini ellerin kollarında görme
* Aldattığın adamdan suçluluk duygusuyla ayrılamama

ve daha şu an aklıma gelmediğim bir sürü olay örgüsüyle sarmalanmış bir üçleme var karşınızda.


Baştan içeriğe dair başlıkları verdiğim için oturup konuyu anlatmayacağım. Ama ben gibi aşk üçgeni yüzünden seriyi çöpe de atmayın derim. Ben az kalsın öyle bir hataya düşecektim. Bu konudan rahatsız oluyorsanız sizi daha da çok rahatsız edecek ayrıntılarla dolu bir kitap ama yansıttığı aşk ve duygular çektiğiniz tüm sıkıntılara değer. Size "hissettirecek" bir kitap arıyorsanız, işte buldunuz!

Kellan Kyle zaten biz okurlara okumamız için yeter de artar bile! Daha önce okuduğum karakterler gibi alfa değil ama gönlümde ayrı bir yer edindi. Nasıl duygusal, tatlı, seksi, laflarıyla insanı eriten, dengesiz, manyak bir şey okumanız lazım. İlk kitapta zaten oğlumuzu çoğunlukla değil duygusala bağlamak, dibine vurmuş halde buluyoruz.

Keira adlı zamane kızlarından bir karakterimiz var ki mevlam düşmanımın başına vermesin böyle gereksiz, salak, süzme varlığı! Ama gel görün ki Kellan gibi bir taş bu eziğe kapılıyor. Bir gönül bu ota da konar b..... vakasıyla daha karşı karşıyayız anlayacağınız. Hatta burda daldan dala da konuyor benden söylemesi!

İlk kitap serinin en soluksuz okunacak kitabıydı bence. Ben çoğu yeri nefesimi tutarak şaşırarak, yok artık diyerek geçirdim. Bolca sinir krizine girdim. Sevgili Kitap'ı arayarak bolca yakındım, dövündüm. Bu sebeple tam bana göre bir kitaptı. Malum mazoşistliğimin getirisi olarak beni delirten kitaplara hep bir zaafım olmuştur. Üstelik Consequences serisinin üzerine okumam ise süper bir seçimdi benim gözümde.

Yazarın bir de süper bir özelliği var. Kitapları hiç bir zaman konu olarak havada kalmış şekilde bitirmiyor. Aman öbür kitabı yine de merak ederken buluyorsunuz kendinizi. İkinci kitapta karakterlerimizi artık bir "çift" halinde görüyoruz. Ama gönüllerimize taht kuran solist Kellan Kyle'ımız ise şöhret yollarına düşmekte. Bu kitapta çoğunlukla güven problemi üzerine kurulu. İkiside sarsıcı bir şeyler yaşadılar ve bununla başa çıkmakta biraz zorlanıyorlar.

Kellan'a "Daha önce sevdiğin birini aldattın, bir daha yapmayacağının garantisi var mı?" diye düşündüğü için istesemde kızamıyorum. Kız bunu gerçekte yaptı. Hem de defalarca. Kiera'dan nefret ettiğimi söylemiş miydim?

Üçüncü kitapta çiftimiz artık nasıl desem bir büyümüş, olgunlaşmış, kendilerinden pek bir emin hale gelmişler. Zaten Kellan en sonunda hak ettiği şöhreti de kazanmış. Ama bu kitap bana şöhret olmanın her zaman iyi bir şey olmayacağını, nasıl açgözlü bir dünya olduğunu ve insanların seni nasıl kullandıklarını gösterdi. Paparazzilere karşı feci bir önyargımda oldu. İnsanları nasıl çaresiz hale getirebildiklerini, bir yalanın hayatları ne hale getirdiğini görmek oldukça üzücü ve sarsıcı bir deneyimdi benim gözümde.

Tabii, her şey tatlıya bağlandı ama çiftimizin yaşadıkları cidden kolay şeyler değildi ve S.C. Stephens bize bunu oldukça süper bir şekilde aktarmış.
Bu arada kitabın Türkiye'de hakları alındı ama henüz yayınevi adını öğrenemedik. Yastayız :/ Herkes Kellan Kyle okusun istiyoruz!





29 Kasım 2013 Cuma

XVII. ÜKG Blog Turu | Ella ve Micha'nın Sırrı - Jessica Sorensen



29.11 | Romancekolik | Yorum + 2. Kitaptan Tadımlık Alıntılar




Kitap Adı: Ella ve Micha'nın Sırrı
Yazar Adı: Jessica Sorensen
Türü: New Adult, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Pena Yayınları
Seri Adı: Sır
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: ARC/Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 320
Çıkış Tarihi: Kasım 2013
Çevirmen: Şerife Elif Subaş
Değerlendirme; 3.5 / 5



Ella ve Micha'nın Sırrı benim son zamanlarda favorilerime aldığım bir tür olan New Adult etiketiyle çıkmış ve bu türde çok sevildiğini gördüğüm, bu sebeple de çok merak ettiğim kitaplardandı. Yazarımızın daha önce The Coincidence of Callie and Kayden ve The Redemption of Callie and Kayden kitaplarını okumuş ve açıkçası o kadar da beğenmemiştim. Hatta şu an ne yalan söyleyeyim kitaba dair bir kaç detay dışında bir şey bile hatırlamıyorum.


Bu sebepledir ki Ella ve Micha'nın Sırrına biraz tedirginlikle başladım. Ama iki serininde sorunlu geçmişler olmasına rağmen bu kitabı daha duygusal öğeleri öne çıkarılmış olarak buldum. Bir kere Micha karakteri size yeter yani. Kızımızı yıllardır seviyor, herşeye rağmen pes etmiyor, tatlı mı tatlı, bağra basılası, sevgili yapılası, piercinglerine taktığım bir varlık kendisi.

Piercing demişken oğlumuzun kapakta görebileceğiniz üzere bir dudak piercingi var. Yalnız dişiyle çekiştirdikçe kitapta bana olanlar oldu. Rahatsız oldum, dersin benim canım acıyor. Neyse bunu belirtmeden geçmeyeyim dedim.

Buradaki kız karakterimiz son dönemlerde elimizi atsak ellisi, yüz ellisi, belki daha fazlasını bulacağım aptal kadın karakterlerden değildi. Belki aşkını Micha kadar hissetmedim ama ayakları yere basan, yaralı bir vatandaştı.

Çiftimizin arasında da ateşli sahneler baya bulunmakta söylemeden geçmeyeyim. Ama nasıl desem yazar aralarındaki seksüel çekimi yansıtsa da daha yoğun hale getirebilirdi sanki.

Diyaloglar ise kitaba dair sevdiğim bir başka artıydı. Micha'nın ağzından ne çıksa okuyup erime moduna geçiyor insan.

Son olarak çeviriye değinecek olursam başlarda biraz dilini yadırgasam, bir kaç hata gözüme çarpsa da kesinlikle su gibi aktığı konusunu söylemem lazım. Nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz bile. Ve yazarımızın kitabı böyle havada bitirmesi hoşuma gitmedi. Bence seriye böleceğine tek kitapta herşeyi halledebilirdi.

Bitişide bana Effortless - S.C. Stephens'ın kitabını hatırlattı. Aman bahtları benzemesin! 




*****


2. Kitap The Forever Ella ve Micha'dan ufak alıntılar....



Ella'yı ön kapıya doğru çekiştirirken insanları yolumdan iterek uzaklaştırdım. Dışarı çıktığımızda kolunu tutup kendime doğru çevirdim ve havaya kaldırıp bacaklarını belime sardım.
"Araban nerede?" diye sorarken sıcak vücudunu kendime doğru bastırıyordum.
Ella kollarını boynuma doladı, gözleri sokak ışıklarının altında parlıyordu. "Arkaya park edildi."
Dar sokağa girdim ve onu sertçe öperken körü körüne yürüyordum.
"Bu eteği sadece benim için, kolayca erişimim olsun diye mi giydin?" diye dudaklarına fısıldadım.
Dudaklarıma doğru kahkaha atarken kalçama çimdik attı. "Bana bir şeyler yapmadan önce en azından arabaya geçsek."
"Evet, doğru ya." Dilimi onunkiyle okşarken, geri çekilmeden önce doyasıya tadına baktım. "Seni hemen şuracıkta arabanın kaportasına yatırmayı planlıyordum."

*****

Pantolonumun önündeki düğmeleriyle uğraşıyordu ve beraber yatağa doğru çöktüğümüz de boğazımdan bir inilti yükseldi. "Tanrım, bunu delice özlemişim."
Ella geriye doğru çekildi, dudağının kenarı gülümsemeyle kıvrılmıştı. "Beni özlemenin tek sebebi bu mu? Sevişmen gerektiği için yani?"
Kahverengi buklelerini yüzünün önünden uzaklaştırdım. "Hayır, her şeyi özledim. Kahkahanı, gülüşünü, gerçekte komik olduğumu düşünüp de bana kızgınmış gibi davranmanı." Yanağına yavaşça öpücük kondurdum. "Tadını özledim. " Dudaklarımı çenesine bastırdığımda Ella boynunu bana doğru uzattı. "Kokunu özledim." Boynunu emip, dilimi teninde dolaştırırken ellerim kalçalarından yukarı doğru süzülüp iç çamaşırının kenarına gelmişti. "Hissettirdiklerini özledim." Parmağımı içine doğru soktum ve vücudu yukarı doğru bükülürken dudaklarından bir inilti yükseldi.  "Micha..." Son bir aydır onu hissetmeye can attığım şekilde hissederken gözleri duygular içinde boğulmuştu adeta. "Evet, bunu da özledim." dedim ve dudaklarımı onunkilerle birleştirdim.

*****


Ella ve Micha'nın Sırrı için yaptığımız ve çevirdiğimiz videoları gördünüz mü?






ÇEKİLİŞ!




Katkılarından dolayı Pena Yayınlarına teşekkür ederiz!


9 Kasım 2013 Cumartesi

Convicted - Aleatha Romig


 











Kitap Adı: Convicted
Yazar Adı: Aleatha Romig
Türü: Gerilim, Aşk, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Consequences
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 400
Çıkış Tarihi: 2013 / Ekim
Değerlendirme: 5 /5







Bu özeti anlamak için önce serinin ilk iki kitabının özetini okumalısınız;



Evet, bunca üzüntü, dert, keder gördük ve geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. Son kitabın daha ilk sahnesi bile olay. Yıl 2016. Aradan iki sene geçmiş. Claire akıl hastanesinde. Çocuğu Nichol ablası tarafından bakılıyor ve Tony ortalarda yok. Sonra iki yıl öncesine dönüyoruz. Tony FBI tarafından tutuklanıyor. Claire'in kayboluşu ondan biliniyor. Ama Claire Catherine'in - hani Tony'nin kahyası olan - planlarını öğrenince FBI'ı uyarıp Tony'e bir süikast gerçekleşebileceği konusunda uyarması onu FBI koruması altına aldırtıyor.

FBI Tony'i yurtdışına kaçırıyor ve biraz para ile telefon verip kimsenin onu tanımaması gerektiğini söylüyor. Topluma ise uçağının düştüğü söyleniyor. Bu sıralarda Claire Venedikte. İçindeki bir ümit Tony'nin bankadaki hesapta bıraktığı notu bulup bir araya gelmeleri ve kimsenin onları bulamayacağı bir yere yerleşmelerini söylese de pratikte işler öyle gelişmiyor.

Geçen kitapta kızımızın kısa süreli ilişki yaşadığı Harry'nin FBI olduğunu kızımızla münasebetininde başta davası yüzünden olduğunu öğreniyoruz. FBI Claire'in eşgalini yakaladığı gibi Harry'i Venedik'e gönderiyor. Bir meydana karşılaşıp kafede oturup konuşuyorlar. Claire ama bu karşılaşmanın altında birşeyler olduğunu seziyor ve Harry'den kaçmayı beceriyor. Adam kızın farkında olmadan montuna takip cihazı koyması sayesinde onu oteline kadar izleyebiliyor. Ama Claire ona yardım eden dedektif ile izi sürülmeden Fiji'ye uçup orada satın aldığı bir adaya yerleşiyor.

Tony elindeki paranın kıtlığıyla 15 gün paçavra kıyafetler, topluca kalınan oteller, kötü yemekler şeklinde Avrupa'yı gezip İsviçre'de ki paraya ulaşmaya çalışıyor. Tüm ümidi oradaki paraya kalmış. Oraya ulaşıp da sadece geriye 1 milyon dolar kaldığını ve bir telefon bulunca çıldıracakmış gibi oluyor. Ayrıca da Claire'in yazdığı bir de not var. Eğer bu notu bulan Tony'se telefondaki kayıtlı numaralardan hangisini arayacağını bildiği yazıyor.

Tony numarayı arayınca Claire açıyor ve beklentilerinin aksine Tony'i sinirden köpürmüş bir şekilde buluyor. Kızın yerini ve neden parayı naklettiğini öğrenmeye çalışıp da yeterli bir cevap alamayınca telefonu kapatıyor. Kızımız büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak o telefonu ve evlilik yüzüğünü kasa da saklıyor. Çocuğu için geçmişi geride bırakması gerektiğini düşünürek.

Yazarımız bir geçmiş bir günümüz arası mekik dokurken günümüzde daha önce Claire hakkında yalan haber yapan Meredith Claire ile görüşüp yine bir kitap yazma çabasında. Bu sefer başına tüm gelenleri yazacak. Claire'in yaşadıklarını içeren kitap basılmış da hatta. Ve Meredith bunu yazdığı için pişman. Arkadaşı da akıl hastanesinde olduğundan ha deyince görüşemiyor. Ablası her türlü ziyareti yasaklamış. O da isim değiştirerek ahçı olarak başlıyor işe. İlk iki ay Claire'le görüşemiyor bile. Claire ara ara sayıkladığı saçmalıklar dışında konuşmayı bırakmış, yaşama isteğini kaybetmiş biri haline gelmiş. Ablası yanında Tony'nin adının geçmesini yasaklamış. Çocuğunu tanıdığına dair bir belirti bile göstermiyor.

Ama Meredith pes etmiyor ve Claire'in özel bakıcılığına kadar yükseliyor. Ne zaman ki Claire'in tedavisi değişiyor ve Meredith ona geçmişten, Tony'den bahsediyor işte o zaman yıllar sonra Claire ilk defa konuşmaya başlıyor. Olaylar o kadar gelişiyor ki Claire'in ablası onunla tanışmayı isteyecek hale geliyor. Eğer Meredith'i görürse kovulmasının yanı sıra hapse girmesine bile sebep olabilir. Ama Claire bu sorunu yıllardan sonra ilk defa ablasıyla konuşup şoka uğratarak geçiştiriyor.

Kısa sürede iyileşen Claire çocuğunu görmek istese de ablası durumunun dengesizliği yüzünden buna izin vermiyor.

Geçmişte ise Tony'i bulmayı amaçlayan kızın yardımcısı dedektif Tony'nin bankadan çıkışını görüyor ve takip alıyor. FBI ile çalışmak zorunda olan Tony bir ajanla buluşmaya gitmesi söyleniyor ve orada Harry ile karşılaşıyor. Biraz konuştuktan sonra  oradan sinirle çıktığını gören dedektif tuttuğu taksiye binip onu şaşırtıyor. Claire bir gün bir helikopterin geldiğini görüyor ve dedektif ile Tony'nin adaya ayak bastığını görünce oldukça şaşırıyor.


Mutlu ama hafif buruk çiftimiz tekrar evleniyorlar. Claire doğumunu zorlu bir fırtınada yapıyor. Kızlarının adını ise Claire'in soyadı Nichol ile en iyi arkadaşları Courtney'in ismi veriliyor. Ama FBI ile çalışan Tony bir anlaşma yapıyor. Onlara Catherine'in yaptığı tüm suçları - o zamana kadar öldürülüp te Tony'den suçu bilinen her suçu Catherine işlemiş - anlatacak, kendi suçlarını da itiraf edecek ama tek istediği ailesiyle geçirebileceği bir yıl. Tabii bu hayalleride üç ay sonra son buluyor. Catherine ile Claire'in ablası baya samimileşmişler ve aldıkları habere göre önlerinde hafta sonunu malikede geçirecekler. Bunu duyan Tony Amerika'ya gitmeyi kafasına koyuyor. Plana göre kimseye yakalanmadan tekrar adaya dönecek. Claire bende geleceğim diye tutturunca çiftimiz Amerika yolcusu oluyor.

Bir gece Tony'nin arkadaşında konakladıktan sonra Tony malikaneye Catherine ile konuşmaya gidiyor. O sırada Catherine'in kızı da malikanede kocası iş gezisindeyken kalıyormuş. İki düşman yüzleşiyor ama Catherine bir anda ortadan kaybolup kaçınca evi ateşe veriyor. Tony bunu görünce Claire'in ablası ve eniştesini kurtarıyor. Bu sırada Claire çocuğuyla beraber Tony'nin itirazlarına rağmen malikaneye geliyor ve kaosun ortasına düşüyor. Catherine'le yüz yüze geliyor. Kadın çocuğu ondan almayı beceriyor. Tony de gelip bu durumu görünce çocuğu almaya çalışırken Claire elindeki silahi ateşliyor ve Tony'nin öldüğünü söyleyerek geçmişe dair bölümlerimiz böylece bitiyor.

Meredith bir gün Claire ile Courtney'i gizlice buluşturuyor. Claire'e neler olduğunu soruyorlar ve o da Tony'i öldürdüğünü söylüyor. Meredith ile Courtney şaşkınlıkla Tony'nin hayatta ama hapiste olduğunu, Claire'e dair işlediği suçları itiraf edip hüküm yediğini anlatıyorlar. Claire Tony'i vurduğunu sanınca derin bir depresyona girmiş ama vurduğu kişi Catherine'miş. O da yaptıkları yüzünden hüküm yemiş. Bir gün pat diye Tony geliyor. Erken tahliye olmuş ve Claire'in resmi vasisi olarak tesisten taburcu olmasını talep ediyor.

Claire'i oradan çıkardığı gibi malikaneye götürüyor. Yalnız 2 senede binayı yıkmış ve yerine yeni anılarla doldurulacak bir "aile" evi yaptırmış. Yalnız ne zaman ki kızımız bir yakınlık kurmaya çalışırsa adam boşanmaları gerektiğini söyleyince şaşırıyor. Ona çok acı çektirdiğini ve onsuz daha iyi bir hayat yaşayacağını düşünen Tony Claire'e bu konuda söz hakkı bile bırakmıyor. Kızımızda gururundan sesini çıkartmıyor. Kızlarıyla ilişkilerini bir pediatri eşliğinde kurmaya çalışıyorlar. Ne zamanki Nichol evlerine taşınacak Claire artık tak diyecek duruma gelmiş ve Tony'e boşanmak istemediğini söyleyip tekrar bir çift oluyorlar.

Kitabın son bölümünde ise Nichol'un üçüncü yaş bölümünü maaile adada kutluyor mutlu çift. Böylelikle bu entrika üçlemesine "mutlu son"la noktayı koymuş oluyoruz.

Serinin özetlerini sıkılmadan okuyan, takip eden, hatta bana nerede kaldı yorumları atan herkese çok teşekkürler! :)

22 Ekim 2013 Salı

Truth - Aleatha Romig








Kitap Adı: Truth
Yazar Adı: Aleatha Romig
Türü: Gerilim, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Consequences
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 468
Çıkış Tarihi: Ekim 2012
Değerlendirme: 4 / 5




Bu kitap bir devam kitabıdır ve öncelikle Consequences özetini okumak durumundasınız.

Birinci kitabı Claire'in hapishaneye girişiyle bitirmiştik. Truth ise 14 ay sonrasıyla başlıyor. Claire'in avukatından kız için af talep etmesi için gizlice biri 100.000 $ veriyor. Avukat da şansını deniyor ve o dönem ciddi derecede kanseri olan emekli olacak Vali sırf Tony'den hoşlanmadığı için son görevi olan 10 af dosyasına Claire'ide ekliyor. Ama bunu kimsenin bilgisi olmadan yaptığından Claire hapisten çıkana kadar kimsenin haberi olmayacak.

Tabii af olayını duyan kızımız şaşırsa da kağıtları hemen imzalıyor. Avukatı kimse duymadan onu hızlıca şehirden çıkarma çabasında. Claire kimi arasam, yardım istesem diye düşünürken hapisteyken irtibata geçtiği vefat etmiş eski sevgilisinin nişanlısını arayıp hapisten çıktığını söylüyor. Kızda ona hemen bi uçak ayarlıyor. Tabii, bu şüpheli gelen davranışın gerekçelerini üçüncü kitapta görebiliyoruz ancak.

Kızımız tam uçağa girecekken görevliler tarafından durdurulup biletinin iptal olduğunu söylüyor ve Claire Tony onu tekrar pençeleri arasına alacak diye oracıkta stresten bayılıyor. Kendine gelince Amber'in - hani eski sevgilinin nişanlısı - ona özel bir jet ayarladığını öğrenir.

Claire bundan sonra San Fransisco'da Amber'in evinde kalacaktır. 2 hafta basından ve Tony'nin bilgisi olmadan tekrar özgürlüğünü alan kızımız Tony'nin öğrenmesinin 24 saat sonra onunla telefonda konuşurken bulur kendisini. Kızın peşine dedektif salmış, ilk iş de numarasını bulmuş.

Bu sırada Amber'in erkek kardeşi Harry ise kızımıza hayatını yoluna sokmasında oldukça yardımcı oluyor. Ama salıverilmesinin basına sızması her gittikleri yerde fotoğrafların çekilmesine ve spekülasyonlara sebep oluyor.

Claire aynı zamanda Tony'nin en yakın arkadaşlarından birinin eşiyle de ondan gizli hala görüşmekte. Tony'nin peşine dedektif taktığınıda onun sayesinde öğreniyor. Teksas'ta buluşmak için sözleşiyorlar. Tony bu arada onu tekrar arıyor. San Diego'dan döndüğünde buluşacaklarını, yeri, saati ve giyeceği elbiselerin ona gönderildiğini haber verip konuşmayı sonlandırıyor. Kızımızda itiraz etmiyor. Çünkü er ya da geç görüşecekler.

San Diego'ya gidip otele kaydoluyor ve orada kalmış gibi görünsün diye oteli azıcık dağıtıp hızlıca oradan çıkıp sürmeye devam ediyor. Dedektiften böylece kurtulduğu gibi Teksas'ta Courtney - Tony'nin yakın arkadaşlarından birinin karısı - ile ufak bir tatil yapıyorlar. Dört gün sonunda Claire tekrar o ötele dönüyor, dedektifle aynı asansörde odalarına çıkıyor. Adam dört gündür kıza ulaşamadığı için oldukça gergin durumda. Tony'de bilgi olmadığı için sıkıştırıyor adamı.

Bizim kızımızda giyiniyor güzel bir şekilde ve otelin barına iniyor. Dedektifimizde peşinden. Kızımız adamı tuzağa düşürüyor. Adamın ona içki ısmarlaması hatta yanında oturup onunla konuşması, üstüne üstlük bunu flört edermiş gibi yapması iş etiğine aykırı bir durum. Kızımızda birini ayarlamış fotoğraflarını çekmesi için. Son dört günki yokluğundan Tony'e bahsetmemesini istiyor yoksa bu resimler doğruca Tony'e gidecek ve biri işinden olacaktır. Adam el mecbur bunu kabul ediyor.

Kızımız Tony'den uzak kalınca bağımsızlığını test edesi gelmiş. Tony'nin ona gönderdiği elbise, çanta, ayakkabı setini iade ediyor. Son dakikada gidecekleri restoranı değiştiriyor mu? Maksat toplumda olursak adam bana bir şey yapmaz. Ama söz konusu Tony değil mi? Ayarladığı mekanı boşalttırıyor. Kızımız bu durumu çakınca zaten iş işten geçmiş oluyor. Tony'nin buluşma sebebide onu geri istemesi! Peşine dedektif salmasına bahanesi de böyle çaresiz bir havada "Hapisten çıktığını öğrenip yıllardır ilk defa nerede olduğunu bilmeyince çıldıracak gibi oldum!" demesi.

Kızımızın hala Tony'e karşı birşeyler hissettiğini, intikam duygusunu unuttuğunu söylemiş miydim? Buna kanıt ise eve döndüğünde gece gördüğü erotik rüyalar olsa gerek. Ertesi gün Tony'i kaldığı evin kapısında görünce kızımız şaşırıyor. Harry ile ilişkileri bir süredir arkadaşlığın ötesine gidiyordu ve kapıyı onu bekleyerek açmıştı. Tabii yüzündeki gülümsemenin bir anda onu görünce solduğunu gören Tony bozulsa da çaktırmıyor. Oraya dün kızın yemekte bahsettiği Tony'nin asıl kimliği olan Anton Rawls olayı hakkında konuşmaya gelmiş. Claire ona hapishanede adına gelen kutudan bahsetmişti Tony'nin gönderdiğini sanarak. Tony'nin şaşırmasıyla gerçek ortaya çıkmıştı.

Tony şimdi de belgelerin nerede olduğunu sorgulamak için gelmiş. Claire'de okuduktan sonra resimleri alıp herşeyi yaktığını söylüyor. Bu habere Tony seviniyor tabii. Geçmişine dair bir şey bulunmasını isteseydi adını değiştirmezdi adam zaten.

Tony'nin gidişiyle önceki geceyi uykusuz geçiren Claire'imiz kanepede sızıp kalıyor. Sonra rüyasında Tony'nin onu yatağa götürdüğünü, bir kaç kere olacaklardan emin olup olmadığını sorduğunu ve beraber olduklarını görüyor. Uyandığında giyinik olması tabii gerçekliğine dair ufacık bir şüphesini yok ediyor. O gün giydiği elbiseleri yerde bulması ve banyo yaparken vücudunun hassas olması kıza hiç ipucu sağlamıyor. Nasıl bir saflıksa artık bu.

Tony'den kaçışın olmadığını anlayan Claire aklında bir plan yapıp yıllar önce kazasına neden olan makaleyi yazan arkadaşıyla konuşup hikayesini yazmasını istediğini söyler. İki hafta sonra onunla San Diego'da bir otelde buluşur. Bunu duyan Tony tamamen küplere binmiştir ve ilk iş uçağa atlayıp oraya gider. Odaya girmek için gazetecinin gitmesini bekler. Claire ile tartışma yaşarlar. Kız eğer onu, yakınlarını tehdit ederse bu hikayeyi piyasaya vermekle tehdit ediyordur. Tony'de bu hikayenin bir şey olmadan yayınlanmaması şartıyla bunu kabul eder. Giderken de Claire'e büyük annesinin inci kolyesini bırakıp gider.

Kızımız Tony'den önceki hayatına dair tek kalan ve diğer eşyalarıyla beraber satılmış olduğunu sandığı bu mücevheri görünce ağlama krizine girip, sızıp kalır. Tony geldiğinde onu arayan Harry, gittiğinde ona haber vermesini söylemişti ama kızımız ağlayarak sızınca unuttuğundan gecenin üç buçuğunda kapısında otel çalışanı ile Harry'i polis görevlisi eşliğinde bulur. Herkese bir sorun olmadığını söylerek yoluna gönderdikten sonra Harry ile bir süre konuşurlar. Salak Claire Tony gibi bir adam hala hayatınuın köşesinde berisinde gezerken Harry'i yatağına alır.

Ertesi gün tekrar Meredith - gazeteci olan - ile görüştükten sonra hapisten çıktığından beri Tony'nin asıl geçmişine dair yaptığı araştırmalardan çıkardığı ismi Harry ile görmeye gider. Bu adam Tony'nin ailesinin komşusudur ve olaydan bir süre sonra tanık raporunu değiştirmesi Claire'in ilgisini çeker. Yalnız oraya giderek sadece Tony'nin bir bayanı yıllardır adama para ödeyerek koruduğunu öğrenebilmişlerdir sadece.

San Fransisco'ya döner ve uzun bir süre Tony ile görüşmez. Bu sırada eniştesi hapishaneden çıkmıştır ve Amber tarafından iş teklifi alır. Herkesde Harry ile arasında birşey olduğundan şüphelenmektedir. Bir gün Amber'e hayırseverlik üzerine bir geceye şirket adına katılacağına söz verir. Harry ile tam hazırlandıkları anda şirkette acil bir durum olur ve geceye Claire tek başına gider. Gitmeden kısa bir süre öncesine kadar Tony'ninde o gecede olacağını bilmiyordur.

Gecenin tertipleneceği binaya girer girmez Tony'nin isteği üzerine yanına getirilir. Adam ona şantaj yapmaktadır. Kız bu odaya girdiği anda yardımcısı basına bir makale yayınlatmıştır. Bu makalede Tony'nin Claire'in onu zehirlediğini düşünmediğini, tekrar birleşmeyi düşündüklerini söyleyen yani kızımızı aklayan bir demeç yazılmıştır. Tony ayrıca Amber'in şirketinine yapılan siber saldırınında kendi başının altından kalktığını söyleyip şirketin güvenliğini sorgulayıcı bu bilgiyi basına sızdıracağı tehditiyle kızı geceye beraber katılmaya zorlar. Hiçbirşey olmamış gibi davranmayı artık profesyönelleştirmiş Claire gece boyunca Tony'nin kolunda gezmiştir. Sonra eve bırakılmayı ve Tony'nin onla gelmemesini talep eder ve Tony'de ona bu konuda boyun eğmiştir. Ertesi gün görüşüp bu yeni anlaşmalarını tartışmaları için sözleşirler.

Kızımız eve gelip sarhoş bir Harry ile kavga edip odasına kaçar. Ertesi sabaha mide bulantısıyla uyanır. Gıda zehirlenmesi olduğunu sanarak önensemeyip Tony ile buluşmasına gider ama biraz konuştuktan sonra yemek kokusundan orada duramaz. Tony cidden sağlığı konusunda endişeli görünmektedir. Doktora götürmeyi teklif eder. Kızımız red eder. Bundan sonra Tony'nin ayarlayacağı her sosyal etkinliğe beraber katılmak için anlaşıp ayrılırlar.

Bir hafta sonra kızımız Iowa City'de Tony'nin evinde Courtney'in oğlununun düğünü için kalırken bulur kendini. Buraya telefonu, ipadi yanında ve internete bağlantısı her daim olması şartıyla gelmiştir. Kaldığı odada sadece içeriden kitlenen de bir kilit olacaktır. Kızımız aslında en çok da Tony'nin kahyası Catherine'i görmek için gelmiştir. İki kadın kaçırdıkları zamanı telafi ederler.

Yazarımız bu arada bize geçmişten kesitler vermektedir. Bunlar sayesinde Catherine'in Rawls ailesinde aslında Tony'nin babaannesine bakıcılık yapmak için geldiğini, sonra dedesiyle bir ilişkisi olduğunu, ondan hamile kaldığını, Tony'nin babasının bu kadından zerre hoşlanmadığını hatta evden kovmaya çalıştığını, buna da sebep gençken dayısının tecavüzüyle bir çocuk doğurduğunun ve onu vermek zorundu olduğunu, Tony'nin babaannesinin öldüğü gün merdivenlerden düşüp çocuğunu düşürdüğünü, Tony'nin dedesinin daha sonra bu kadınla evlendiğini ama ölünce Tony'nin babasının evliliklerini resmi olarak geçersiz hale getirdiğini, kadınında intikam için Tony'nin ailesinin öldürdüğünü öğreniyoruz. Herşeyden önce Consequences'ın sonunda Tony'nin bir kadınla ufak bir konuşmasına şahit oluyoruz. O kadında bu kitapta Catherine'in kızı olarak görülüyor. Herşeyden önemlisi bu kadın, Tony'nin dedesini yok eden iki adamdan birinin akrabasıyla evli....

Şimdi bu bilgiyi siz hazmede durun kızımızla Tony bir mutlu çift gibi heryerde poz veriyorlar. Hatta tekrar bir ilişkiye başlıyorlar. Tony bu sefer ne kadar olduğu bilinmez ama uslanmış gibi duruyor. Bunca olayın ortasında Claire hamile olduğunu doğrulatıyor hatta Tony'e ondan olduğunu söylüyor. Oğlumuz süper şaşkın durumda. Kız bir an istemediğini düşünerek bozuluyor bile duruma. Ama Tony'ninki aksine sadece şaşkınlık.

Claire'in San Fransisco'ya geri döneceğine yakın Harry'den haber geliyor ki Amber ile kaldığı eve hırsız girmiş ve talan ettiği tek oda Claire'inki. Çaldığı tekşey ise onun laptobu. Laptobta da Tony dair yaptığı araştırmaların hepsi vardı. Tony bu olay üzerine gitmesini istemese de kızımız ayak diriyor ama Tony'nin özel jetle gitme isteğine de boyun eğiyor.

San Fransisco'daki eve girer girmez  geçen ay Harry ile ziyaret ettiği adamı buluyor Claire. Bu adam Anton'ın zengin olduğunu öğrenince kızı kaçırıp daha çok para talep edecekti. Tamamen açgözlülük üzerine yapılmış bir plan. Adam bunu bir iki patakladıktan sonra tam kaçıracakken Harry ve bir çok görevli eve giriyor kızımız acıdan bayılırken adamı öldürüyorlar.

Claire uyanınca doktorun Harry'e hamile olduğunu söylemesi ve onunda kendi çocuğu olarak sanması tabii durumu nahoşlaştırıyor. Üstüne üstlük birde durumu açıklayamadan Tony'nin onu ziyaret etmek için olduğu koridora gelmesi ve ablası ile eniştesinin kızgın serzenişleri tam bir kaos ortamı sağlarken kızımız Tony'i odada istediğini belirtek itirazları sonlandırıyor. Kız başına yediği darbeden iki gün bilinci kapalıymış. Bebeğine bir şey olmamış. Ama Tony süper kızgın ve buradan çıkınca direkt kendi evine gideceklerini söylüyor Claire'de buna itiraz etmiyor.

Iowa City'e döndükleri iki ay içerisinde kızımız sonradan öğreniyor ki çeşitli hediye biçiminde kendi ve çocuğu hakkında ölüm tehditleri gönderiliyor. Hatta Tony yurtdışındayken arabası yoldan çıkartılmaya çalışıyor. Bu korkusu üzerine birde Catherine'in Tony'nin intikam arayışının hiç dinmeyeceğini söylemesi, kaçmasını önermesi kızı hiç şüphelendirmiyor tabii.

Kızımız daha önce Tony tarafından tutulan dedektif yardımıyla yurt dışına kılık değiştirerek kaçıyor. İsviçre'de Tony'nin dedesinin gizlice tuttuğu 200 milyon dolar parayı Catherine'in izniyle üstüne geçiriyor. Bir yandan da medyayı takip ediyorken Tony'nin ne kadar zor duruma düştüğünü görüyor.

Claire'in arabasının yoldan çıkarılma teşebbüsünü duyan Tony hemen eve dönüyor. Kızımızın kayboluşu yankı uyandırmadan dönmeside şüpheleri ona döndürüyor. Halbuki Catherine o yokken gitmesinin onu şüpheli yapmayacağını söylemişti. Kızın ablası eniştesi suç duyurusunda bulunuyor. Medya tarafından feci şekilde sıkıştırılan Tony'nin tek düşüncesi ise Claire. Tek korkusu onu birinin kaçırması, sağ olup olmadığı. İsteyerek kaçması düşüncesi bile aklından geçmiyor. Adamın kahrından ağladığı sahneleri bile okuyoruz.

Claire o arada dedektif sayesinde Catherine'in bütün olayları kurguladığını amacının Tony'e ve kendine zarar vermek olduğunu öğreniyor. Hikaye sonlanırken kızımızı bir adada uyanırken görüyoruz. Hamileliği baya ilerlemiş. Erkeğinin kokusuyla uyandığını söyleyen sahneler sizi şüpheye sokuyor tabii. Bu kız paraları alıp, bir adaya kaçıp, kendine adam mı buldu diye çıldırırken yazar, kızımız kahvaltı yaparken bir adamın ona yaklaştığından bahsetse de kimliğini açıklamıyor.

Claire haberlerde okurken bizde Tony'nin FBI soruşturmasından sonra evine dönerken uçağının acil iniş yaptığını ve hiç bir kimsenin bulunamadığını, şirketinin büyük bir hasar gördüğünü, Claire'in kız kardeşi ve eniştesinin hala şirketi zor duruma soktuğunu ve en önemlisi Claire'in anlattığı hikayenin yayınlanma tarihinin açıklandığını öğreniyoruz. Yayınevine göre genç bayanın ortadan kaybolması hikayeyi yayınlamaya geçerli bir neden olarak görülmüş.

Kitabın son sahnesinde de Catherine'i zaferini kutlarken Tony'nin çalışma masasında sefa sürerken görüyoruz. Tony'nin masasında kızına ait bilgileri arıyor ve kızına ulaşmaya çalışıyor ama çabaları ters tepiyor kız onunla görüşmek istemiyor. Catherine'in yaptıklarındaki amacı tamamen Tony'in dedesi Nathaniel'i mahvedenlerin çocuklarını, çocuklarının çocuklarını ve onlarında çocuklarını yok etmek. Buna ant içmiş. Tony'nin babasıda Nathaniel'in mahvoluşunda rol aldığında Tony hedef oluyor. Claire'de dedesi yüzünden hedef. İkisinin çocukları daha da büyük bir tehlike altında olduğundan Claire kaçmaya devam ediyor ve Truth böyle delirtici bir sonla bitiyor.

Yine kişisel görüşlerime geçersek bu kitapta entrikaların hiç birini beklemiyordum. Kızımızın hele hamile olacağı kırk yıl aklıma gelmezdi. Huu biz intikam bekliyor noooldu? der hale geldim. İlk kitapta kesinkes nefret ettiğim, hatta tabutuna son çiviyi çakmak için sıraya girebileceğim Tony burda değişmiş şaşırdım. Başta inanmak istemedim. Ama çabaladığını gördükçe içimdeki boğup, yok etmek istediğim romantik bir umutlanı verdi. Acaba pişman mı? Kızı seviyor mu yoksa? Herşeyi sözü için yaptı yahu! gibi saçma salak bir sürü bahaneyle karşıma çıktı.

Öte yandan Catherine beni şoka soktu. Geçmişini okurken başka kızı sevmemiştim. Hatta Tony'nin babası kovarken oh oldu filan dedim ama çocuğunu kaybedince mi nedir benim saf vicdanım buna bir acıyıverdi. Son halininde iyi gibi görünmesi bu görüşümü destekleyiverdi gibi. Sonra teker teker hepimize iyi bir tekme geçirdi rezil sürtük. Kitap boyunca Claire'e en çok kızdığım nokta Harry ile yatmasıydı sanırım. Geleceği olmadığını bile bile yaptı bunu birde. Zaten salak olduğu kanısına hep beraber varmıştık değil mi? Mührü bastı bununlada. Kitabın başlarında Tony'e öyle kök söktürüyordu ki, akıllandı bu kız ya diye düşünürken yine Tony'in emri altına girdi. Catherine'in iki çift lafına kanıp kaçmasına ne demeli?! Ne kadar serzenişte bulunsam az bu kitaba sanırım.

Son olarak Word'de 5 sayfa olarak geçen bu yazıyı okuyan, sabır eden herkese teşekkürler! :) 




19 Ekim 2013 Cumartesi

Consequences - Aleatha Romig







Kitap Adı. Consequences
Yazar Adı: Aleatha Romig
Türü: Gerilim, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Consequences
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 526
Çıkış Tarihi: Ağustos 2011
Değerlendirme: 5 / 5



Kitapla tanışmam sanıyorum ki Stockholm sendromu tarzında kitaplar aradığım bir dönemde olmuştu. Birde baya kişinin okuduğunu ve yüksek puanlarını görünce okumak istemiş ama okuyan bir arkadaşım tarafından üçüncü ve son kitabının çıkmasını beklemem önerilmişti. Şu an kendisine ne kadar teşekkür etsem o kadar az.

8 Ekimde sonuncu kitabın çıkmasıyla Consequences serisi serüvenim 17 ekim itibariyle başladı. Ama ne serüven. Ne ararsanız var. Uyarayayım bu bir yorum olmaktan çok kitap özetidir. 

Kitabımız bir bar sahnesiyle bize merhaba diyor. Claire Nichols meteoroloji üzerine mezun olmuş ama iş yeri satıldığı için şu anlık barmenlik yapan bir bayan. Anthony Rawlings ise Rawlings şirketlerinin sahibi, bilyoner, piskopat, sosyopat, kontrol manyağı..... bu liste uzar gider!

Kızla ilk yüz yüze karşılaşmaları barda oluyor. Claire'e işi sonrası içki ikram ediyor, burada şakadan bir peçeteye iş anlaşması gibi imzalıyorlar ve bir iki hafta bir daha hiç görüşmüyor. Anthony sonra iş yerini arayıp bir buluşma teklif ediyor ve kızımız bu yemeğe gidiyor. Sonrası ise tamamen bulanık. Kendini yabancı bir odada uyanarak buluyor. Anthony tarafından tecavüze uğruyor ama bunların hiçbirinin mantığını anlayamamakta. Neden? sorusu seri boyunca karşımıza defalarca çıkan bir çoğundan biri. Kitabın başları size cidden çok karışık geliyor. Kitap boyunca geçmişe, geleceğe, yakın geleceğe, şimdiki zaman anlatımına göre birden fazla kişinin bakış açısından anlatılmaktadır.

Kızımız ilk bir kaç gününü ağlamak, yemeyi inkar etmek, eve gitmeyi talep etmekle geçirince Anthony kızı tam bir aylık bir oda hapsine maruz bırakıyor. Bu süreçte de kızın evini boşaltıp, değerlileri ayırıp, kızın bütün tanıdıklarına onun ağzından mesaj yazıp yokluğunu açıklayıp işleri için Avrupaya geziye gidiyor.

Claire bir ayın bitiminde Anthony'nin geldiği gün buradan çıkabilmesi için uyum sağlaması gerektiğini kavramış durumdadır. Bu sebeple ona denilen herşeyi yapar. Buna Anthony için giyinmek, süslenmek, her akşam onunla yemek yemek, git dediğinde gitmek, gel dediğinde gelmek, kesinlikle lafını ikiletmemek ve her isteğine razı olmak vardır.

Kızımız kısa sürede itaatiyle malikanenin içinde daha sonrada malikanenin etrafında gezme hakkı kazanmıştır. Bu arada kitaba göre kaçırılışı 2010 Mart. Mayıs ayının sonuna kadar evin sınırının dışına kesinlikle çıkamıyor. Bir gün Anthony evdeki kahyası Catherine'e Claire'i hazırlaması için talimat verir. Bir etkinliğe katılacaklardır. Claire panik içindedir çünkü artık şimdiye yaptığı bir hatanın sonuçları olacağını biliyordur.

Bu sebeple tüm gece boyunca Tony'nin ona söylediği gibi tebessüm etmiş ve onunla konuşulmadığı sürece konuşmayıp, özel hayatına dair soruları yanıtlamamıştır. Ama herkes kırk beş yaşındaki bilyoner bekarın kolunda görünen bu on dokuz yaş küçük güzeli merak etmektedir. Çok geçmeden resimleri her yerde yayınlanır. Claire bu sırada Tony'e iş gezilerinde de eşlik etmeye başlar. Bu geziler sayesinde bir çok yerde evleri olduğunu öğrenir.

Kızımız Eylül 2010'a kadar böyle durumundan memnun bir havada yaşar. Ama bir gün Chicago'da gezisinde üniversiteden tanıştığı bir arkadaşıyla ufak sohbet yapması başını belaya sokar. Tony'nin en önemli kurallarından biri olan görünüşü koruma kuralını aslında istemsizce çiğnemiştir. Konuştuğu arkadaşı bağımsız bir gazete yazarıdır ve hakkında yalan bir haber yapıp Claire'in ona röportaj verdiğini söyler. Bunu gören Tony iş gezisinden erken döner ve Claire ormandaki gezisinden geç gelmesininde etkisiyle kıza bağırması kavgaya sonrada kızı iki haftalık bir koma ile 2 aylık bir iyileşme sürecine sokar.

Claire'e zaten daha önceden sadece tokatla sınırlı olsada fiziksel şiddet uygulamaktaydı. Bir de bu olay Tony tarafından kaza olarak eve gelen doktora aksediliyor. Claire ormanda eve akşam gelirken ayağı takılıp düşüyor ve geri hiç bir şey hatırlamıyor. Kızımızın bir köprü kemeği kırık ve şiddetli bir baş sarsıntısı geçirmiş. Vücudunun türlü yerleri berelerle dolu.

Bunca olaydan sonra bu kızın akıllandığını düşünürsünüz değil mi? Tony'nin köpek gibi pişmanın numaralarını yemeyeceğini? Bırakın bunları yapmayı kız üstüne Tonyden bu kazaya sebebiyet verdiği için özür diledi.

Sonra çiftimiz Kasım ayında New York'a yolculuk yaptılar. Romantik bir akşam yemeği, güzel bir performans sonrası Central Park'ta fayton gezisi yaparken Tony evlenme teklifinde bulundu. Kızımız on dakikalık bir düşünme süresinden sonra kabul ediyor. Tony her işi gibi bunuda parayla jet hızıyla hallettiriyor ve üç haftada noel temalı süper class bir düğün tertip ediyor. Haftalarca basının dilinden düşmeyen bu düğünü Fiji'de yaptıkları bir balayı takip ediyor. Vanita Fair'e bile nasıl mükemmel bir çift olduklarına dair makale veriyorlar.

Balayından döndüklerinden itibaren kızımız evli olmasının işleri kendi için o kadarda rahatlatmadığını aksine daha zorlu olduğunu farkediyor. Eskisi gibi ne telefona, internete erişimi var ne de izinsiz bir yere gidebiliyor ya da araba sürebiliyor. Eskisi gibi kocasıyla seyahatlari ve alışveriş gezileri devam etmekte. Tony ara ara kızımızın sabrını ciddi şekillerde zorluyor. Claire'in ablasının ya da eniştesinin onlara söylediği, yaptığı bir şeyin sonucu yine Claire ödemek zorunda kalıyor. Hatta eski sevgilisiyle Tony'nin yanında karşılaşmalarının sonucunu bile yine o ödüyor. Kız buluşma sonrası şaşkın olunca o anda bile Tony "Yanında kocan, elinde sana aldığı yüzük, zor zanaat kazandığı arabayla giderken başka adamı ne cüretle düşünürsün?" demekten geri durmuyor. Tam 13 aylık evlilikleri bir çok romantik ve travmatik anlara şahit oluyor.

2012 Ocak'ta Tony'nin yine evden çalıştıkları günlerden birinde Claire banyo yaptıktan sonra yine neler giyecekleri yatağa serilmiş şekilde buluyor ve giyinip Tony'e çalışma odasında eşlik ediyor. Aslında tek yapmak istediği ormanda ufak bir gezintiye çıkmak. Tony gitmesine izin veriyor ama öncesinde ona ilk defa kahve getirmesini istiyor. Kahveyi getirdiğinde ise şoförleri Eric'e şehirdeki ofisten önemli dökümanları almasını söylemesini istiyor. Kızımızda bunu söyleyince bir an farkediyor ki Eric araba anahtarlarının olduğu kutuyu açık bırakmış. Anlık bir dürtüyle eline aldığı ilk anahtarın açtığı arabaya binip evden çıkıyor. Aslında niyeti tamamen hava almak ve en kısa sürede geri dönmek. Bu hareketininde sonuçlarını olduğunu bilmekte.

Eniştesi birde o dönemde dolandırıcılıktan hapse girmiş. Onun yanına gidecek diye düşünürken beş saat sonra St. Lois'de polis tarafından tutuklanıyor. Daha sonra öğreniyor ki Tony web konferansı sırasında içtiği kahveden zehirlenerek hastaneye kaldırılmış. Kahveyi getiren, şoförü plansız bir geziye çıkan ve ilk kaptığı araca kimliksiz, parasız binen karısıda baş şüpheli. Claire beş gün kodeste kalıyor ve Tony tarafından hiçbir destek görmüyor. Tony ile görüştüklerinde ise ondan yaptıklarını delilikle suçlamasını, ona güzel bir klinik ayarladığını ve akıl sağlığının böylesine zedelendiğini farketmesi gerektiğine dair bir sürü şey zırvalıyor. Kızımız şokla bütün olanları izlerken bu teklifide kesin şekilde reddediyor. Avukatlarına başına gelenleri anlatsa da lafları çarpıtılıp öyle hallere getiriliyor ki konuyu mahkemeye taşıyıp aşağılanmak istemiyor Claire.

İki ay sonra mahkeme tarafından iyi halde dört yıl olmak üzere altı yıl hüküm yiyor. Bütün medya durumdan onu suçluyor. Tony ile boşanıyorlar. Adam hatta kızın eşyalarını açık arttırmayla satıyor! Toplumada Claire'in tamamen Tony'nin parasının peşinde olduğu ve evlilik sözleşmesi yapmadıkları için Tony ölürse bütün parayı alacağı için onu öldürmeye çalıştığı imajı veriliyor.

Hapishanedeki dördüncü ayın Claire'e bir paket gönderiliyor. İçerisinde ise şok edici bilgiler var. Anthony Rawlings'in aslında Anton Rawls olduğu. Dedesinin 1986'da büyük babasının dolandırıcılıktan içeri atılıp 2 yıl sonra hapishanede öldüğü, 1989'da da ailesinin öldürüldüğü yazıyor. Aynı zamanda daha sonra Anton'un ismini değiştirdiği, büyük babasının suçunu ortaya çıkarmakta yardım eden iki kişinin ismi dahil olmak üzere Antony'e dair bir çok bilgi bulunmakta. Kızı yıllarca izlediği, ailesinin ve eski sevgilisinin ölümüne sebep verdiği de bu bilgiler arasında. En önemlisi ise Tony'nin büyük babasını alaşağı eden ajanlardan birinin Claire'in büyük babası olduğuda bilgiler arasında... Claire okuduklarına inanamasa da Tony'e yaptıklarının sonuçlarını ödeteceğini yemin etmesiyle ilk kitabı sonlandırıyoruz...

Kişisel görüşüme gelirsek Tony'e söverek geçirdiğim bir okuma süreci oldu benim için. Kitabı Romance diye etiketlemeleri bende baya bir yanılgı oluşturdu açıkçası. Hep bir iyileşecek bu oğlan diye bekledim ama nerde? Deliliğine delilik ekledi de insafa gelmedi rezil köpek. Kıza her yaptığı sinirlerimi bozdu desem sanırım hafif kalır. Hele sonu? Eyvah kızı öldürecek bu sefer Tony diye düşünürken şerefsiz kızdan öyle bi intikam aldı ki başımdan aşağı kaynar sular indi resmen. İnanamadım. Yazar öyle bir konuyu evirdi, çevirdi ki bunu beklemiyordum açıkçası. Claire'in salaklarına değinmeyeceğim bile. Bu kız uslanmaz. Seni ölesiye döven adamın evlilik teklifini kabul etmek ne demek?! Bu adam tekrar yapar diye hiç mi düşünmez insan? Anlayacağınız okuyanı fazlasıyla gerecek ama kesinlikle elinizden bırakamayacağınız bir kitap Consequences. Yazarımıza şikayet mektubu mu yazsam teşekkür mü henüz kararlaştırmadım.

26 Eylül 2013 Perşembe

Undeniable - Madeline Sheehan



Kitap Adı: Undeniable
Yazar Adı: Madeline Sheehan

23 Eylül 2013 Pazartesi

Escaping Reality - Lisa Renee Jones



Kitap Adı: Escaping Reality
Yazar Adı: Lisa Renee Jones 
Türü: New Adult, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Julie Patra Publishing
Seri Adı: The Secret Life of Amy Bensen
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Çıkış Tarihi: 2013
Reyting; 4.5/5






New Adult araştırırken karşılaştım bu kitapla, hala alakasını kurabilmiş değilim neyse başka bir zamanın serzenişi olsun. Kitabı şu aralar canım feci zengin ve küstah kahramanlar çektiğinden okumaya başladım. İlk başta biraz yabancılık çektiğimi söylemem lazım. Yazarın tarzından olsa gerek diye düşünüyorum, başta kızın kendini içinde hissettiği boşlukla direkt karşılaşmak kitabın içine girmemi biraz zorlaştırdı.

Aslında kitaba dair denilecek çok bir şey yok çünkü tam bir başlangıç kitabı. Kızın geçmişinde bir şeyler olmuş ve birilerinden kaçıyor. Herşey soru işaretleriyle dolu. Kız tabii 6 yıldır böyle bir kaçışın içinde olunca Liam gibi bir adamla ilişkiyi bile aklından geçirmiyor. Suç da bulamıyorsun...

Yalnız paranoyak halleri beni bir yerden sinir etmeye, başımı ağrıtmaya başladı. Hayır, bir şey olduğu da yok! Olsa gam yemeyeceğim...

Oğlumuzun tüm gücüyle kızın hayatına girmesi, ettiği o laflar (ah o laflar!) ve daha bir çok şey hikayeyi tatlandıran şeylerden. Yalnız kitabın sonunda kızın izni olmadan hayatına burnunu sokmasına sinir oldum ve yeni kitabı hemen istiyorum!

Kitabın son yarısındaki hızlılık (hah birde Liam!) dolayısıyla bu reytingi veriyorum. Yoksa ilk yarısında sadece iki günü anlatması tamamen gülünç ve sinir bozucuydu...

Favori Alıntılar;

"He wants you. I want you. I can't walk away from you Amy and I have this sense that you could bolt at any minute. And yes you're right. I'm being barbaric. And intense. That's who I am and I can't be anyone but me. When I want something I go after it. And baby I want you and all I can say is you might be smart to run before I get any more into you but please don't."

"O seni istiyor. Bende seni istiyorum. Senden ayrılamam Amy ve sanki her an kaçacakmışsın gibi bir his var içimden. Haklısın barbarca ve aşırı davranışlarım. Ama ben buyum ve kendimden başkası olamam. Bir şey istedim mi peşinden giderim. Ve ben seni istiyorum bebeğim. Tek diyebileceğim sana daha fazla bağlanmadan kaçmanın akıllı olacağı ama lütfen gitme."

14 Eylül 2013 Cumartesi

The Other C-Word - MK Schiller Blog Tour


Synopsis:


Can she overcome her consuming desire for him? Can he make her comfortable with the other C-word…commitment?


Marley Mason is dreading the arrival of the new business consultant. After all, this man will most likely outsource her job to China. The last thing she would expect is a case of mistaken identity, leading to false accusations of kidnapping when she attempts to pick up the wrong man at the airport, or worse…that she would have such a visceral reaction to the right man.

Rick Randy is super sexy, scandalously flirty, and perfect masturbation material, but a relationship is out of the question. Rick is contracted on a temporary basis to fix Marley’s ailing company, and then pull out, although as he expresses to Marley, pulling out is difficult for him, in more ways than one! Marley’s feelings range from utter confusion to intense contemplation as Rick charms his way into her life. All of those C-words Marley can control, but it’s the other C-word she fears—commitment.

9 Eylül 2013 Pazartesi

Tears of Tess - Pepper Winter








Kitap Adı: Tears of Tess
Yazar Adı: Pepper Winter
Türü: Dark, New Adult, Günümüz Aşk, Dram
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Tears of Tess
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 2
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 347
Çıkış Tarihi: 2013


Tears of Tess aslında canımın pekte karanlık kitaplar çekmediği bir dönemde çıktı karşıma. Ama beni kitaba çeken bir dürtünün olduğunu inkar edemeyeceğim zira kitabı bitirirken buldum kendimi. Bütün kitap boyunca ne reyting vereceğimi bilemedim. Hiç düşünmedim de ama okuduğum onca şaşırtıcı şeye rağmen kurgunun gelişiminden, diyaloglardan hoşlanırken buldum kendimi. Öncelikle bu kitapta olanlar herkesin aklının/midesinin alacağı cinsten şeyler değildir. Daha fazla anlatmadan önce biz en iyisimi bir içeriğe göz atalım;

Q, Master, Maître, Quincy: Kendisi nefret ettiği bir yaşama hasret duyan kimilerin hastalıklı diyebileceği, dibine kadar sorunlu olan, sadistlikte usta, Tess'e hasta bir uşak.

Esclave, Tess, Tessie: Hayallerini hardcore bir kabusla yaşayan, bundan ruhu sağlam çıkan, gönüllü köle, acıların kızı, Q'nun kadını.


İçerikte bulunanlar;
Bağlanma
Tecavüz
Bıçakla Tecavüz
Tecavüz Fantazisi
Kırbaçlanma
Kan Yemini
Bıçakla Kesik Açma
İnsan Kaçakçılığı
Efendi, Köle İlişkisi
Uyuşturucu

Ön yargılarınız varsa bu kitabın kapağının köşesinden bile geçmeyin derim. Evet, gelelim neleri sevdim, nefret ettim?

Kitapta hoşlandıklarım; Q ne kadar psikopat olsanda o kadar kadınlara yaptıkların, o lafların, oynadığın akıl oyunlarınla ve elbette seksi varlığınla bende farklı bir yer edindin. Kitabı okumaya devam etmeme tek etken bir Q, birde olacaklara karşı hastalıklı merakım olsa gerek. Oğlumuzun Fransız olmasıda süper bir etken mesela. Yazarın cidden ilginç bir kurgusu vardı. Aslında bir çok açıdan kitabı realistik bile görebiliriz. Kızın oğlumuza aşık olması gibi detaylar dışında.

Kitapta hoşlanmadıklarım; Kızın kötü sandığından kaçıp yılanların düşüp tecavüze uğraması.Ah, neden yazar? Neden?! Cidden kitap boyuca en sinir olarak okuduğum yerdi.

Kitabın başından beri kızımızın düşünce yapıları beni rahatsız etti açıkçası. Sürekli ilişkisinden daha fazlasını isteme ama rahat hissettiği bölgeyi de aşamama sorunu can sıkıcıydı. Birde kafasında kurduğu türlü fantaziler var ki o ilişkiye XL gelir. Ve sonra ummadığı bir anda kaçırılınca kızımızın içinden bir Zeyna çıkıveriyor. Tabii kötü adamlar karşısında yapabilecekleri çok kısıtlı. Ancak kendini tecavüzden kurtarabiliyor.

Kızı resmen barkodluyorlar! Sonrada gizemli fransız Q'ya satıveriyorlar. Zaten bir süre adamın kızı isteğine boyun eğdirmesi, kızımızın direnmesiyle geçiyor. Adam ara sıra öpücük kaçırmak, köşelere sıkıştırmak dışında kıza bir şey yaptığı da yok! Ama kızımız dışarıdaki tehlikelerden habersiz kaçıveriyor, ağzının payınıda acı bir şekilde alıveriyor. Q kızın bacağına monte ettiği GPS cihazından takip edip, kurtarıveriyor. İntikamınıda almadan bırakmıyor.

Bu olaydan sonra kızımız Q'nun kötünün iyisi olduğunu anlayacak kadar gözleri açılıyor ve adama istediklerini vermeyi istiyor.Ama kaçarken sevgilisinin telsizine bıraktığı imdat çağrısına cevap geliyor ve kızı bakmaya malikaneye geliveriyorlar. Kızımız o arada ah salak kafam diye yakına dursun, herkesin ona bir anda sırt çevirmesine de pek bir içerlemekte. Ama gelen dedektiflere bir yanlışlık olduğunu söyleyerek durumu toparlamaya çalışıyor.

Bir daha Q'yu gecenin köründü kör kütük sarhoş bir şekilde odasına sızarken buluyor. Adam birde ona tamamen itaat etmesini istediğini söylüyor ve kızımızda dünde razı orta çağdan halice işkence/zevk odasına dersiniz hoplaya zıplaya gidiyor. Ne de olsa sittin senedir istediği dayağı - pardon zevki - alacak. Oğlumuz türlü hardcore eylemin ötesinde bir anda vites değiştirip kıza daha yumuşak davranmaya başlaması kızın kalbinde mezara son çiviyide çakmış oluyor. Birden üstüne Q'nun köleleri tedavi edip serbest bırakmak için satın veya rüşvet olarak aldığını öğreniyor. Üstüne üstlük bu kurtardığı 58 kızdan bir tek kendisine el sürmüş! Bizim kış dört köşe bu haber karşısında.

Tabii, bu güzel hayal ertesi sabah gelip de Q'nun kızı yaka paça evden atıp, hiç bir açıklama yapmadan evine göndermesiyle paramparça oluveriyor. Kızımız 1 ay avare avare dolaşıp, geceleri süper erotik Q'lu rüyalar görüp, ona göre fazla sulandırılmış zevkleri olan erkek arkadaşına kalıyor. En sonunda oğlanın başkasını bulduğunu öğrenince vicdan azabını pencereden atıp Fransa'ya giden ilk uçağa atlayıp kendini malikenede buluyor.

Q da bir naz, niyaz ediyor görmelisiniz. Kıza ne b** etmeye geldin bile diyor yani. Kızımız geri adım atmıyor, Q'da kan yemini etmeden inanmam diyerek yemini ettiriyor. Sonrada kızımızın istemediği özgürlüğe karşı kafesini kapatıyor. İçinde bir yerde fazla ileri gidip kızı öldürmekten korkmasına dair şüphelerle ilk kitabı sonlandırıyoruz. Ve tipik bir hani ikincisi nerde vakası yaşayıp yine eli boş dönüyorum : /


Favori Alıntım;

"What are you, Esclave?"
"I'm yours, Maître."

"Nesin sen, Köle?"
"Ben seninim, Efendim."


Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...