Kitap Adı: Rapunzel
Yazar Adı: Lisa Valdez
Türü: Kısa Hikaye, Masal, Erotik
Yayınevi: Self-Publisher
Seri Adı: Erotic Bedtime Stories
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: ?
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 110
Çıkış Tarihi: 2013
Rapunzel hikayesini bilmeyeniniz yoktur, eğer varsa Alman hikayelerinden
olan Rapunzel, kraliyet ailesinden olan bir kızın cadı tarafından
kaçırılıp, kuleye kapatılması ve bir prens tarafından kurtarılması
olarak anlatılır.
Lisa Valdez işin içine bolca erotik sahneler
katarak olayı çeşnilemiş mi desek cılkını çıkarmış mı desek bilemedim.
Kısa hikaye olduğundan olsa gerek bana fazla sahne varmış gibi geldi.
Özellikle
kitabın başında erkek karakterimizin kızın kulesine onu kandırıp, her
türlü şekilde kullanmak için gelmesi beni bir süre rahatsız etti.
 |
Şööyle iki üç korse bağını çözdünüz mü
alın size buradaki Rapunzel! |
Rapunzel'imizin
malum çok uzun saçları var, anneside sandığı cadının kuleye tırmanması
için onu salıyor her seferinde. Yine annesinin sandığı bir ses ona
saçlarını salmasını söyleyince bizim saf ak pak kızımız kötü emelleri
olan prensi kuleye alıyor. Bundan sonrası bir hafta süren bir yatak
maratonu.
Tabii, cadı gelmeden oğlanın gitmesi lazım varlılığını
hissetmemesi için. Zaten prens aradığı Golden Chalice'ide bulamıyor
kulede. Zorla kuleden, kısa sürede de olsa delice sevdiği Rapunzel'den
ayrılıyor.
Prens'in gidişinin üzerinden beş gün geçip, Rapunzel
her yeri derinlemesine temizlemiş olsa da annesi sandığı cadı gelir
gelmez habire etrafı koklamaktadır. Kısa süre sonra kokusu eksik olan
kızın bekaretinin kokusu olduğunu anlar ve öfkesinden kıza saldırır.
Golden Chalice'in o olduğunu, kehanete göre tüm krallıkları
birleştirmeye yarayacak kişininde o olduğunu söyler. Aralarındaki
çatışmada Rapunzel birde hamile olduğunu öğrenir ve cadı onu öldürmeden
kaçmayı becerir.
Bu sürede Prens isteksizce gittiğinden pek yol
kat edememiştir. Sonra Rapunzelsiz durmaya daha fazla
dayanamayıp geri
döner ve cadıyla karşılaşır. Aralarında ki çatışmada cadı ölsede,
ölmeden ona kör olması için bir büyü yapmıştır.
Böylece aradan
beş ay geçer. Peri masalı olsa da çoooooooook saçma bulduğum bir şekilde
oğlanımızın bir anda aklına Rapunzel gelir ve adını haykırmaya başlar.
İş bu ki Rapunzel cadıdan kaçarken boş bir kulübeye sığınmış ve orada
yaşamaya başlamıştır. Prensin sesini duyar ve kavuşurlar. Üç ay sonrada
ikizler doğar ve kış geçtiğinde ormandan Prens'in diyarına göç etmeye
başlarlar. Bu sürede düşman kraldan yardım istemek gibi harika bir fikre
kapılmıştır. Malum bu peri masalıdır ki adam insaflı bir düşman çıkar
ve Prense yardımcı olacağını söyler ve o arada karısı yani Rapunzel'i
görür görmez "Torunum" feryadı koparır.
Meğersem Rapunzel yıllar
önce reddetiği bir kızının kızıymış sonra birden ortadan kaybolmuş.
Evlenmeleride böylece iki krallığı huzura kavuşturmuş oldu. Prens'in
veletleride tabii hazır veliahtcıklar. Masalımızda böylelikle mutlu
sonla biter.
Arada gözümü devirmekten kendimi alamadığım yerler
ve kısa olması dışında iyiydi. Kitabın çıktığını duyar duymaz adeta bir
sazan gibi olaya atladığım için yarı yarıya pişmanım. Buna büyük sebep
ise kısa hikayelerden genellikle hoşlanmamam ve bir şey anlamam. Bana
göre çok sığ kitaplardır. Duyguların derin yaşanmasına yer olmayan,
olayları üstün körü geçildiği, sanki yazılmak için yazılmış metinler.
Lisa'dan Primrose'u beklerken bu çerezlikle idare ederiz dedik ama kötü
mü ettik bilemedim. Neyse dilerim ki bundan sonraki kitapları daha çok
beğenirim ve bu ön yargım kaybolur.
Rapunzel dedikte Karmakarışık'ı hala izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz. :)
Değerlendirme;