İki Kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İki Kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2014 Cuma

Record Series - K.A. Linde


Kitap Adları: Off the Record, On the Record
Yazar Adı: K.A. Linde
Türü: Günümüz Aşk, Erotik
Seri Adı: Record
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 445, 382
Çıkış Tarihi: Mart, Ağustos 2014
Değerlendirme: 4 / 5, 2 / 5


Bu yorum spoiler içerebilir!

Farklı işlerde çalışan karakterleri okumak bana hep cazip gelmiştir ve bu kitaba da başta beni çekende aynı faktör oldu. İster istemez bu adam Senatörlük seçiminin koşuşturmasında bir ilişkiyi nasıl yürütecek diye düşündürtüyor. Gel gelelim ortaya çıkan tam bir ilişki fiyaskosu.

Hikayeye göre kızımız bir üniversite gazetesinde muhabir ve çok ünlü Senatör adayımızın hakkında kötü bir makale yazıyor. Çiftimiz işi ilerlettiklerinden sonra toplum karşılarına çıkmalarına engelde hem bu makale hem de kızın daha üniversite mezunu bile olmamış genç biri olması. Hepimiz siyaset skandallarını pek iyi biliriz. Malum o kişiler toplum örneği (!?) olmak zorundalar veya zorunda bırakılıyorlar.

Lafın özü bu durum benim sinirlerimi de sınırlarımı da epey zorladı. Hikayeyi okurken hep bir duvara tosluyormuşum gibi bir his bıraktı zira çiftimizin başına gelende bu. Ne yapsalar, yapacak olsalar "Ay aman biri görmesin, duymasın, kariyerlerimiz nolur," tiradları bolca kitabımızda geçiyor anlayacağınız. Adam neyi daha çok istediğine karar veremeyen bir öküz, kızımız ise gençliğinin baharında bu öküze toslama hatası yapmış bir zavallı.

İlk kitabın  sonunda öküz seçimini yapamadığı için kızımız onun yerine yapıp o koca kıçına tekmeyi basıveriyor. Gel gelelim ikinci kitapta bunlar şimdi tutkulu bir şekilde birleşirler diye bekleyenlerden olunca dondurması yeri boylamış çocuk gibi hem ağzı açık, hemde gözleri hüsranla dolmuş şekilde kaldım. 

'Neden?' derseniz, öncelikle hangi romans tanımına sığar bilemeyeceğim ama yazar çiftimizin kitabın %85'ine kadar barışmayacağına karar vermiş. Sırf onunla kalmamış ikisini de başkalarıyla eşleştirmiş, araya böööyle bir sekiz ay boşluk koymuş ki iyice delirsinler birbirleri için. Bilin bakalım noldu? Deliren BEN OLDUM!! Yazarımızı dehşet bir şekilde bu kararı için kınamak istiyorum. Be kadın ne istedin bu çocuklardan? Resmen reytinge kurban giden diziler gibi oldular. 

Bütün kitaptır beklediğim kavuşma sahnelerini kısacık ve SONUNDA okuyunca tansiyonum zirve yapıp kitap için iade bile istedim. Durum böyle olunca anladım ki beklentiyle kitaplara başlamamaya devam etmeli ve salim kafayla seriyi bitirmeliyim. Spoiler uyarımdan sonra yorumu okumuşsanız, bunlar sizi rahatsız etmezse, farklı bir şeyler okumak istiyorum diyorsanız o zaman tam size göre bir kitap. Keyfini çıkarın!

7 Eylül 2014 Pazar

The Wild Side Trilogy - R.K. Lilley


Kitap Adları: The Wild Side, Iris, Dair
Yazar Adı: R.K. Lilley
Türü: Erotik, Günümüz Aşk, Gizem
Seri Adı: The Wild Side
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 125, 115, 120
Çıkış Tarihi: Mayıs, Haziran, Temmuz 2014
Değerlendirme; 4, 3, 2 / 5

Antropozlu, özgüvenini yerlerde olan bir karakteri daha da okursam! Seri boyunca iki karakterinde kafasını duvarlara vurup, kıvılcım çıkartırken deli kahkahalar atmak istedim. Erkek karakterin her kız karşısında pısırık kaldığı an resmen tansiyonum zıplıyordu. Kız resmen ele avuca gelmez, arsız, edepsiz bir şey. Sırf şu adama karşı kullandığı erkekliğini yerler altına alan tavırları uyuzuma gitti. Bu kadar mı olur? dedirtti resmen.

Şimdi konuya göre adam 40larında oldukça başarılı bir yazar. Kız ile spor salonunda tanışıyorlar ve hemen canları mercimek çekiyor. Öyle ki neredeyse salonda fırına verecekler. Başlarda konuyu tipik sugar daddy arayan kız olarak görüyorsun. Ki son kitaba kadar kızın geçmişindeki gizem açıklanmadığı için elinde başka teoride kalmıyor. Bu kızımız bildiğiniz bacak ve D cup göğüsten oluşan sapsarışın, çıplaklığa pek gık çıkarmayan, dans etmeyi seven, kumara zaafı olan bir manyak.

Oğlumuzda cazgır mı cazgır bir karıyla evliliğini yeni bitirmiş, spor yüzünden epey zinde ama duygusal olarak çöküşte bir zat. Tabii, böyle bir kızın ona ilgi duyması egosunda epey şeyler yapıyor. Ama kızı her seferinden kendinden itmesi, yaşı sorun etmesi, koca çenesini tutaması bana afakanlar getirdi. O kadar ki seriye bayılarak başlangıç yaptığım halde gittikçe birer puan düşürdüm. Aslında serinin sonundaki entrikanın bağlanışını oldukça ilginçti.

Yazarımızı ülkemizde de çıkan Uçuşta kitabından tanıyorsunuzdur. Buradaki Dair'i sakın ama SAKIN benim gibi James vari bir şey sanmayın. Zira alakaları yok. Gerçi adamda potansiyel var. Tam hah oldu, içinden bir dominant çıkacak en azından bir kıza höt diyecek derken şekeri elinden alınan cezalı çocuklar gibi hemen morali bozuluyor. Kızdan dilediği özürlerin haddi hesabı yok tabii. Gözümü devirdiğimi görüyorsunuz değil mi? Neyse benden uyarması, gerisi size kalmış. :)

16 Şubat 2014 Pazar

Mistress - Leda Swann




Kitap Adı: Mistress
Yazar Adı: Leda Swann
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency, Erotik
Yayınevi: Avon Red
Seri Adı: Clemen Sisters
Seri Sıralaması: 2
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 266
Çıkış Tarihi: 2008
Değerlendirme: 2 / 5
Yorumladığım Tarih: 2011


Kitabı pekte sevemedim. Erkek karakter moronun teki ne kadar yakışıklı olsa da. Kızımızın evlenmesine ise çok şaşırdım ve bu ayrıntı beni rahatsız etti.

İlk kitapta babasının iflas yüzünden intihar etmesiyle kardeşlerini fakirler evinden kurtarmak için metreslik yapan Charlotte'i okumuştuk. Şimdide bir ufağı olan Emily öğretmenliğin para getirmediğini fark eder ve bir fotoğrafçının modeli olma teklifini kabul eder.Ama bu fotoğraflar toplumun onu dışlayacağı ve işinden olacağı türdendir ama bunu göze almaktadır. İyi bi yaşamı olabilmesi için bir adamın metresi olmaya bile razıdır. Ta ki Eric'i görene kadar.


9 Aralık 2012 Pazar

IV. ÜKG Blog Turu II. Part | Kurtadamlar - Jim Butcher




Hoşgeldiniz! 

4. Blog Turumuzun I. Partına BURADAN ulaşabilirsiniz!

Bu sefer ise Dresden Dosyalarının ikinci kitabı olan Kurtadamlar ile karşınızdayız. Öncelikle blog programımıza bir göz atalım;


6 Ekim 2012 Cumartesi

The Warlord Wants Forever - Kresley Cole




Kitap Adı: The Warlord Wants Forever
Yazar Adı: Kresley Cole
Türü: Fantastik, Romantik
Yayınevi: Simon & Schuster
Seri Adı: Immortals After Dark
Seri Sıralaması: 1
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 163
Çıkış Tarihi: 2006


Hikayeyi seriyi daha iyi anlamam için okumam gerektiği üzerine okudum. Çok büyük bir gereksinim miydi bu? Hayır. En azından bence öyleydi. Tamam, kitap kızın teyzesi hakkında ki hikayeyi, kötü adamların gerçekten ne istediğini vs gibi bir çok şeyi daha detaylı öğrenme garantisini veriyor. Ama yazarımız derinlemesine bir kurgu geliştirmiş. İş böyle olunca güzel bir kurgu kısacık hikayeye sıkıştırılınca bence kurguya yazık edilmiş.

Ama hakkını vermeliyim, beni eğlendirten yanları olan bir kitaptı aynı zamanda. Kızımızı ise yolup, parçalasam yeriydi. Adam dört yüz yıl sonra eşini bulmuşken, sen onu öylece bırak. Bu işi acımasız yapan ise adamın eşiyle beraber olana kadar cinsel bir tatmin yaşamayacak olması. Ve bu iş adamı içten içe yiyor. Gücünü azaltıyor. Aradan beş yıl geçipte karşılaşınca kızı saçından sürüklemeliydi bence. Neyse, çok uzakta bir yere kapattı da azıcık sakinleşebildim. 

Bir yandan kızımıza da azıcık hak veriyorum. Adam düşmanı! Bir vampir. Hapsedildiği kaleyi Wroth işgal ediyor ama kızı serbest bırakmak adına bir şey göstermiyor. Hele ki düşünceleri bunun çok fazla ötesindeyken. İş böyle olunca, kız kardeşleri gelince onu öylece öldürmeden bırakıp gidiyor. Tabii, son anda kanını tattırıp, hatıralarına sahip olmasına izin vermesi ise bir bahane değil.

Kısa kitapları o kadar seven bir insan değilim, o sebeple ki benim için idare ederin altında bir hikayeydi. Kurgunun hakkını sanırım ikinci kitap verecek. Bana da asıl o kitap önerilmişti. Bakalım nasılmış?


Değerlendirme;


24 Ağustos 2012 Cuma

Genesis - Kaitlyn O'Connor




Kitap Adı: Genesis
Yazar Adı: Kaitlyn O'Connor
Türü: Bilim Kurgu, Romantik
Yayınevi: New Concept Publishing
Seri Adı: Enslaved
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 183
Çıkış Tarihi: 2007


Adult Bilim Kurgu türüne giriş yaptık derken böyle de boş çıkma olasılığı olan kitapları okuma riskide söz konusu oluyor tabii. Aslında kitabın sonlarına doğru kafamda üç yıldız vereceğim diye tasarlarken yazarımız son dakika golu atıp, beni kitaptan soğuttu sağolsun.

Şu ana kadar birden fazla partnerleri olan kişilerin anlatıldığı kitapları okudum, evet. Bu konuda iki yüzlülük yapamam. Ama gel görün ki, son dakikaya kadar ben hangisini seçsem diye düşünüp, ikisini birden yürütmek varken seçmeye ne gerek var! seçeneğini seçeceği aklıma gelmemişti açıkçası.

Kendisini kadın karakterlerin yüz karası ilan ediyorum. Düşünceleri çok bencilce. Uzaylılar tarafından kaçırılıp, eline bakması için uzaylı bir bebek verilip, ilk başta klinik şekillerle, sonra da doğal şartlarla çiftlendirilmeye zorlanan, çocuğu kız olunca da kürtaj yaptırılan bir kadının psikolojisinden ne beklenir oda tartışma konusu...

Özetle hikaye değişikti. Bunu itiraf etmem lazım. Özellikle oğlanımızın ırkı olan Hirashiler. Boyları iki metre üstü, tenleri sarı renkte, vücutlarında dövmeleri olan, gözleri sarı renkte, suyun altında yaşayabilen, yedi yılda bir çiftleşme mevsimleri olan değişik canlılar bunlar. İnsanları ve bunları kaçıran kötü uzaylılar ırklarını yavaştan yavaştan çökertmiş. Sonra bunları kaçırıp, köleleri haline getirmiş.

Uzay gemisi Mars'a inince - kötü uzaylıların dünyasına - bizimkiler planlar yapmaya başlıyor. Kötülerden de onların müttefiklerinin yardımıyla kurtulup rahata eriyorlar. Bizim kızımızda iki erkeği kendine parsellemiş bir şekilde mutlu sonuna bırakıp kitabımızı bitiriyoruz...

Değerlendirme;


4 Temmuz 2012 Çarşamba

Fifty Shades Freed - E.L. James


Kitap Adı: Fifty Shades Freed
Yazar Adı: E.L. James
Türü: Günümüz Aşk, BDSM, Erotik
 Yayınevi: The Writer's Coffee Shop Publishing House
Seri Adı: Fifty Shades
Seri Sıralaması: 3
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 579
Çıkış Tarihi: 2012




Yazara büyük bir isyanım var. Bu seri ya 2'de bitmeliydi ya da adam gibi bir üç yazmalıydı. Bu ne allah aşkına. Anladık erotic-romance de kitabın yarısından fazlasında tavşan misaliydiler. Tamam, bu bile bir süre ayrı kalsalar, olaylar olsa boğmazdı. Zira ilkte ve ikincide boğmadı. Ama yok. Christian kızı saniye gözünün önünden ayırmadı, bana olanlar oldu. Kitabı yüzdeye bölersek;

İlk %35'lik kısmı - Balayı eve dönüş vs - Sıkıntıdan patladım.
Sonraki %20'lik kısmı - Bizim kızın peşine düşülmesi, ailecek tatil vs vs - Tamam, aksiyon bir anda ayılttı beni. Aile ile tatil güzeldi ama daha da güzel olabilirdi. Gene bir olay yaşandı tabii.

Sonraki %35'lik kısmı - Buralarda neler olduğunu hatırlamak bile istemiyorum - Sıkıntıdan öldüm geberdim. Arada Christian'ın bebek haberi olayındaki tepkileribiraz gözümü açtı itiraf edeyim. Ha bide bizim kızın onu terk ettiğini sandığı yerler.

Sonraki %10'luk kısmı - Zaten sona yakın olan yer - Güzeldi. Klasik evli,mutlu,çocuklu bitti. Ama bittiğinde kendime ben kaç gündür buna neden zaman harcıyorum dedim.

Sonu hoş olsada kitap başlı başına yazarın ne yazacağını bilmezliğiyle doluydu. Christian, yavrum, kusura bakma ama 1 verecektim senin hatrın için 2'de karar kıldım. Artık seni okuyamayacağım için içim sızlasada şu kitap gibi bir tane daha okuyacağıma hiç okumayıp seni aklımdaki son halinle hatırlamak daha iyi. Bir daha görüşemeyecek olsakta sözünle sonlandırmak istiyorum bu yorumumu :)

We love you :)

Laters, baby ;)

Değerlendirme;

1.5/5


14 Haziran 2012 Perşembe

Gabriel's Inferno - Sylvain Reynard





Kitap Adı: Gabriel's Inferno
Yazar Adı: Sylvain Reynard
Türü: Günümüz Aşk
 Yayınevi: Omnific Publishing
Seri Adı: Gabriel's Inferno
Seri Sıralaması: 1
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 506
Çıkış Tarihi: 2011



Buhranlara girip çıktım da böyle kitap görmedim. Beklentilerim çok farklıydı. Gabrielden sonra Christian'ımı - Fifty Shades Serisinin karakteri - şu an sağlığı yerinde bir insan olarak belliyorum. Adamın düşünce biçimi, kendini çektiyi kuyu anlatılmaz okunur biçimde. Yine bir Alacakaranlık hayran hikayesi daha diyordum ama yazar mutasyona uğratmış işi. Kitapta yadırgadığım şeyler oldu. Ben karakterimin kolayca ağlayabilmesine alışık bir insan değilim mesela. Gabriel'in ofisinde ağlama sahnesini şok olarak okumuştum.

Bir diğer olay ise kızımızı Gabriel'den daha güçlü bulmam. Ayaklarının üzerinde duran, ne yaptığını bilen bir kızcağız. Bakmayın kızı adamın baştan çıkardığına. Kitapta ara sıra, aşk güzel yansıtılmıştı şimdi, hakkını yememek lazım. Bir diğer gülünç bulduğum konu ise bu kitabın Grinin Elli Tonu ile mukayese edilmesi. Edenlerin iyi gününde olmadıklarını düşünüyorum. Yoksa bir insan BDSM'nin b'sini bile görmediğimiz, onu da geçin erotiklik namına bir şey olmayan bir kitabı neden benzetsin ki?

Açıkça konuşayım, çiftimizin bu "seksüel" kısıtlamasının sonunda çözülmesinden rahatsız oldum. Belki gerekli nedenler sunulmuş olabilir ama buda benim kitaplarda ki tercihim. Diğer bir canımı sıkan konu ise Dante'ye dair hiç bir şey bilmezken, bir anda aşırı bilgi yüklenmesine maruz kalmam. Bir çok imayı, anlamı hatta önemi olan paragrafıda bu sayede kaçırdım diyebiliriz. Kitabın başında bir uyarı olmalıydı. Bu kitabı okumadan önce "İlahi Komedya"yı okumalısınız! diye. 

Kitap benim için "Ne zaman bitecek bu şey?" diyerek geçti. Zira o kadar uzun ki ve okuma isteğim o kadar azdı ki beş günde zor bitirdim. Kızımızın gezenti gönüllü olmasıda buna bir etkendir sanırım. Onda, bunda, şundadır tarzı kızları artık çekici bulmuyorum. Hele ki olgunluğuna laf ettiğim bir kızdan böyle bir şeyde beklemezdim. İkinci kitabını mazoşistliğe kaçan merakımdan okuyabilirim sanırım. Çiftimiz paris tatili yapıyorda Gabriel'in profesörlük kariyeri ne alemde? diye merak etmekteyim.

Konumuz Julia Mitchell'ın masterını çocukluk aşkı Gabriel'in profesörlük yaptığı okulda görmesiyle başlıyor. İkili daha ilk dakikadan anlaşmazlığa düşüyorlar. İşler öyle ters gidiyor ki telafisini yapmaya çalışsada yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar. Ta ki Julia'nın en iyi arkadaşı ve aynı zamanda Gabriel'in üvey kız kardeşi gelene kadar. Ondan sonra ikili gerçekten birbirlerinin farkına varmaya başlıyorlar. Aradaki en büyük sorun Gabriel'in profesör, Julia'nında öğrenci olması. Bu süreçte birliktelik yaşarlarsa Gabriel'in kariyeri tehlikeye girecek. İş bu ki kızımıza düşman biri bunları samimi bir pozisyonda gördü. Kitabın sonunda da Parise gittiler tatil için. Dedikodu çanları diğer kitapta çalmaya başlayacak.

 Değerlendirme;



4 Mayıs 2012 Cuma

Aşka Şans Ver - Sherryl Woods




Kitap Adı: Aşka Şans Ver
Yazar Adı: Sherryl Woods
Türü: Günümüz Aşk
Yayınevi: Ephesus
Seri Adı: Chesapeake Kıyıları
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 9
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 420
Çıkış Tarihi: 2012
Çevirmen: Selen Tekalp

Açıkçası kitap benim beğeneceğim tarzda değil. İki vermemin nedeni ise DEHB - Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu - hastalığıma tekrar önem vermemi sağlaması. Bu açıdan bana yarar sağladığından ikiyi borç bildim. :) Kitap ilk aşıkları konu alıyor. Zamanında ellerindekinin kıymetini bilmeyip yıllar sonra birbirlerini bulduğunda bırakmayan bir çiftimiz var. Herşeyi tetikleyen olay ise Abby'nin annesinin o 17 yaşındayken evi terk etmesi. Olaydan sonra Abyy kendinden küçük dört kardeşine kol kanat gerip, bir anne rolüne giriyor. Ne kadar hayalleri gerçekleştirip New York'a gitse, evlenip, çocuk sahibi olsa da bu trajedi bütün ailede hala yer etmekte. Abby en küçük kardeşinin yardım çağrısı üzerine çocukluğunun olduğu kasabaya dönünce, kız kardeşinin aldığı oteli dekore ederken neredeyse icralık olduğunu farkediyor. Bu arada banka sahibinin oğlu olan Trace'de kısa süreliğine burada çalışması ikiliyi bir araya getirme fırsatı veriyor. Pişmanlıkların, eski eşlerin, yıkılmış evliliklerin arasında geçen bir konuya sahip. Kitap boyunca bir olay, heyecanlandırıcı bir şey bekledim ama bunu bir yerde yakalasamda konu çok kısa sürede kapandı. Daha farklı bir şey bekliyordum açıkçası.

Değerlendirme; 


5 Nisan 2012 Perşembe

Last Dragon Standing - G.A. Aiken






Kitap Adı: Last Dragon Standing
Yazar Adı: G.A. Aiken
Türü. Fantastik, Orta Çağ, Erotik
Yayınevi: Samhain
Seri Adı: Dragon Kin
Seri Sıralaması: 4
Toplam Kitap Sayısı: 6 + 2 Ek Kitap
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 470
Çıkış Tarihi: 2010




Seride en az sevdiğim kitap. Bu hayal kırıklığım Ragnar'ın pısırık çıkmasından dolayı olabilir pekala. Yani adamın ataları filan eşlerini kaçırıp, kanatlarını kaçmasın diye koparan birileri olunca adamdan azıcık bir sertlik bekliyorsun doğal olarak! Ama karşısındaki Viper takma adlı Keita olunca biraz hak verdim ona. Bu cadı öyle aşırı maço birinin yanında durmaz kuş olup - bu durumda ejderha olup - uçar giderdi. Tabi bu benim beklentimi ve hayal kırıklığımı değiştirmiyor.

Bunun dışında bu kitapta Izzy'de beni şoka ve hayal kırıklığına uğrattı. Eibhear'ı sevdiği ve onunla eşleşeceğini bildiği halde sen git Eibhear'ın kuzeniyle yat. Böyle de rezalet görülmedi. Eibhear'da bunu acı yoldan - o sahneye şahit olarak - öğrenince Clyne'e bir güzel uçtu. Ama herkes oğlanı kızı rezil etti diye kızdı ya ben şiştim de şiştim. Hatta o kavga sahnesinde toplum içinde olmasam oğlanın haline ağlayacağım o derece! Ne kadar Eibhear saflık, salaklık edip kıza karşı ilgisini görmezden gelsede Izzy de biriyle illa yatacaksa bu onun kuzeni olmamalıydı! Neyse efenim bu konuda çok doluyum. Azıcık seriden soğumamada neden olmuş bir konudur. Ne yapayım iflah olmaz bir romantiğim!

Konumuza gelirsek malum Ragnar iki yıl önce Keita'yı babasının elinden kurtarmış ve kızı bir sürede kendi tutmuştur. Bu süre içinde kedi köpek gibi olan ikili, Ragnar kızı salı verdikten sonra Keita'nın onu gizli bir ataklı kuyruğuna mıhlamasıyla son bulur. Neyse efenim aradan geçer iki yıl, bu iki yıl içerisinde Şimşek Ejderhaları ile bizimkiler arasında bir barış sağlanmış. Hatta Eibhear'da eğitim için Şimşeklerle kalıyor.

Bir gün kraliçe yani Rhiannon oğlunu geri çağırıyor ve Ragnar'ında ona eşlik etmesini isteyince bir şeyler sezen ama çaktırmayan Ragnarımız kuzu kuzu uyuyor buna. Yolda belli bir bölgeden uçarak geçmemeleri ihtarına ise Keita'nın köylüler tarafından idam edilmek üzere olduğunu görmesiyle gizemi çözülüyor. Bundan sonrası da olaylar silsilesi. :)


Değerlendirme;




6 Mart 2012 Salı

Kumarbaz Aşk - Nora Roberts



Kitap ismi: Kumarbaz Aşk
Yazar Adı: Nora Roberts
Yayınevi: Harlequin
Türü:
Günümüz Aşk
Seri Adı: MacGregor
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 10
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 224

Çıkış Tarihi: 2012


Okumadan önceki tepkim;

Bu kitap polisiye aşk gibi durmuyor. Yazara son bir şans veriyorum. Eğer buda zevkime hitap etmezse Nora Roberts defterini ebediyete kadar kapatıyorum.

Okumadan sonraki tepkim; 

Sanırım bu yazarın hiç bir zaman sırf aşk yazdığını göremeyeceğim. İlla ucundan bucuğundan bir gerilim, macera, kaç, kovala olacak! Tarzı böyle tabii ama ben yazarı o kadarda zevkle okuyan biri değilim. Bu kitabı diğer okuduklarıma göre bir nebze daha aşk önde olanlarındandı. Başları gayet güzel başladı. Justin karakterini sevdim. Kızımız ile kavgaları filan eğlendiriyordu. Özellikle kızın babasının olduğu sahneler evlere şenlikti ama kitabı karakterleri dışında sevemedim o kadarda. Diğer okuduğum kitaplarına nazaran iyiydi ama yazara karşı ön yargı mı gelişti bende bilinmez sevemez oldum kitaplarını. Bir daha da okumayı düşünmüyorum bu yüzden. Ayrıca örselemek kelimesi gözüme çok battı kitapta. Çok fazla geçiyor öpüşme sahnelerind. Sanki duruma oturmadığını veyahut pot durduğunu düşünüyorum.

Konumuza gelirsek Serena MacGregor o kadar gördüğü eğitimde sonra bir cruz gemisinde çalışıp insanları tanımak istiyordur. Pek sevgili iskoç babası bu işe itiraz etsede kısa sürede herkes durumu kabullenir. Yada kabullenmiş gibi gözükmektedir. Zira Serena'nın son yolculuğuna katılması için genç bir arkadaşını kandırır. E tabii oğlanımıza kızının orada çalıştığını söylemez. Justin ile Serena kumarhanede ilk karşılaştıklarında bir çekim oluşmuştur. Ondan sonrada adam kızı her fırsatta yakalamaktadır. Daha kızın Daniel MacGregor olduğunu olmadan peşini bırakmamaya karar vermiştir. Ama her zaman ki geçmiş işlere gölge düşürür.

Değerlendirme;


24 Şubat 2012 Cuma

Mystery Man - Kristen Ashley



Kitap ismi: Mystery Man
Yazar Adı: Kristen Ashley
Yayınevi: Self-Publisher
Türü: Günümüz Aşk
Seri Adı: Dream Man
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 312
Çıkış Tarihi: 2011


Sırf Hawk için verdim bu iki puanı. Yoksa benden onuda kapamazdı. Tamam, hikaye güzel. Karakterler güzel ama yazarın tarzı beni adeta itti. Küfürlü mizahsenler olurya tamda o tabirde bir kitap ama başarılı olmayınca fena şekilde yüze göze bulaşıyor. O yüzden bu kitabı sırf Hawk için ve delilerek okudum. Ama sonu çok güzeldi. Hakkını vermek lazım. Bir daha bu seriden okurmuyum bilemiyorum. Genel olarak yazara karşı ön yargım oldu.

Konumuza gelirsek Gwen ve "Gizemli Adam'ı" bir buçuk yıldır sırf cinsellik üzerine bir ilişki yaşıyorlardır. Üstelik Gwen adamın ne adını ne sanını bilir. Arkadaşının çalıştığı bir barda tanışırlar ve iş öyle gelişirler. Kız onu bunu bırakın odanın karanlığında adamın yüzünü bile göremez onca yıl. Velhasılı kelam kızımızın belalı kardeşi yine başını belaya sokmuştur. Kapısına kardeşinin en yakın arkadaşı dayanıp tehdit savurur. Kızımızda soluğu kardeşinin sevgilisinin dükkanında bulur. Ama nerden bilsin ayrıldıklarını ve oğlanın patronuna kardeşinin iki milyon borcu olduğunu değil mi? Üstelik patronda kıza tabiri caizse yazmaktadır. Oradan bir şekilde kurtulup eve gitmesiyle Gizemli Adam'ını evde görmesi bir olur. İşte o saatten sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. :)

Değerlendirme;



21 Şubat 2012 Salı

Claiming The Courtesan - Anna Campbell



Kitap ismi: Claiming The Courtesan
Yazar Adı: Anna Campbell
Yayınevi: Avon Books
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 384
Çıkış Tarihi: 2007

Olay şu; Kızımız 14 yaşından beri mi ne fahişelik yapıyor. Oğlumuzda Dük. Bu kızı 6 yıl önce metresi olduğu adamın balosunda görüyor. 6 yıl sonra metresi yapıyor. Adam sabırla bekliyor yani. 1 yıllık sözleşme yapıyorlar. Bir yılın bittiği gün kız kaçıyor. Tamda oğlan buna evlilik teklif ettiğinde. Aslında kaçmaktan çok bu işleri bırakmak istiyordu yeterli parayı elde edince emekli olmak adına taşrada bir yer tutup adını değiştiriyor. Kardeşide yanında. 3 ay sonra Dük bunu buluyor ve İskoçyadaki bir arazisine kaçırıyor. Kızı aşağılıyor, zorla sahip oluyor, kızın duygularını ona karşı kullanıyor. Korunmada kullanmadığı için kız hamile bırakarak mı beni cezalandırmaya çalışıyorsun diyor. Ama bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla durumlarında.

Neyse zamanla çözülüyorlar. Pambuk gibi bir ikili oluyorlar hatta kız hamile kalıyor. İskoçya daha merkezi bir yerinde ki evine gidiyorlar bir bakıyorlar oğlanın şirret anası orda. Ayrıca kızın kardeşi ! Baya olaylar oluyor. Kadın kaltağını evden götür diyor. Oğlanda o bir yere gitmeyecek diyor. Evleneceğiz diyor. Kadın onunla dalga geçiyor. Oğlan evden kovuyor onu. Kızda anasının böyle yaptığını görünce yılıyor kardeşimle evime döncem diyor. Adamında sözü vardı. Kabul ediyor el mecbur. Yola çıkıyor kız kardeşiyle ama gözü yaşlı. Sonra bir anda bir tuzağa düşüyorlar. Kaba adamlar kızı kendine çekip arabadan indiriyor .Kardeşini ölesiyle dövüyorlar. Sonra bu işin arkasında ki çıkıyor ortaya. Dük'ün annesi ! Kıza senin yüzünü kimse beğenmeyecek şekilde doğratıp onların sana tecavüz etmesini sağlayacağım diyor. Nayır nolamazlar eşliğinde Dükümüz geliyor ve günü kurtarıyor.

Değerlendirme;



20 Şubat 2012 Pazartesi

Sana Teslim Oldum - Anna Campbell


Kitap ismi: Sana Teslim Oldum
Yazar Adı: Anna Campbell
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 424
Çıkış Tarihi: 2011

Çevirmen: Oytun Öz



Evet ratingden görüldüğü gibi kitap pek beklediğim gibi değildi. Aslında Anna Campbell sevdiğim bir yazardır. Nedense bu okuduğum son iki kitabı beni tatmin etmedi. Kastettiğim diğer kitabı Günahın Esiri değil okuduğum diğer bir ingilizce romanıydı. Yazarın ilk romanı Claiming A Courtesan. Sonuçla bu kitabın hikayesi süperdi hele sürprizler çok şaşırtıcıydı hikaye güzeldi ama gelgelelim uzatmalar beni deyim yerindeyse baydı.

Anna Campbell'ın anlatımını bilen bilir kendisi erotik romanlar yazıyor, bu kitabı diğer kitaplarına göre daha ateşli ama olayı abartmış ve okurken sıkıldım. Sırf o sahneler değil olaylar, duygularda da uzatmalar var. Benim gibi sabırsız bir insan için ideal bir kitap değil malesef. Oğlumuz ise nasıl biriyse zerre kin tutma yok. Kız ona karşı adice şeyler yaptığı halde gene dön bana diyor! Pes dedim doğrusu. Sona doğru biraz türk filmi havasında bir sahnemizde yok değil :)

Konusuna gelirsek Diana Carrick babasının kahyalığı yaptığı evi çocukluğundan beri sevmiş ve ona bu eve sahip olabileceği bir teklif önerildiğinde hiç tereddütsüz kabul etmiştir. Anlaşma Ashcroft Kontunun geçici metresi olmasını ve onun çocuğuna hamile kalmasını da kapsamaktadır. Diana toplum içinde böylesi bir ünvanı olan adamla onun yanındaki ilgili,nazik davranan adamı karşılaştıramamaktadır. Tarquen bir gece evinde bitiveren bu kadına karşı karşı konulmaz bir arzu hissetmektedir. Her ne kadar ilk başta onu uzaklaştırsa da bu arzuya teslim olmuştur sonunda. Bir komplonun varlığından farksız 3 hafta geçirmişlerdir. Diana'nın hep bir şeyler sakladığını biliyordur ama öğrenene kadar bu sırrın onu bu kadar inciteceğini fark etmemiştir. Gururunu mu aşkınımı hiçe saymalıdır ?

Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...