21 Şubat 2012 Salı

Stormfire - Christine Monson



Kitap ismi: Stormfire
Yazar Adı: Christine Monson
Yayınevi: Avon Books
Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa: 568
Çıkış Tarihi: 1984


Ben böyle bir kitap daha okumadım! Aslında dört yıldız verecektim sevmediğim şeyler yüzünden bir yıldız eksiltecektim ama yazara haksızlık olurdu. Manyak bir kurgu yapmış.

Öncelikle İpek ablama bu kitabı bana önerdiği ve okumama sebep olduğu için teşekkür ederim. Dönemi şu aralar okuyamadığım Regency olsa da orta çağdan bir farkını göremedim açıkçası. Çok fazla zulümler, aksiyonlar, olaylar, entrikalar söz konusuydu. Bol bol ağladım.

İlk başlarında devlet meseleleri filan beni boğmuştu. Sonradan aksiyonla bu işler karısında o problemde düzelmiş oldu. Sinir olduğum noktalardan en büyüğü ise kızımızın orta malı gibi olması. Bunu daha nazik bir şekilde ortaya koyabileceğim tanım bulamadım.

Oğlanımızın ise sadık kalmak nedir bilmemiş, bundan da nasibini alamamış biri olması. Kıza etmediğini bırakmaması. Kitabın sonunda hayatta kalması bile bir mucizeydi benim için. Neyse ki o kadar badireden sonra en azından benim mutlu diyebileceğim bir son ile kitap bitti de kendini paralamadım.

Şimdi hikaye biraz karışık başlıyor. Yazarın anlatımına alışmam zaman aldı. Kızın odasına dadısı geliyor bunu yatakta çıplak buluyor. Evde de misafirler var filan sonra yatakta kanı görünce yaptın gene yapacağını değil mi filan diyor kızda inkar etmiyor. En sonunda annemde, anneannemde bu yoldaydı beni mi eleştiriyorsun diyor sonra o yataktaki benim kanım değildi demesiyle bunun akabinde iki hafta sonra okula gönderiliyor. Yolculuk sırasında da kaçırılıyor.

Gemiye bindirilip İrlandaya götürülüyor. Asıl oğlanımız ilk gece kıza tecavüz ediyor ve kızın bakire odluğu ortaya çıkıyor. Adam bile kanıtını görmese inanmayacaktı yani. Sonra kızın elbisesinin bir kısmını yırtıp, onun kanını temizleyip bir mektup yazıyor. Kızın babasıyla bir husümetleri varmış. Adam annesi ve beraberinde bir çok insanın ölümüne sebep olmuş. İşte amaç intikam.

Kızda anlıyor olayı zar zor adamın elinden alıp ateşe atıyor mektubu. Adam kıza tekrar zorla sahip olduktan sonra sabahına kahyayı çağırıp bundan sonra çalışacağını söylüyor. Akabindeki 1 ayda kızımız adamı pek görmüyor. Adam metresine gidiyor o sürede. Bu arada kızı kaçıran oğlanın abisi ise kızın çektiklerini gördükçe ona yardımcı olmaya çalışıyor. Kızda ona karşı yumuşuyor. Tabi bunları gören Sean kızı gene yatağına alıyor.

Baya bir süre böyle devam ediyor. Bu oda benimle yatacaksın filan diyor. Kız ama istekle gitmiyor hiç bir zaman. Sana kendimi istekle vermeyeceğim, babama ihanet etmeyeceğim diyor. Adam bir gün diyor zorlamayacağım bundan sonra seni kendi isteğinle bana geleceksin. Bu sözünü kızla aynı yatakta yattığı halde tutuyor. Bu arada abisi oğlana baş kaldırıyor. Öyle bir durum var ki evin asıl varisi Liam yani ağabeyi ama güçlü olan Sean. Herkes onun otoritesine boyun eğiyor. Liam birden diklenince otorite savaşı oluşuyor ama kıza söz verdiği için uzatmıyor olayı Liam. Sean onu deniz seyahatine yolluyor döndüğünde de çok farklı, kararlı bir adam oluyor.

Sean bir seyahat için uzaktayken fırsat kollamaya bakıyor. Kızla ilgileniyor, evlenme teklif ediyor. Kız kabul ediyor ama hemen sonra anlıyor ki kardeşine olan hayranlığı ve nefretinden onu istediğini, adamı reddedip, kaçıyor ondan. Sean yokluğunda İrlanda nın isyanı komplolarında çalışıyor ingilterede sonracığıma bir geliyor ki kızı bıraktığı doktor - ki kendisi bir dedikodu yüzünden hastasız kalmıştı - yazıhanesi tıka basa dolu. Hepside kız yüzünden gelmiş. Bizimkisi kuduruyor tabii ki.

Kız bu arada adama karşı yumuşamış durumda ama bana tecavüz eden bir adamı nasıl arzularım havalarında aynı zamanda. Bunlar bol kavga ediyorlar gene ama eskisi gibi değiller birde kızın çekmediği çile yok. Halktan ikisi kızı boğmaya bile çalıştılar yani o derece. Neyse birgün Sean kıza diyor kalk hazırlan. Bir saat içerisinde denize açılıyorlar. Üç hafta denizde geziyorlar yer yer. Çok romantik ama hala kızda adama yaklaşma yok. Adamda kızı zorlamıyor hani.

Yolculuklarının son gününde bunlar bir adada duruyorlar. O ada da oğlanın annesinin öldürüldüğü yermiş. Lızla kavgalılarmıydı ne kaçıyor kız ondan sebebi şu an aklımda değil. Kızı yakalıyor ve yaşadıklarını anlatıyor. Annesinin tecavüz edip karnından deşilmesi onun kaçması için onları oyalamasını ama annesinin olayını anlatırken birden kızın karnına bıçak dayamasın mı destur dedim kızı öldürecek. Manyak zaten. Kız korkudan bayılsın mı? Adamda birden korktu acaba bıçağımı geçirdim filan diye. Bir yaralama olmuyor. Ama kız hep beni öldürecek bu diye bekliyordu.

Velhası kelam adam kızı gemiye götürüyor. Kız uyanıyor, güverteye çıkınca bir bakıyor uzaktan bir ingiliz gemisi geçiyor. Gaz lambasını aldığı gibi işaret yapmaya başlıyor. Sean hemen görüyor bunu, bırak onu diyor kız bırakmaz. Beni öldürmeye mi niyetlisin diyor. Alıyor cebinden bıçağı yerden ona doğru atıyor. Al diyor sen yap. Hatta dur sana sebepte vereyim. Eğer beni şu an öldürmezsen senin peşinden geleceğim. Sana sahip olmaya devam edeceğim. Hatta sana çocuk bile verebilirim. Benden kurtulmak istiyorsan şimdi yap yoksa bana teslim ol diyor. Kızda teslim oluyor. Bu sefer isteyerek bir beraber olma hali gerçekleşiyor.

Ertesi gün eve dönüyorlar. Cicim ayları tabi. Liam kıskançlıktan çatırdıyor. Kıza diyor benle buluş, buluşmazsan ben yazıhaneye gelirim. Catherine gidiyor buluşmaya adam kardeşinin planlarını sayıyor. Kız hep biliyorum diyor ama bilmediği bir şey var. O haber karşısında kız kala kalıyor. Sean ingilizlere karşı fransızlarla birleşecekmiş. Fransızların onları köleleştireceğini kontrolü ele alacağını biliyor kız, bu durumu düzeltmek için kızın londraya gitmesi lazım. Liam diyor benle evlen seni burdan kaçırayım. Kızda kabul ediyor. Bunun hemen akabinde evleniyorlar.

Fransızlar Sean ile anlaşma için geliyorlar ve gittikleri günki baloda kızla Liam kaçıyor. Kız londraya gidince ben bundan boşanırım evliliğide tamamlamadık mı olur biter diye düşünürken Liam kızı zorluyor beraberlik için ve kız diyor eğer bir daha beni böyle zorlarsan kaçarım senden bir daha göremezsin beni diyor. Adamda kabul ediyor zaten pısırığın teki bakma arada yılanlaşıyor. Kaçıyorlar ve üçüncü gün Sean yakalıyor bunları. Sean Catherine'i ister Liam karımı bırakmam der. Birde şöyle bir durum var. Bunların annesi Seana hamileyken kaçmış. Yani bu oğlan p*ç diye damgalanmış ama babası sonradan bunu oğlu diye kabul ediyor. Yinede insanların kafasında bir soru işareti var babasına o kadar benzemesi durumunda bile. Liamın dili sivri Seanın kol gücü daha iyi ya. Bir kaç adamı ona karşı çeviriyor Liam. En sonunda bir kavga ediyorlar. Kız Sean'a kalıyor Liamda gidiyor.

Sean kızı kapatıyor bir yere haftalarca çıkarmıyor sonra bir gün çıkarıyor. İsyan başarısız geçmiş. Baya sayıyor söylüyor aşağılıyor Sean. Kız salakça Liam'ı koruyor. Ben kötü oldum onlar kardeşler, araları kötü olmasın diye Liam'ın suçunu üstüne alıp isyanın planlarını haber verdiğini söylüyor. Sean o hınçla beraber oluyor filan sonra kıza Mahzende bir yer yapıyorlar. Oraya bırakıyor kızı. Oğlanda eve metres getiriyor. İlk beraber olduğu ara ara ona gittiği kadını. Kızın bakımınıda onun ellerine bırakıyor mu? O rezil kızda kızı neredeyse aç bırakıp ışıksız şekilde orada tutuyor mu?

Dört ay kız orada kalıyor sonra bir gün nasıl oluyorsa adamın aklına kız geliyor. Bir gider bakar durum perişan. Metres gelip kızı yatakta ve adamında ona nefretle bakışını görünce savunmaya geçiyor ama adam kovuyor bunu. Kızı da yeni bir hücre yapıyorlar böyle ferah denize bakan ne kadar camları demirli olsada oraya koyuyor. Kız iki ayda orada kalıyor. Adam diyor zaten özel durumlarda odadan çıkacaksın. Misafir geliyor bir gün, kıza diyor istersen aşağıya gelebilirsin. Kız geliyor, yemek yiyorlar ve masada Seanın eski sevgililerinden biri var.

Doktor yemekte kızın durumuna bakıyor Seana muayene etmek istediğini söylüyor. Kız hayır ben iyiyim filan dese de iki gün sonra muayene oluyor ve altı aylık hamile olduğu çıkıyor ortaya. Bu arada muayeneden önce Sean bunu çağırıyor muayene olacaksın diye. Tartışıyorlar, kız şu an evde olan sevgilisine laf söylüyor. Adam bir tokat atıyor kıza kız masaya bir çarpıyor, dudağı patlıyor. Muayenede iki kaburgasının kırık olduğu anlaşılıyor. Kızın hamile olduğundan haberi yok Sean'ın. Korkuyor çocuğumu alır diye Catherine. Kızda doktora diyor yemekte filan söylersin. O arada Sean ile sevgilisi at sürmeye gidecekler. Sean sende geleceksin diyor. Kız zor duruyor eğerde, en sonunda da bir kütük gibi bir şeyden atlayacak kız, adam o at alışkın değil öyle şeylere demeden herşey olup bitiyor. Kız yere düşüyor.

Acil hemen götürüyorlar eve ameliyata alınıyor. Sean kızın elbiselerinin yırtılıp da karnının şişkinliği ortaya çıkınca hayır hayır diyerek odadan kaçmaya çalışıyor. Ama doktor tutuyor onu. Bu çocuğu nasıl peydah ettiysen burada da duracaksın diye. Bırakıyor ama bir süre sonra. Sonradan ortaya çıkıyor ki bebek dört aylıkken ölmüş anne karnında yiyecek yetersizliğinden ve anneyi zehirliyormuş. Kusmasınında sebebide buymuş. Eğer şimdi alınmasaydı anneyi bir ay sonra öldürürmüş. Velahısılı kelam kız 2 ayda zor kendine geldi. Adam çocuğunu kendi elleriyle gömdü kızada oğlun yaşıyor denildi. Hayata dönmesi, tutanacak bir dalı olması için. Uyanıpta acı gerçeği anlayınca kız bitkisel hayat gibi bir duruma geçiyor. 2 yıl öyle kalıyor ve bu süre içinde adamın kızı geri getirmek için yapmadığı yok. En son bir gün bahçedeler. Bir kedi buldu Sean, kızın kucağına koyuyor. Kedide tepki filan olmayınca canı sıkılıp dolaşıyor etrafta bir köpek gelip onu köşeye sıkıştırınca bizim kız bir çığlık atarak yavru kediyi kucaklıyor.


O zamandan sonra düzeliyor egzersiz yapıyorlar. Mutlu mesut hallerine dönüyorlar altı ay mı ne.
Sen yılan Liam birden bit oğlanın odasında, babasının vasiyetini ver adama ve kızın üvey kardeşleri olduğu gerçeğini söyle. Sean akabinde kıza yalan söylüyor işte Liam boşanmayı ayrılmamız halinde kabul etti filan diye. Ben çocuğumun benim gibi p*ç damgasını istemiyorum diye ama kız yemiyor
Adamda içkisine ilaç katmıştı işte. Kız aygınlık baygınlık arasında deniz seyahati yapıyor. Kız babasının evinde uyanıyor. Adam sanki kız hiç kaçırılmamış gibi tavırlarda görmeniz lazım. Sean'ın yanındayken kız anlıyor zaten babasının ne ciğeri beş para etmez biri olduğunu. Hatta kız kaçırılmasaydı kızını bir dükün oğluna metres yapacaktı. Kızda bunu Seandan öğrenmişti.

Tekrar Sean'a dönmek için kafasında plan yapıyor. Babasına niyetini açıklıyor. Birine metres olmak istediğini. Birde adam batakta. Baya şey kaybetmiş. Aile servetimizi eski haline getirmeliyiz diyerek kız bunu kandırıyor. Velhasılı kelam bu arada oğlumuz kızı babasına teslim ederken tutuklanmış ve bilgi için işkence edilmekte. Kızımızın haberi yok. Kız tekrar hamile bu arada. Gidiyor Edinburgh'a o dükün oğlunu değilde kendini kandırıyor. Beraber oluyor. Babasına karşı koruma istiyor. Çocuğu içinde tabi. Kızın 21 yaşında girdiğinde müthiş bir servet onu bekliyor ve 21 e basmasına 2 ay var sadece. Babası kızını öldürmek veya öldürmemek arasında karar kılma aşamasındayken kız kaçıyor. Babasının planlarınıda biliyor tabi.

Neyse eninde sonunda Sean'ın hapiste olduğunu duyuyor. Dük'ten onu kuratacak bir kağıt alıp onu kurtarmak için geri dönüyor ama Dük tabi zor bırakıyor kızı. Sean ise türlü işkenceler çekiyor. Kızın babası bilgileri söyler diye erkekliğini kesiyor. Tabi sen ilk başta öyle sanıyorsun. Sonra çıkıyor ki sadece testislerinin biri alınmış. Hala çocuk sahibi olabilir. Bunu doktor söylüyor. Ama adamın o hala erkekmiyim diye kesik kesik soruşunda kırılganlık uf tuhaftı ya. O olayın üzerinden üç hafta mı ne geçiyor gene sorgulamada söylemiyor bir şey bu sefer adamı ilişkiye zorluyorlar. Sonra bu nasıl olduysa kaçma girişiminde bulunuyor ve vuruluyor. Adamı ölü sanıp diğer ölülerin yanına atıyorlar buda oradan kaçıp saklanacağı bir yer vardı oraya sığınıyor yaralı.

Sonracığıma efenim kız geliyor hapishaneye öldüğünü öğreniyor kötü oluyor tabi. Doktoru görmek istiyorum diyor görüşüyor adamla sonra mezarını görmek istiyorum diyor mezarcılarla konuşuyor. Onlarda tarifine göre bir adam gömmediklerini ama bir tanesinin ayaklanıp kaçtığını söylüyor. Kız Seanın onu gözetleme ve kollaması için bıraktığı hizmetçiden Sean'ın gizlenme yerini öğreniyor. Gidiyor bakıyor adam paçavralara sarılmış öylece yatıyor. Yarasını temizlemeye çalışıyor. Yiyecek filan alıyor. Bakıyor doktorsuz bu iş olmaz. Mezarcıları kandırıp doktoru dışarı çıkartıyor ve kulübeye götürüyor. Doktor kurşunu çıkarmıyor yoksa adam üç hafta yerinden oynatılamaz.

Bir gün orada duruyorlar. Ertesi gün akşam babasının adamları etrafı araştırırken bunlar bir tekneyle kaçıyorlar İrlandaya. Üç gün sürüyor seyahat Gidiyorlar e adam uzun bir süre boşlamış oraları kız korkuyor kimse kalmadı diye ama birden ona Liamla gidenlerden biri yardım edince korkuyor. Liam kuşattı burayı diye ama yok adam terk etmiş onu. Sean'ı hemen eve götürüyorlar. Doktor çağırıyorlar ama adam doğumda. Sonra bizim kız işe girişiyor, yarayı çıkartıyor filan oğlan 2 aya yaklaşık iyileşmek için yatıyor. Bir gün Liam ingilizlerle orayı kuşatıyor ama ingilizlerden önce gelmiş bu salaklar neyse ki. Orada çatışma oluyor Liamı öldürüyor kız.

Sonra bizimkiler deniz yoluyla kaçıyorlar. Bir fransız gemisi üç gün sonra bunları buluyor. O gemide de kızın eski bir tanıdığı çıkmasın mı? Fransız bir yüzbaşı. Daha önceden de kıza talip. Bunları Fransaya götürüyor. Kızı kendi annesinin evine oğlanıda kendi evine. İlişkilerini filan bilmiyor ama. Kızı sosyeteye sokuyorlar. Napolyon göz koyuyor kıza. Bizimkilero sıralar görüşmüyorlar. Oğlan oradaki eski bir tanıdığı kadına gidiyor, beraber oluyor filan. Kızda bir süre sonra o Fransız Yüzbaşının evlenme teklifini kabul ediyor Napolyon o zaman onu istemez niyetiyle. Bu arada Sean iki düello yapıyor. İnsanlar bunu öldürme isteğinde. Hiç birinde yenilmiyor. Üçüncü düellosuna Napolyon engelliyor. Çünkü Sean ona savaş için makineler tasarlıyor diye. Kızımızın evlendiği yüzbaşı üçkağıtçının önde gideni çıkıyor.

Kızı seni seviyorum filan diye kandırdı ama asıl istediği kızın parası ve kendi mevkii. Napolyon kızla evlendi diye onu general yapıyor. Meğersem metreslerinin evli olmasını istiyormuş gizlilik açısından. Kocası bildiğin fahişelik yapmasını istiyor. Birde önemli bilgileri öğrenmiş. Sean'ı sevdiğini onun için herşeyi yapacağını bildiğinden yularlar elinde. Sonra bir gün Sean için kiralık biri tutmuşlar. En yakın arkadaşıyla arasında bir ilişki var diye laf yaymış etrafa. Sean onu düelloya davet ettirmeye zorlandı. Düello ettiler, adamı öldürdü filan ama adamın kılıcı zehirliydi ve zor kurtuldu gibi.Bzim kızın kocası hemen koştu kıza öldü dedi ama aksini duyunca baya şaşırdı Catherine. Hemen bir buluşma ayarladı Sean ile kilisede görüştüler. Kaç git burdan dedi ona. Eve dönüşte kocası nerede o diye buluştun biliyorum filan diye sorguya çekti. Bunu iyi bir hırpaladı son anda hizmetçi gördü de durdu.


Bu arada Sean kızın güvenliğini sağlamak için metresinden yardım dilenirken bizim kızın hizmetçisi o eve geliyor feryat figan. Hanımım doğuruyor, dövdü kocası diye. Sean bir hışım kızı alıp buraya getiriyor. DOğum başlamış. O arada kızın kocası Raoul nereden bitti bilinmez oğlana kafa tutuyor. Bunlar Raoul'un anasının evinin bahçesinde düello yapıyorlar. Kızın anasıda şahit. Tabi Sean oğlanı öldürüyor. Hani heroluktan değil, adam zaten öyle eğitilmiş. Bu kızla tanışmadan öncede bir sürü kişiyi katletmişti. Velhasılı kelam adamı öldürüyor, annesi buna saldırıyor ama boş çıkıyor sahne kızımızın doğumuna dönüyor. Bir oğlan doğuruyor. Bu arada Sean ülke dışında Belçikaya gitmiş. Ne haltı var orada demiyor yazar. Betresinin kızı gizlemesi için bir anlaşma yapmışlardı. Kadınla evlenecekti. Kadın üç ay sonra küçük bebeğin gözlerinin yeşile döndüğünü görünce deliriyor. Sean'ın kardeşinin gözlerinin mavi olduğunu biliyor. Kadına diyor defol git evimde p*çinle beraber.

Hikaye öyle dört yıl sonrasına atlıyorç Bizim oğlan kızı ve çocuğunu görmek için bir manastıra gidiyor. Kavuşuyorlar. Sean oğlunu görüyor. Çocuk annesini öpen biri görünce direk tekmeliyor. Rahibeyi öpmek günahtır diye. Ne bilsin çocukcağız başka türlüsünü. Manastırda büyümüş. Oğullarıda üç buçuk yaşlarında bu arada. Babasına alışmakta azıcık zorluk çekiyor tabi. Adam dank diye ben senin babanım oğlum derse öyle olur.Manastırın papazı bunları çağırıyor işte herşey açıklanıyor. Adamı o buraya çağırmış. Kızın annesini üvey babasıyla evlendiren adamda o aileden bir nevi. Araştırma yapmış baya. Sean ve kızın babasının vasiyetine ulaşmış zorda olsa. Meğersem Liam numara yapmış. Mektubun asıl can alıcı yerini okutup gerisini okutmadan mektubu elinden aldığından devamını okuyamamış Sean. Devamında kendinin başka bir adamın çocuğu olduğu yazıyormuş. Mutlu haberi alan çiftimiz hemen evleniyor. Ve deniz yolculuğu ile eve dönerlerken bu kitapta sona eriyor.

Buraya kadar sabır edipte okuyan varsa kendisini tebrik ediyorum. :) Kitabı okumasını sağlığını düşünüyorsa tavsiye etmiyorum. :D Ama bu kadar entrikaya gelirim, denemeye varım diyen herkese tavsiyemdir. :)

Değerlendirme;



0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...