14 Haziran 2012 Perşembe

Gabriel's Inferno - Sylvain Reynard





Kitap Adı: Gabriel's Inferno
Yazar Adı: Sylvain Reynard
Türü: Günümüz Aşk
 Yayınevi: Omnific Publishing
Seri Adı: Gabriel's Inferno
Seri Sıralaması: 1
Format: E-Book
Dil: İngilizce
Sayfa Sayısı: 506
Çıkış Tarihi: 2011



Buhranlara girip çıktım da böyle kitap görmedim. Beklentilerim çok farklıydı. Gabrielden sonra Christian'ımı - Fifty Shades Serisinin karakteri - şu an sağlığı yerinde bir insan olarak belliyorum. Adamın düşünce biçimi, kendini çektiyi kuyu anlatılmaz okunur biçimde. Yine bir Alacakaranlık hayran hikayesi daha diyordum ama yazar mutasyona uğratmış işi. Kitapta yadırgadığım şeyler oldu. Ben karakterimin kolayca ağlayabilmesine alışık bir insan değilim mesela. Gabriel'in ofisinde ağlama sahnesini şok olarak okumuştum.

Bir diğer olay ise kızımızı Gabriel'den daha güçlü bulmam. Ayaklarının üzerinde duran, ne yaptığını bilen bir kızcağız. Bakmayın kızı adamın baştan çıkardığına. Kitapta ara sıra, aşk güzel yansıtılmıştı şimdi, hakkını yememek lazım. Bir diğer gülünç bulduğum konu ise bu kitabın Grinin Elli Tonu ile mukayese edilmesi. Edenlerin iyi gününde olmadıklarını düşünüyorum. Yoksa bir insan BDSM'nin b'sini bile görmediğimiz, onu da geçin erotiklik namına bir şey olmayan bir kitabı neden benzetsin ki?

Açıkça konuşayım, çiftimizin bu "seksüel" kısıtlamasının sonunda çözülmesinden rahatsız oldum. Belki gerekli nedenler sunulmuş olabilir ama buda benim kitaplarda ki tercihim. Diğer bir canımı sıkan konu ise Dante'ye dair hiç bir şey bilmezken, bir anda aşırı bilgi yüklenmesine maruz kalmam. Bir çok imayı, anlamı hatta önemi olan paragrafıda bu sayede kaçırdım diyebiliriz. Kitabın başında bir uyarı olmalıydı. Bu kitabı okumadan önce "İlahi Komedya"yı okumalısınız! diye. 

Kitap benim için "Ne zaman bitecek bu şey?" diyerek geçti. Zira o kadar uzun ki ve okuma isteğim o kadar azdı ki beş günde zor bitirdim. Kızımızın gezenti gönüllü olmasıda buna bir etkendir sanırım. Onda, bunda, şundadır tarzı kızları artık çekici bulmuyorum. Hele ki olgunluğuna laf ettiğim bir kızdan böyle bir şeyde beklemezdim. İkinci kitabını mazoşistliğe kaçan merakımdan okuyabilirim sanırım. Çiftimiz paris tatili yapıyorda Gabriel'in profesörlük kariyeri ne alemde? diye merak etmekteyim.

Konumuz Julia Mitchell'ın masterını çocukluk aşkı Gabriel'in profesörlük yaptığı okulda görmesiyle başlıyor. İkili daha ilk dakikadan anlaşmazlığa düşüyorlar. İşler öyle ters gidiyor ki telafisini yapmaya çalışsada yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar. Ta ki Julia'nın en iyi arkadaşı ve aynı zamanda Gabriel'in üvey kız kardeşi gelene kadar. Ondan sonra ikili gerçekten birbirlerinin farkına varmaya başlıyorlar. Aradaki en büyük sorun Gabriel'in profesör, Julia'nında öğrenci olması. Bu süreçte birliktelik yaşarlarsa Gabriel'in kariyeri tehlikeye girecek. İş bu ki kızımıza düşman biri bunları samimi bir pozisyonda gördü. Kitabın sonunda da Parise gittiler tatil için. Dedikodu çanları diğer kitapta çalmaya başlayacak.

 Değerlendirme;



4 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...