Koridor Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koridor Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2014 Cumartesi

Aşk Tutulması - Christie Ridgway




Kitap Adı: Aşk Tutulması

Yazar Adı: Christie Ridgway
Türü: Günümüz Aşk
Yayınevi: Koridor Yayınları
Seri Adı: Üç Öpücük
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: Paperback
Sayfa Sayısı: 282
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Arzu Petek
Değerlendirme: 4 / 5
Yorumladığım Tarih: 2011




Eğlenceli bir romantik komedi canınız çektiyse bu kitap sizin için ideal bayanlar. Alessandra evlilik gününde çocukluk aşkını kaybetmiş tutkuları ve ihtiyaçları olan kasabanın gözünde genç bir dul, Penn ise babasının bir garsonu ayartmasının sonucu dünyaya gelip zorlu şartlardan geçmiş ama başarının basamaklarını çıkmayı bilmiş bir adamdır. Bu ikili babalarının ölümünün yarattığı kargaşada bir araya gelmiş ve Penn karşısına çıkan bu gelinliği yarım yamalak giymiş hatta bazı düğmelerini bağlamamış üstelik altınada pijama giyen deli kadından gözünü alamamıştır. Kardeşi onu kızın kasabanın rahibesi diye uyardığı halde bu kadın ona ne zaman dokunsa ikiside arzudan kavrulacak hale geliyorlardır.


Alessandra babasına söz verdiği düğün salonunu tamamlamak için Penn'e ihtiyacı vardır ama geç adam bu ihtiyacı kısa zamanda ikisininde eğleneceği alanlara yöneltir.



25 Ocak 2013 Cuma

V. ÜKG Blog Turu - Kelebek - Kathryn Harvey Çekiliş Sonucu




Çekilişimizi Zehra Ersoy kazanmıştır. Kendisini tebrik ediyorum! :)  "hanifealbayrak@outlook.com" hesabına adresini lütfen atınız.


Kazanamayanlar üzülmesin, yeni çekilişler çok yakında!

20 Ocak 2013 Pazar

V. ÜKG Blog Turu | Kelebek - Kathryn Harvey



Beşincisini düzenlediğimiz ÜKG blog turumuza hoş geldiniz!

Her seferinde farklı bir tür ile karşınıza geçmeye çalıştığımız blog turumuza bu sefer Erotik Kurgu türünde Kelebek konuk oldu. Benim kitap hakkında yorum yazacağım ve çekiliş yapacağım turumuzun hemen takvimimize geçelim;


Kitab-ı Sevda: Kitap Tanıtımı
 Zimlicious: Yazarla Röportaj
 Kağıt Kız: Çekiliş
 Sevgili Kitap: Kitap Yorumu
 Kitap Esintisi: Kitap Yorumu



13 Aralık 2012 Perşembe

Çirkin - Judith Ivory



Kitap Adı: Çirkin
Yazar Adı: Judith Ivory
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Yayınevi: Koridor Yayınevi
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 394
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Esra Gül


5 Aralık 2012 Çarşamba

Mirasyedi - Grace Burrowes




Kitap Adı: Mirasyedi
Yazar Adı: Grace Burrowes
Yayınevi: Koridor Yayınları
Kitabın Türü: Tarihi Aşk Romanı, Regency
Seri Adı: Windham
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 7
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 360
Çıkış Tarihi: 2011
Çevirmen: Arzu Petek


23 Eylül 2012 Pazar

Primrose - Lisa Valdez (Ön Okuma)




Ülkemizde ve dünyada sadece iki kitabı yayınlanmış yazar Lisa Valdez'in üçüncü kitabını merak etmeyen hayranı yoktur sanırım. Bende onlardan biri olarak zamanında ön okumasını çevirmiştim. Tamamen amatörce bir çalışmadır ama bir yandan bazı kısımlarda merakınızı giderirken, diğer yandan daha da çok meraklanacağınız bir ön okumayla karşı karşıyasınız, uyarmadı demeyin!

İyi okumalar,

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Tutku - Lisa Valdez



Kitap Adı: Tutku
Yazar Adı: Lisa Valdez
Türü: Erotik, Tarihi Aşk Romanı
Yayınevi: Koridor
Seri adı: Passion Quartet
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 4
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 344
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Özgü Çelik

İlk okuduğumda ki yorumum;

Bu kadar yoruma ve ısrara kesinlikle değen bir kitaptı. Ahh, ne diyeceğimi bilemiyorum. Nutkum tutulmuş durumda ve kendimi terkedilmiş gibi hissediyorum. Yine kitap sonrası boşluğa düştüm. Mark'tan ayırdılar sanki. Valla kitabın gayet cesur olduğunu konusunda uyarayayım. Mutlaka evinizin sakin bir köşesinde, rahatsız edilmeden okunması gereken bir kitap. Arkadaşım daha önce Lisa Valdez'in bir erkeği iyi ağlatabildiğini konusundan bahsetmişti ve ona canı gönülden katılıyorum. Mark'ın aşkı için direnmesi, ve Passion'ın pes etmemesi için savaşması çok duyguluydu. Çok ağladım. Ne kadar anlatımı basit olsa da kitap hiçte basit değildi. Benim için en iyiler arasında.

Bir süre sonra ki yorumum;

Kesinlikle ilk sayfalarına göre yargılanmıyacak bir kitap. Şu ana kadar önce sevip sonra cinselliğin geldiği türde aşklar okuduk. Bu kitapta bedensel aşkla başlayan bir aşkı okuyacağız. Oldukça cüretkar ve argo bir anlatımı var ama ben bu kitap için "Başlarında yanaklarınız, sonlarında da gözlerinizi kızartacak" gibi bir tanım kullanıyorum. Zira sonlarda Mark'ın aşkı uğruna döktüğü diller okuru gerçekten yaralıyor. Bazı yerlerde, kitabın başında okuduğunuz yerlerle mukayese ederek, aynı kitabımı okuyorum diye düşünüyorsunuz.Yeri geldi yazar öyle bir edebiyat parçalıyor ki kala kalıyorsunuz. Benim sevdiğim ve bitirdikten sonra uğruna "Mark, Mark!" diye öldüğüm bir kitap ama aynı cümleleri ikinci kitap için kullanamayacağım. Uyarısınıda yapim erotik bir kitaptır. Psikolojisi kaldıramıcak kişilere 18 yaşında bile önermiyorum...

Değerlendirme;





28 Şubat 2012 Salı

Teslimiyet - Pamela Clare




Kitap ismi: Teslimiyet
Yazar Adı: Pamela Clare
Yayınevi: Koridor Yayınları
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Seri Adı: Mackinnon's Rangers
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: Paperback
Dil: Türkçe & İngilizce
Sayfa: 392
Çıkış Tarihi: 2011


Teslimiyet benim çevirisini uzun zamandır beklediğim bir kitaptı. Orijinalini okumuştum öncelikle, çeviriside çok güzeldi. Akıcı, yormayan hoş bir çeviriydi. Kitap size bir çok duyguyu yaşatacak nadir kitaplardan biri bence. Yalnız bu tür bir kapağı ben kitabımıza yakıştıramadım. İçime sinmedi, kitapla alakasını ise hiç bulamadığımı belirtmek isterim. Ama herşeye rağmen hikaye çok güzel ve okumanızı tavsiye ederim.Serinin ikinci kitabını okumamıştım, 3. kitabın çıkmasını bekliyorum. Seriyi devam ettirmeye düşünenlere de müjdem yazar yoğun istek üzerine Connor'ın hikayesini yazmaya başladı. Teslimiyet'in konusuna gelirsek bundan önce yazdığım yorum;

"Kitap çok müthiş, ben severek ve beğenerek okudum. Savaşı anlattığından az da olsa vahşetlerle karşılaşabiliyorsunuz. Gerçi ben Elizabeth Hoyt'un Legend Of The Four Soldiers serisinden sonra alıştım bu tür vahşetlere beni etkilemedi. Hikayemizi biraz size anlatıyım. Kızımız Annie bir İskoç Kont'unun kızıdır. Babası İngiltereye saygılarını sunmayan ve vatana ihanetle suçlanan diğer iskoçlarının katledildiği bir savaşta ölmüştür. Savaştan bir tek babasına çok benzediği için sevdiği amcası olan Marki kurtulmuştur. Annesiyle amcasının evinde kalırlar. Annie kendini güvende hissediyordur ta ki annesi bir gün ona amcasına güvenmemesini söyleyene kadar. Kısa bir süre sonra annesiyle yatakta amcasının saptırılmış fantezisi üzeri annesini boğarkenki görüntüsüne şahit olur ve annesinin tavsiyesi üzerine mücevherleri alır ve kaçar ancak çok uzağa gidememiştir. Amcası hırsız damgası bastırılıp hapise atılmasını sağlar.


Annie 3 hafta orada kaldıktan sonra amcası onunla gelmesini söyler ama kızımız reddeder ve amcası onu "Thief" (İngilizce Hırsız demek) sözcüğünün ilk harfi olan T harfini Annie nin kasığına damgalar. Sonrada kızımız deniz aşırı yolculukla Amerikaya gönderilip orada 14 yıllığına birilerine hizmetçi satılır. Ama zavallı kızımızın kaderi burada bitmez. 3 ay sonra satıldığı sahipleri Kızılderililer tarafından öldürülür ve Annie canını kurtarmak için kaçar. Ama kızılderililer peşini bırakmaz. Kızımız sonuna kadar savaşmıştır. Ta ki Iain McKinnon onu kurtarana kadar. Iain McKinnon ın ataları İngiltere'ye ihanetten amerikaya sürülmüştür ve kendide bir ingiliz Lordu William Wentworth tarafından dövüş yeteneği yüzünden pusuya düşürülüp ingiltere için savaş bitene kadar savaşmaya zorunda bırakılmıştır. Annie yi kurtardığında emirlere ilk defa karşı gelmiştir ve cezasını 100 kırbaçla ödemiştir. Ama Wentworth da Annie nin peşindedir ve kolay kolay pes ediceğe benzemiyordur. Aşkları büyük sınavlardan geçicektir.."

Değerlendirme;



24 Şubat 2012 Cuma

Asi - Monica McCarty



Kitap ismi: Asi
Yazar Adı: Monica McCarty
Yayınevi: Koridor Yayınları
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Seri Adı: MacLeods of Skye
Seri Sıralaması: 1
Toplam Kitap Sayısı: 3
Format: Paperback
Dil: Türkçe & İngilizce
Sayfa: 352
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Aynı Gün

İngilizce okuduğumun yorumu;

Evet ben size kitabı biraz anlatiyim. Çok değerli bir ablam olan İpek Ablacığım sayesinde kitabı 4 ay önce okumuştum. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az :) Hikaye kahramanımız Rorynin kardeşini düşman kabileyle arasında barışı sağlamak için handfast adı verilen anlaşma evliliği ile düşman klana götürür. Ama kardeşinin bir kaza sonucu tek gözü olmadığı için düşmanı kardeşini Tek gözlü bir atın üstüne bindirip tek gözlü bir köpek eşliğinde Rorynin evine yollar bunun üzerine Rory savaş başlatır. Savaşın adı da "Tek Gözlü Kadının Savaşı" dır.

Savaş 2 yıl sürmüş ve iki taraftada kayıplara yol açtırmıştır. Ama düşmanı adil yolu seçmeyip krala bir anlaşma evliliği daha yapılmasını istediğini ve kendi yiğenini Rory ile evlendireceğini söyler. Rory miz daha önce Hiyerarşiye boyun eğmeyip mahkum edildiğinden bu hükme karşı gelememiştir. Isabel ise sarayda ve İskoçya genelinde güzelliği dillere dolanmış ama tek isteği baba ve aile sevgisi olan bir kızdır. Amcası bu duygusunu Rory i tuzağa düşürmek için kullanıyordur. Kıza ya planlarına uyup Rory i kendine aşık edip kalenin gizli geçitlerinin yerini ve efsanevi bayrağın yerini öğreniceksin yada babanı düşmanlara karşı savunmam diye tehdit ediyordur. Rorynin görev bilinci İsabel in baştan çıkarmaları yüzünden sarsılsada aşkın alevleri onları kavurucaktır Muhteşem bir kitap herkese öneririm bayılarak okumuştum Dipnot olarakta ekliyim yazarın yazdığı karakterler ve ortam herşey gerçekten var. Hatta Tek Gözlü Kadının Savaşı diye bir savaş bile bulunmakta :) 

Çevirisini okuduktan sonraki yorumum;

Asi kitabının çevirisini de yeni bitirdim. Bayılıyorum bu yazara ne diyebilirim ki İskoç hikayeleri zaten beni benden alıyor ne zamandır. Rory'nin görev bilincine,Kızın amcasının mallığına ve vatan ihanetine,kızın çaresiz durumuna lanetler yağdırarak okudum kitabı. Sanki ilk gibiydi benim için. İtiraf ediyim bazı yerleri benim sınırlarımı zorlamıştı. Tuhafıma gitmişti. Mesela Alex'in İsabel e aşık olması sanki aralarına giricekmiş gibi bir hava yarattı, hele sınırıma zorlayan Mackenzie şefini Rory öldürdükten sonra adam yerde bunların koklaşma peşinde olmaları :D ama ne diyebilirim ki kitap müthiş olduktan sonra :) Neyse Margaret ile Isabel konuşmaları zevkliydi. Hele Alex'in muzurlukları ve Isabel i Alex'e emanet ederken Rory'nin "Sana neyi emanet ettiğimi biliyorsun lafı" ahh ahh Rory muhteşem bir aşık Isabel ise bahtına karşı savaş açan genç ama güçlü bir kadın. Bu kitabı kaçırmak istemezsiniz :)

Değerlendirme;



11 Şubat 2012 Cumartesi

Kalbimin Tek Sahibi - Virginia Henley




Kitap ismi: Kalbimin Tek Sahibi
Yazar Adı: Virginia Henley
Yayınevi: Koridor Yayınları
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Seri: (Medieval Plantagenet, #1)
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 464
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Elif Özkaya


Kalbimin Tek Sahibi gibi historical romance türünde okuduğuklarımızı nazaran bambaşka bir kitap.Yazarın anlatımı ve kalemi gerçekten çok güçlü. O dönemi tüm gerçekliği, detaylı anlatımıyla okuyucunun önüne sürmesi, savaşların abartısız anlatımı benim açımdan güzeldi.

Jasmine karakteri sınırlarımı zorlayan hatta patlama nedenim olucak bir karakterdi. Alpha erkek modellerine zaafım var ve Falcon karakteri gönlümü çeldi açıkçası :) Kitap baştan sona akıcı,çarpıcı ve ilgi çekiciydi.

Konumuza gelirsek; Güzeller güzeli Jasmine bir aşk çocuğudur. Annesi onu doğururken ölmüş anneannesi tarafından prenses sanılarak büyütülmüştür. Anneannesi herkes tarafından büyücü olarak anılan biridir ve bu meziyetlerini Jasmine de öğretir. Kızın dillere detansı güzelliği yüzünden kendi kızını erkeklerden koruyamasada torununu korumayı kafaya takmıştır. Kızı erkeklere karşı feci doldurur.

Ama Jasmine bir gün köydeki gece şenliğine katılıp toplumun uçlarda gezinen hareketleri içerisinde zümrüt yeşili bir çift göze takılıp kalmış ve hayatını değiştiricek şeytanın ta kendisi olduğundan habersiz korkudan titriyordur.

Falcon yiğit, mert, gözü kara bir savaşçıdır. Askerlerine verdiği disiplin ve fetihleriyle anılır. Jasminenin kardeşleriyle sözlenmeye geldiği evde Jasmine'i gördükten sonra istediğinin "O" olduğunu farkına verir. Ve kendi kendine o kızı elde etmek için elinden geleni yapıcağına and içmiştir. Türlü entrika, savaşlar, yalanlar aralarına girsede katıksız arzuyla bahşedilmiş aşkları ayakta kalıcaktır.

Detaylı Yorum;


Kitabı tek tek incelemeye alırsak ilk başlarda çok güzel gidiyordu. Kızımızın oğluna Şeytan demesi itmesi felan gene o zamanlar pek koymuyordu. Çok inatçı bir kız ile karşı karşıyayız. Anneannesi öyle bir doldurmuş ki kızı düzeldiğine bile şükrettim. Falcon'un bir nevi yaramazlık edip kızımızla iş olmuşa getirip babasına baskı yapmasını beklemiyordum açıkçası.

Ama babası anneannesine topu atınca hah iş yokuşa sürüldü bunlar zor kavuşur dedim ve kafamda bu ikilinin kitap sonunda anca kavuşacağını kurdum ama nerde yazar beni defalarca yanılttı ! Bi tek "Be güzel yavrum niye aklını yoruyorsun o kadar oku sadece" demediği kaldı :D

Falcon'u aslında iki kişilik olarak ayırabiliriz. 1. Savaş Modu 2. Jasmine Modu :D 1. moddayken gözünü kan bürümüş önüne kralmı çıkmış hiç farketmez ezer geçer bir havada herşeyi katletmeye aç bir yaratık gibi. 2. modda ise sevmeye sevilmeye muhtaç ama bunu başkasına göstermeyecek kadar gururlu, kendi yöntemlerince eksikliği tamamlamaya çalışan anlayışlı,uyumlu ve sevecen bir insan.

Ben bir ara içine çift kişilik kaçmış düşüncelerindeydim şahsen :D Hele en başta kalesinin fethedilmesi haberiyle bir hışım gidip 3 günde kaleyi feth etmiş üstünede geri dönmüş olduğunu okuyunca korkulur bu adamdan dedim :D Jasmine nin üvey kız kardeşlerini işe fazla karıştırmaması iyi olmuş. Bir üvey kız kardeş sendromunu daha çekebilecek halde değildim şahsen. Öyle yada böyle kızımız sözleniyor ama dikbaşlılığından zerre ödün vermiyor. Neymiş efendim kraliçenin nedimelerinden biri olucakmış! Olduda noldu topuklarını kalçasına vura vura zor kaçtı Kalleş John'un elinden.

Adamın göz koymadığı bir dişi kalmadı. Hele ki o 12 yaşında ki kıza tecavüz olayı zaten son noktaydı adamı boğasım geldi. Önceden duyduğumdan şok olmadı benim için hiç değilse.. Bir ayrıntıda Robin Hood hikayesiydi :) O kısım gerçekten ilginçti. Bir an o ikilininde hikayesi olsa keşke diye düşündüm. Halbuki Robin Hood bilindik bir hikayedir ama yazar öyle bir anlatmış ki sanki yeni bir karaktermiş gibi.. Robin Hood da sevdiceğine kavuştu ama bizim Falcon sinirinden kudurdu bir güzel. Alalh için oralar çok zevkliydi:D Falconun sapkın düşüncelerini okudukça kahkahalar atasım geldi :D

Ama kızımızın habire onu hayvan hödük vs gibi şeyler itip kakması bir yerden sonra sinirimi bozmaya başladı. Ben bir yerden sonra yumuşar diye umuyordum ama nerde!! Katır inadı var ya :D Delirmemek elde değil :D Efenim bizim kız Kraliyet yaşamındaki şaşanın arkasındaki pisliği gördükçe o ortamdan uzaklaşsada artık bir kere batmıştır çamura.. Kontlardan biri bizim kıza göz koyar. Göz koyduğu gözleri çıkasıca işte. John da kızı evlendirmeden ona sahip olamıyacağını anlamıştır. Neticede Falconla evlendirse kızın yanına yanaşamıyacağını biliyor ve kont un kız için yüklü miktarda para vereceğininde farkındadır. Bir nevi onun için bir taşta iki kuştur.

Kızımızın dünyadan haberi yokken bir yandanda tarifsiz şekilde içindende bu yüzden kendine kızarak Falconu özlemektedir. Ne kadar adamı itsede onun dokunuş ve öpüşleri zihnine kazınmıştır. Düğünden bir gün önce John'un 14 yaşında kraliçe yaptığı ve azgınlığıyla tanınan kraliçemiz tarafından çağırılır. Ve evleniceği açıklanır. O dakikadan sonra kızımız oda hapsindedir. Falconun geride bıraktığı bir adamına zar zor haber vermişlerdir. Oda acil Falcona ulaşmaya çalışır ama yollar çok feci bozulmuştur. Falconla bir derenin karşı yakasında karşılaşırlar ama derenin azgın suları karşı tarafa geçit vermiyordur. Falcon Jasminenin evleniceği haberinden sonra biraz türk filmi tarzından" tutmayın beni uleyn" diyerekten atıyla karşıya geçer.

Bu arada saatler yaklaşmış ve evlilik vakti gelmiştir. Gelinimiz pis kontuyla evlenir... Ben açıkçası gene biraz türk filmi vari tam evlenicekler iken "Durun bu düğün yapılamaz" diye Falconun giriş yapmasını beklerdim. Evlendiklerinde yetmedi düğün gecesi için odaya çekildiklerinde ağzım açık kaldı. Ama kızımıza bir zeval gelmeden Falcon yetti o daş gibi geniş omuzlarıyla kapıya omuz atarak kırdı kızımızı alıp Kral John un aforoz edilmesi ve kızın düğününe katıldığından evliliğin geçersiz sayıldığını söyleyerek kızla kendi evlendi. Kızı bir an önce kendisinin yaparak iç huzura ereceğini sanma gafletinde bulunarak kıza bir nevi zorla sahip oldu. Hele kanıyla yatağı damgalaması ileride kendi ağzıylada belirttiği gibi hayvancaydı...

Hele herşey bitti gidecekler kız yerinden kıpırdamıyor Falcon bilerek kızdırdığında Jasminenin ayağa fırlaması çok komikti :D Toparlanıyor baya bir süre at sürdükten sonra karşılarına Robin Hoodumuz çıkıyor ve minnetinin karşılığı bir gecelik sığınak sunuyor. Orada bir gece konakladıktan sonra baya bir yolculuk üzerine kızın babasında bulunduğu Falconun bir tanıdığının yanına gidip gecelik konaklıyorlar :D Falcon kıza ne kadar yumuşak davransada nafile, bir kere kız onun vahşi tarafını görmüştür..

Falcona çok acıdım kitabın ortalarından bile fazlasına kadar... Senin arzulayıp uğruna ölüceğin kadın sana karşı bir dirhem duygu hissetmiyor. İnsana çok koyucak bir şey. Neyse buradan da artık Falconun şatosuna geçerler ama arada gururu yerlerde merdaneyle çiğnenmiş kontumuz peşine 5 tane asker takmıştır emme velakin Falcon anında onları devre dışı bırakıp kızıda bir odaya tıkmıştır o arada :D Kız sabah çemkirmeye başlar beni boğdun o arada :D

Adam işlerini hallederken bir hizmetçi yerinizde olsam bu adamı sinirlendirmezdim hanımım dün sizi kaçırmaya gelen 5 adamı öldürdü der ama bizim kız inanmaz :D Falconun onun için bir şey yapıcağını inanmak istemiyordur. En sonunda kaleye ulaşırlar ama Falcon savaş ganimeti olarak oraya bıraktığı kendini Falconun metresi sanan yılanı unutmuştur. Falcon Jasmine nin peşinden koşuyor Jasmine itiyordur. Metres olucak yılan ise boşluğu doldurup hem cinsleri gibi sarılp bırakmıyordur ama Falcon ihanet etmez karısına..

1 ay böylelikle geçmiştir ve metres bozuntusu hamile kalıp kendini yamamak istesede emeline ulaşamaz ve bizim Jasmine hamiledir :D Kızımız düşürme fikri aklından geçmezken anneannesi olucak kadın düşürücü ilaçlar vermeye çalışır ama başarısız olur :D Bizim kız soluğu bu ihaneti yapanların yanında bulur ve bu bebeği nolursa olsun doğurcağını söyler :D Falcon gurur duymuş ve duygulanmıştır. Çünkü bir çocuk sahibi olmak istiyordur. Helede sevdiği kadından. İşleri karıştıran büyükannedir kendi kızı güçsüz diye doğumda ölmüş olduğundan torununa aynı şeyin olmasını istemez ama Jasmine inatçıdır.

Bu olaydan sonra Falconu gene itsede adam hep ona geliyordur bir keresinde tam anında odaya metresi girer bizim kızımız kadının yerini bilmesi gerektiğini düşündüğünden gördüğüne sevinmiştir. Falcon kara kara düşünüp 1 aylık evliliğinde karısını hiç tanımadığını ve onun kendisine ısınmadığını bu olayı nasıl düzelticeğini düşünür. Bir gün hizmetçilerden odaya 3 günlük erzak taşımalarını kızın hizmetçisindende kızın kişisel eşyalarını kendi odasına taşımasını ister. Bizim kız bunu duyunca soluğu adamın odasında alır ve fare tuzağa düşmüştür :D

Kapılar kapanır ve Falconun oyunu başlar. Kızın ve kendi elbiselerini çıkartıp odadan atar :D 3 gün boyunca çıplak kalıcaklardır. Jasmine bu olay karşısında şok olsada kısa sürede yelkenleri koyverir ve kendini aşık olurken bulur. Zaman çok çabuk geçmiş bizim kızın doğum vakti gelmiştir. Şok bir şekilde ikiz doğurur :D

Bizim çiftinde hayatı bol sevgiyle dolup taşar ama her güzel şeye elbet gölge düşer. Kral John Falcona mal vermesi karşılığı ikizleri rehin almak istiyordur. Tabiki de Jasmine ölürde böyle bir şeye izin vermez. Kaçıp John a gider kendisini çocukları yerine sunar. Ama planıda vardır adamı iktidarsız yapıp herhangi bir şeyden kendini korumuştur. Hemen oradan kaçar ama yakalanmıştır. Verdiği zehir onu öldürmesede anneannesinin katkısıyla kral ölür.

Ölmeden kral onu yatağa bağlayıp kamçılamıştır. Falcon onu kurtarmaya geldiğinde bu halde bulur ve eve gidene kadar tek kelime konuşmaz. Kızımızda için için kahroluyordur. Zira kocasına kati süratle ihanet etmemiştir. İlk gece çocuklarıyla kalmak istemiştir Jasmine o yüzden kocasının yüzünü görmez ama ikinci gece odalarına girdiğinde ikiside birbirleri olmadan yapamıcaklarının farkındalığıyla tutunacak tek dalları olan aşklarına sığınmışlardır.....


Değerlendirme;


10 Şubat 2012 Cuma

Teklif - Judith Ivory



Kitap ismi: Teklif
Yazar Adı: Judith Ivory
Yayınevi: Koridor Yayınları
Türü: Tarihi Aşk Romanı
Format: Paperback
Dil: Türkçe
Sayfa: 400
Çıkış Tarihi: 2010
Çevirmen: Ender Nail

Kesinlikle çok güzel bir kitap, her açıdan.

Hikayesi ilginç, karakterleri O çok gördüğümüz kusursuzlardan değil. En azından bu kızımız için geçerli.

Ben kitaptaki Mick'in başlardaki konuşma tavrına o pervasız ve bir o kadarda muzur hareketlerine çok güldüm. Hele kızımızın erkeklerle deneyimi sıfır olması ve bu adamı ne yapacağını bilememez halleri haliyle güldürüyor.

Yazar ın anlatımını ayrıca sevdim. Kesinlikle kitap akıp gidiyor. 

Çoğu kez dile getirilen cinsellik açısından da kitap gayet ölçülü. Yani herkesin okuyabileceği bir kitap.Fareli köyün kavalcısının nağmelerine insanlar nasıl kapılıyorsa kızımızda Mick e öyle kapıldığını anlatanan çok hoş bir hikaye.

İddia bazen çok gerçekçi olabiliyor...

Kitabı biraz anlatıyım: Oğlumuz Mick bir fare avcısıdır. Geçimini bu işten kazanıyordur. Bir terzi dükkanında fare yakalarken hayatında gördüğü en güzel bacakları sahip bir kadına rastlar. E tabi bacaklarını yere eğilirken kabinin açıklığından bir süre dikizler. Kızımız fare ortaya çıkmadan önce kabinde giyiniyordur. Mick te bundan istafede ederek görüntünün tadını çıkarır.

Sonra hanımların sabırsızlığı üzerine işine döner ve fareyi yakalar. Zira geri dönene kadar hayatında gördüğü en uzun ve güzel bacaklı kadın gitmiştir. Terzi yamağının sarkıntılık yapıp gömleklerini çıkarması ve bütün ailesinin ırz düşmanı diye Mick in peşine düşmesi üzerine kovalamaca başlar. Edwina bir dilbilimcidir. 

Terziden sonra çay içmek için girdiği bir kafeye gömleğinin düğmeleri kopuk pantolonun bir düğmesi açık deli gibi koşuşturan bir adam girince bütün ilgisi bu şamataya çekilir. Adamın konuşma aksanı kızı çok çekmiştir. Adamın konuştuğunu anlamadıklarından herkes ona saldırma çabasındandır. En sonunda şamata biter ve kızımız oğlana tercümanlık eder.

İki beyefendi bütün masrafları öder ve sorun çözülür yalnız bu beyefendiler iddiaya girmeye meraklıdırlar. Edwina 'nın bu adamı 5 haftada bir vikont gibi konuşan davranan ve giyinen bir adama dönüştürebileceğine dair iddiaya girerler. Ve 5 hafta sonunda Mick gelişimini Edwina nın kuzeni olan Dük'ün balosunda kanıtlanıcaktır. Ama iddialar bazen çok gerçekçi olabilir :)

                                                                      Değerlendirme;


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...